Esas No
E. 2022/844
Karar No
K. 2024/873
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2022/844 K. 2024/873 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2022/844, K. 2024/873, T. 19.12.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2022/844
Karar No
2024/873
Karar Tarihi
19.12.2024
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/844
KARAR NO: 2024/873
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 01/11/2022
KARAR TARİHİ: 19/12/2024

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkilin müşterisi olan ---- firmasına ait 350.000,00 TL değerindeki emtianın taşınması için davalı ile 2020 Kasım ayında sözleşme imzalandığını, ürünlerin taşıma amacıyla davalıya teslim edildiğini, ancak davalının müşteriye ait emtiayı çaldığını, konuyla ilgili -----. Asliye Ceza Mahkemesinin ----sayılı dosyasının derdest olduğunu, çalınan ürün bedelleri kapsamında müşterinin 31.12.2020 tarihinde 335.808,00 TL tutarlı faturayı müvekkile gönderdiğini, 113.282,14 TL tutarlık kısmın sigorta tarafından karşılanmadığını, fatura bedelinin davalıdan istendiğini fakat ödeme yapılmaması nedeniyle davalı aleyhinde-----Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını ancak takibe haksız olarak itiraz edildiğini, anılan nedenlerle 113.282,14 TL yönünden itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin davacıya ait dava konusu ürünleri kendi adına kayıtlı olan tırlardan birisi ile gerçekleştirdiğini, müvekkile ait araçta bulunan emtianın 07.11.2020 tarihinde çalındığını ancak faturanın 2 ay sonra düzenlendiğini, araca yüklenen emtia için herhangi bir belge düzenlenmediğini, zimmette bulunulmadığını, malların teslim edildiğini gösteren belge sunulmadığını, davacının tek taraflı düzenlediği faturanın kabul edilmediğini, davacının ---- 18.627,40 Euro tazminat alarak ibraname ve temlikname yoluyla tüm haklarını ---- devrettiğini, bu nedenle davacının müvekkilden hak talep edemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini ve davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.

DELİLLER

---- İcra Dairesinin --- sayılı dosya, ticari defter ve belgeler, ---İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.

17/09/2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisi ile taşıma alanında uzman bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 18.11.2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Davacının 2020-2021-2022 yıllarına ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, ancak davacıya ait e-defterlerin ibrazının birkaç kez istenmesine rağmen sunulmadığı, bu itibarla davacı ticari defterlerinin 64/1 gereği defter kayıtlarının dürüst resim ilkesine göre ticari işletmenin alacak ve borç kayıtlarını içerip içermediği, 64/5 gereği defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, Ticari defterlerde yer alan kayıtların kendi içinde tutarlı olup olmadığı hususlarının tespit edilemediği, ----Asliye Ticaret Mahkemesinin -----Sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda ise davacının 2020, 2021 yıllarına ait defteri kebirleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmadığı tespitlerine yer verildiği, bu minvalde davacı ticari defterlerinin delil kabiliyeti ile ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Mahkeme salonunda yapılan incelemede davalı ticari defterlerinin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış-kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı, defterlerin TTK 64. Maddesi hükmüne uygun olarak tutulduğu, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davalı adına düzenlenen 31.12.2020 tarih ----- sıra numaralı 335.808,00 TL tutar ve “Dosya No:----- Ft Yansıtması” açıklamalı e-arşiv faturanın 12.01.2021 tarihinde davalıya teslim edildiğini gösterir nitelikteki zarf dökümlerinin ibraz edildiği, ancak ----- nolu faturanın alt kısmında yer alan açıklamalarda fatura gönderim tarihinin 31.12.2020 olarak belirtildiği, fatura ile fatura zarf dökümü arasında uyumsuzluk bulunduğu, bu itibarla faturanın davalıya teslim edildiği hususunun şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulmasının gerektiği sonucuna gidildiği, Takibe konu faturanın davalı nezdinde kayıtlı bulunmadığı, bir üst maddede yer verilen faturanın davalıya teslim edildiği hususunun açık bir şekilde ortaya konulmasına göre, davalının faturaya 8 günlük sürede itiraz ettiğine dair dosya içeriğinde tespit edilen herhangi bir evrak bulunmadığı, Davacının sunduğu hesap ekstresine göre, takibe konu fatura haricinde taraflar arasındaki diğer cari hesap işlemlerinden kaynaklı olarak 01.07.2021 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 318.146,29 TL alacaklı olarak göründüğü, ayrıca takip tarihinden sonra davalının -----Alıcılar hesabında 01.11.2021 tarihinde “--------.İcra Md--- Sigortadan gelen” açıklaması ile 204.864,15 TL alacak kaydı yapıldığı, 01.11.2022 dava tarihi itibariyle davacı cari hesap ekstresine göre davalının 113.282,14 TL borçlu olarak göründüğü, Davalı ticari defter incelemesine göre takibe konu faturanın davalı nezdinde kayıtlı bulunmadığı, taraflar arasındaki diğer cari işlemlerden dolayı 01.07.2021 takip tarihi itibariyle davalı nezdinde davacının 18.948,80 TL borçlu olarak göründüğü, Taşımacılık açısından davalı -----’ın emtia kaybına ilişkin sorumluluğunun TTK Madde 886 hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, Taşımacılık açısından davalı --- -’ın emtia kaybına ilişkin sorumluluğu TTK Madde 886 hükmünce belirlendiğinde davacı ---- tarafından talep edilen emtia zararının tazmininde eksik kalan 113.282,14 TL bedelin davalı ----- tarafından karşılanması gerektiği, İşbu raporda yer verilen tespitlere göre takiple istenen tutarın davacıya ödenip ödenmeyeceği ile nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:

Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.

Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.

Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.

TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ---- İcra Dairesinin ---- sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından dava dışı --- ait ürünlerin -----teslim edilmek üzere fiili taşıyıcı davalıya verildiği, emtianın davalanın taşıması sırasında zarara uğradığı, uğranılan zarara ilişkin davacı tarafından davalıya 31.12.2020 tarihli, 335.808,00 TL bedelli yansıtma faturasının düzenlendiği, faturadan kaynaklı icra takibi başlatıldığı, davacının taraf olduğu poliçeden kaynaklı taşımaya ilişkin tazminat ödemesi alındığı, davacının bakiye alacaktan kaynaklı huzurdaki davayı açtığı taraf beyanları, sunulan deliler ve kovuşturma dosyasından anlaşılmıştır.Davalı yanca cevap dilekçesinde, davacının sigortacısı ile anlaşarak ibraname imzaladığı, zararın karşılandığı, sigortacıya temlik edildiğinden dava açma hakkının kalmadığını, dava konusu edilen taşımada davalının da mallarının zarar gördüğünü, taşınan emtia için belge verilmediğini, malların cinsi ve özellikleri ile ilgili kaydın bulunmadığı, araca bir kısım mallar yüklenilmiş ise de 335.808,00 TL zararın kabul edilmediği, davacı tarafından ibraz edilen faturanın kabul edilmediğini ve iade edildiğini, savunmuştur. Davalının ceza dosyasında emniyette verdiği ifadede taşınan emtiaya ilişkin dava dışı ----- 350.000,00 TL tutarında ürün aldığını kabul etmesi ve bu ifadesini duruşmada doğrulaması nedeniyle taşınan emtianın dava dışı-----ait ürünlerin ------ teslim edilmek üzere alınan 335.808,00 TL bedelli ürünler olduğu anlaşıldığından emtianın belli olmadığı savunması mahkememizce yerinde görülmemiştir.

Yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde tarafların davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı kayıtlarında sigorta şirketi tarafından yapılan mahsup işleminin defterlerine kayıt edilerek bakiye alacağının 113.282,14 TL olduğu, davalı kayıtlarında ise davacının 18.948,80 TL borçlu olarak göründüğünün tespit edildiği, icra takibine konu yapılan 31/12/2020 tarihli ve 335.808,00 TL bedelli faturanın davalıya teslim edildiğine ilişkin zarf dökümünde davalıya 12/01/2021 tarihinde teslim edildiğinin görüldüğü, bilirkişi tarafından her ne kadar fatura içeriğinde teslim bilgisi kısmında 31/12/2020 tarihi yazıldığından uygunsuzluk bulunduğu bildirilmiş ve teslim olgusunun şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerektiğine dair görüş bildirilmiş ise ise de zarf dökümündeki teslim tarihinin esas alınması gerektiği sonucuna varılarak bilirkişinin bu yöndeki görüşüne mahkememizce itibar edilmeyerek, dava konusu yapılan faturanın davalıya teslim edildiği, nitekim cevap dilekçesinde faturanın iade edildiğinin savunulması karşısında iade edildiğinin davalı yanca ispatlanması gerektiği, iade edildiğine ilişkin belge sunulmadığı, taşıma hükümleri de nazara alındığında ise davalının fiili taşıyıcı olduğu ve bakiye zararın davalı yanca karşılanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak, davacının davalıdan 113.282,14 TL alacaklı olduğu, davacının faturayı davalıya teslim ettiği, davalı yanca iade edildiğine ilişkin belge sunulmadığı, artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla 113.282,14 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ---- İcra Dairesinin ---- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 113.282,14 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,

2.Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz İŞLETİLMESİNE,

3.Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 22.656,42 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

4.Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,

5.Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 7.738,30 TL harçtan, peşin yatırılan 1.934,58 TL harcın düşümü ile geri kalan 5.803,72 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,

6.Davacı tarafından yapılan 1.934,58 TL harç, 80,70 TL başvuru harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 130,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 10.145,28‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

7.Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

8.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

9.1.320,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog