Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/700
Karar No
K. 2024/1003
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/700 ESAS
KARAR NO: 2024/1003
DAVA: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 03.10.2023
KARAR TARİHİ: 26.11.2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, sahip olduğu --------- numaralı taşınmazını içki işletmeye açmak istediği ve bunun için taşınmazın iç mimari ve uygulaması için davalı ile anlaştıklarını, davalının mimarlık şirketi ve mimar olduğunu, taşınmazın iç mimarisini yaptırmak üzere davalı ile anlaşıldığını, bu anlaşma iş yerinde gerekli olan tadilat, dekorasyon, mobilya imalat ve montaj işlemlerini kapsadığını, karşılıklı imzalanan sözleşmeye göre tüm bunların yapımı ve teminini davalı yüklenicinin sağlayacağını, davacı ile davalı arasında -------konusunda iç mimari ve uygulaması için karşılıklı sözleşme imzalandığını, işbu karşılıklı imzalanan anlaşmaya göre davacı iş sahibi, davalı da yüklenici olduğunu, davacı ile davalı arasında imzalanan----- tarihli sözleşmeye göre davacının edimi konusunda uyuşma ile davalı tarafından ekte sunulan otuz yedi farklı kalem edimin yerine getirilmesi konusunda anlaşıldığını, davalı alacaklı, davacı---------- dosyası üzerinden başlattığı takip ile aslen hakkı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle ve davacıyı zarara uğratmak kastıyla tahsil ettiğini, davalı alacaklının kötü niyetli olarak başlattığı ve tahsil etmeye çalıştığı sözleşmeye konu senetlerin --------- kısmının ödemesinin yapıldığının tespit edilmesi ve devamında bu miktara bağlı, tahsil edilen miktarın ve fazladan yatırılan 15.000,00-TL üzerinden davacılara karşı öncelikle ihtiyati haciz yoluna başvurulduğunu, daha sonra ihtiyati haciz takibi dosya numarası ile esasa geçildiğini, gelinen aşamada cebri icra sebebiyle, haciz baskısının kurulmuş olması nedeniyle dosya borcunun ödendiğini, davalı tarafın tedbir almalarını engellemek amacıyla da senetleri 3. kişiye ciro ettiğini, kendini de borçlu gibi gösterdiğini, davalı tarafın ilk aşamadan itibaren kötü niyetli yaklaştığını ve ödemiş oldukları senedi dahi icra konusu ederek fazladan tahsilat yapıldığını, davalının senedi 3. kişilere muvazaalı şekilde vermesi söz konusu olmakla birlikte vermese dahi sebepsiz zenginleşme içine girdiğini, duruma dair savcılık şikayetleri mevcut olduğunu, soruşturmanın devam ettiğini, davalı alacaklı, davacı aleyhine, aslen hak kazanmış olmadığı sözde alacağı için kötü niyetle 03.12.2021 tarihinde icra takibi başlattığını, taraflarınca dayanaksız olarak icra takibinde davalı tarafın öncelikle ihtiyati haciz yoluna başvurduğunu, daha sonra ihtiyati haciz takibi esasa geçildiğini, bu sebeple davacı dosya borcunu haciz tehdidi altında ödediğini, davalının, davacıdan sözde alacağını bu yolla tahsil ettiğini, dava dilekçeleri ekinde sunacakları belgeler ve borca itirazlarında da belirttikleri üzere icra dosyasına konu borç ------- yönünden ve fazladan yatırılan 15.000,00-TL (Tahsil harcı, vekalet Ücreti, Faiz ve diğer masraflar) unsurlarını taşımadığından borç niteliği kazanmadığını, bu sözde borcun tahsili yasaya ve usule aykırı olduğunu, buna bağlı olarak ödenen vekalet ücreti ve harçların da haksız bir şekilde davacıdan tahsil edildiğini, tüm bu nedenlerle; davacının bahsi geçen şekilde bir borcu bulunmadığı halde ödemiş olduğu miktar ile davalı alacaklının haksız kazanç elde ettiğinin açık olduğunu, bu durumun tespit edilerek davacının haksız yere uğradığı zararın giderilmesini, müvekkili--------- davalı alacaklıya dava konusu miktar açısından borçlu bulunmadığının tespitini, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 80.000,00-TL’nin ödeme tarihi olan 21.12.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile fazladan yatırılan 15.000,00-TL (tahsil harcı, vekalet ücreti, faiz ve diğer masraflar) icra tarihinden itibaren yasal faizi ile sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında müvekkiline iadesini, her türlü yargılama harç ve masrafları ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, dayanağı olmadığı halde davalıya karşı işbu sebepsiz zenginleşme davasını açtığını, davalının, sözü edilen -------- esas sayılı icra dosyasında alacaklı olmadığını, davacı tarafın hukuka aykırı iddia ve taleplerine dayanak oluşturmak için dava dilekçesinde "Davalı alacaklı, müvekkil------- dosyası üzerinden başlattığı takip ile aslen hakkı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle ve müvekkili zarara uğratmak kastıyla tahsil etmiştir." şeklinde beyanda bulunduğunu, bu asılsız iddiaları kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, ---------- sayılı icra dosyasının incelenmesinde görüleceği üzere dosyada davalı şirket de borçlu olduğunu, davacı tarafın, davalının alacaklısı olmadığı bir icra dosyasından işlem yaptığı şeklinde asılsız iddialarda bulunduğunu, icra dosyasının incelenmesinde görüleceği üzere, davalı şirketin kendisi de bu icra dosyasında borçlu olarak bulunduğunu, davacı tarafın, icra dosyasında kime ödeme yaptı ise talebini ancak ona karşı yöneltebildiğini, dava dilekçesinde bahsedildiği şekilde davacı tarafından davalıya yapılan bir ödeme bulunmadığını, davacı tarafın, dava dilekçesinde önce davalıdan davalı alacaklı olarak bahsetmekte sonra ise davalının da icra dosyasında borçlu olduğunu belirttiğini, davacının iddialarını kendi içinde çelişkili olduğunu, bu haksız ve hukuka aykırı iddia ve talepleri kabul etmediğini, karşı tarafın kötü niyetli bir şekilde davalıya karşı işbu davayı açtığını, davalının, davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı şirketin, davacı ile aralarında akdedilen -------- taahhüt edilen işleri yerine getirdiğini, belirtilen tarihlerde pandemi şartları ve sokağa çıkma yasakları olmasına, işçi çalıştırma ve malzeme tedariki konusunda ciddi zorluklar bulunmasına rağmen davalının özverili bir çalışma ile taahhüt edilen işi özenli bir şekilde yaptığını, davacıya ait işletmenin bulunduğu bina, genelde aile olarak yaşayan dairelerden oluştuğu ve bina yönetiminin çalışma saatlerine getirdiği kısıtlamalar da bulunduğu halde davalının, sözleşme konusu işleri zamanında yerine getirdiğini, davalı tarafından davacının isteği üzerine ek tasarım ve uygulamaların ve üç dört kez tekrarlanan ek inşai uygulamalar yapıldığını, davacının iddia ettiği şekilde davalıya fazladan ödenen bir para bulunmadığını, aksine davacı tarafın, başta ödeme yapma edimi olmak üzere sözleşme gereği yükümlü olduğu edimlerini yerine getirmediğini, davalı ile davacı arasında akdedilen Mimarlık Sözleşmesi gereği davalının, üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirerek işin teslimini sağladığını, davacının, sözleşmeye konu işin yapıldığı adreste vergi açılışı yaptığını, bu adreste --------- memurları tarafından yoklama işlemleri yapıldığını, davacı tarafından müşteri kabulüne başlandığını ve fatura-fiş kesilebildiğini, bütün bunlar olduktan aylar sonra davacının, işin bitirilmediği iddiasıyla ortaya çıkmış ve haksız taleplerde bulunmaya başladığını, davacı tarafından davalıya verilen senetlerin teminat senedi olmayıp ciro edilmesinin önünde de bir engel bulunmadığını, davalı şirketin, davacıdan ödeme alamaması nedeniyle ve ticaretini devam ettirebilmek için 3. kişiye senetleri cirolayarak vermek zorunda kaldığını, bu durumun, davalının yasal bir hakkı olduğunu, 3. kişinin, davalıya karşı da hukuki işlem başlattığını, davalının yukarıda da bahsedildiği üzere bahsi geçen icra takibinde kendisinin de borçlu olduğunu, davacının faiz taleplerinin de haksız ve fahiş olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı davacının, davalının sebepsiz zenginleştiği yönündeki iddialarının hiçbir dayanağı bulunmadığını, davacının dayanaksız davasının ve taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; kambiyo senedinin bedelsizliği iddiasına dayalı olarak açılan alacak davasıdır.Davacı vekili özetle; davacının iş yeri olarak kullanacağı taşınmazının iç mimari ve uygulaması için davalı ile anlaştığını, bu sözleşmenin teminatı olarak davalıya 80.000,00-TL'lik 3 adet olmak üzere toplam 240.000,00-TL'lik senet verdiklerini, senetlerin davalı tarafından takibe konduğunu, aslında borçlu olmadıkları halde cebri icra tehdidi altında davalıya ödeme yaptıklarını beyan ederek, yaptıkları ödemenin davalıdan tahsilini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; --------- sayılı icra dosyasında, davalı şirketin de borçlu olarak bulunduğunu, davalı ile davacı arasında akdedilen ------- gereği davalının, üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacının, sözleşmeye konu işin yapıldığı adreste vergi açılışı yaptığını, bu adreste ----- memurları tarafından yoklama işlemleri yapıldığını, davacı tarafından müşteri kabulüne başlandığını ve fatura-fiş kesilebildiğini, bütün bunlar olduktan aylar sonra davacının, işin bitirilmediği iddiasıyla ortaya çıktığını, kendilerine yapılan fazladan bir ödeme bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilmiş, bilirkişi raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır.

Dava ve cevap dilekçesinden anlaşıldığı üzere, taraflar arasında eser sözleşmesi mevcut olduğu, sözleşmeye göre davacının iş sahibi, davalının yüklenici olduğu, davacı tarafından eserin teslim edilmediği veya ayıplı teslim edildiğine dair bir iddia bulunmaması nedeniyle, işin ifası ile ilgili uyuşmazlık bulunmadığı; ihtilafın; --------esas sayılı dosyası ile takibe konan ------------- tarihli eser sözleşmesinin teminatı olarak davalıya verilip verilmediği, teminat senedi şatlarının oluşup oluşmadığı, taraflar arasında itiraza uğramayan --------- tarihli sözleşmeye göre; davaya konu senedin, iş bedelinin ödenmemesi halinde doğrudan hukuki işleme konu edilebilecek olmasının kararlaştırılması karşısında, davacının iş bedelini kısmen veya tamamen ödeyip ödemediği, sebepsiz zenginleşme şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.----- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; başlatılan takibin alacaklısının ----, borçlularının ------------Olduğu, alacaklının 240.000,00-TL senet alacağı, 13.803,83-TL takip öncesi faiz, 720,00-TL komisyon, 165,50-TL ihtiyati haciz masrafı, 1.140,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 255.829,33-TL alacak üzerinden takip başlattığı; takibin dayanağı olarak 3 adet bono eklendiği, bonoların;------- lehine ---- tarihinde düzenlenen, ------ tarafından kefil sıfatı ile imzalanan, --- ödeme günlü --- ödeme günlü ----- ödeme günlü---- bonolar olduğu, her üç bononun da bono lehdarı ------ tarafından cirolanarak takip dosyasının alacaklısı ----- verildiği;---- tarafından icra dosyasına ---- tarihinde toplam 301.250,88-TL ödeme yapılarak icra dosyasının infazen kapatıldığı, senet asıllarının -------iade edildiği anlaşılmıştır.

TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca tarafların 2021-2022-2023 yılına ilişkin tüm yasal ticari defterleri üzerinde mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir bilirkişi eşliğinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir.Bilirkişinin 04/06/2024 tarihli raporunda özetle; "...Tarafların ticari defterlerinde dava konusu sözleşme ve senetlere ilişkin kayıt olmadığı her iki tarafın defterlerinin dava konusu uyuşmazlıkta delil olarakdeğerlendirilemeyeceği, taraflar arasında 20.03.2021 tarihli eser sözleşmesi düzenlenerek davacıya ait işyerinin mimari ve inşaat işlerinin davalı tarafından yüklenildiği, davalıya sözleşeme bedeli olarak 700.000,00 TL bedelli senet teslim edildiği, dosyada mevcut takibe konu senetlerde veya sözleşmede teminat olarak verildiğine dair beyan bulunmadığı; dosyaya sunulan banka dekontlarından davacı tarafından davalıya 540.000,00-TL ödeme yapıldığının kabul edilebileceği, davacının müracaatı ile -------değişik iş dosyasından alınan 11.10.2021 tarihli bilirkişi raporu ile taraflar arasındaki sözleşmeye göre yapılması gereken işlerden 210.000,00 TL bedelli eksik ve ayıplı iş olduğu, Sayın Mahkemenin eksik ve ayıplı iş bedelinin sözleşme bedelinden mahsup edilerek davacının sorumlu olduğu bedelin belirlenmesi kanaatinde olması halinde davacının sözleşme gereği 700.000 – 210.000 = 490.000,00-TL den sorumlu olacağının kabul edilebileceği , bu halde davacının yaptığı ödeme 540.000,00-TL dikkate alındığında davacının sözleşme gereği fazladan 50.000,00 TL ödediğinin kabul edilebileceği; davalının cirantası----- tarafından davalı ve davacı aleyhine ------takip dosyasından 3 adet senet karşılığı 240.000,00 TL asıl alacak karşılığı takip yapıldığı, icra dosyasına davalının --------- takip masrafları olarak 21.12.2021 tarihinde davacının ödeme yaptığı, yukarıda yaptığımız tespite göre davacının fazladan 50.000,00 TL ödeme yapmışken bu kere icra dosyasına da yaptığı 95.000,00 TL ödemenin haciz korkusu ile fazladan yapıldığı, Sayın Mahkemenin tespit edilen eksik ve ayıplı işler bedelinin sözleşme bedelinden mahsup edilmemesi kanaatinde olması halinde davacının sözleşme bedeli senetlerin tamamından sorumlu kabul edilebileceği, bu halde ----- takip dosyasına mahsuben yapılan 95.000,00 TL ödemenin davacı borcuna karşılık yapıldığı, davacının iade talebinin yerinde olmadığı..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.Dosyanın İcra Hukuku alanında nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye tevdii ile; icra takibinin-------bedelli bono ile ---- bedelli bono olmak üzere-----asıl alacak üzerinden başlatılması halinde; ödeme tarihi olan 24/12/2021 tarihi itibariyle kapak hesabı yapılarak, kapak hesabından 301.250,88-TL ödemenin mahsubu sonucunda fazladan yapılan ödeme miktarı olup olmadığının tespiti istenmiştir.

Bilirkişinin 16/09/2024 tarihli raporunda özetle; "...------------ bonolar asıl alacak, vadeden itibaren 3095 sayılı Faiz K. Md. 2'ye göre avans-ticari faiz + %03 komisyon + 165,50 TL. İhtiyati haciz masrafı + 1.140,00-TL ihtiyati haciz kararı vekalet ücreti esas alınarak 03/12/2021 takip çıktısı alacağın 168.250,13-TL olduğu; 168.250,13-TL takip çıktısı esas alınarak, 160.000,00-TL anaparaya 03/12/2021 takipten itibaren 24/12/2021 ödeme tarihine kadar ticari avans faizi, takip çıktısına % 9,1 tahsil harcı ve icra nispi vekalet ücreti hesaplanıp, ilk icra masrafı ilave edilerek, 24/12/2021 tarihinde ödenen 301.250,88-TL TBK.

100.Md. göre öncelikle faiz ve masrafa mahsup edilerek, 24/12/2021 kapak hesabı tarihinde fazla yapılan ödeme 116.189,97-TL olduğu..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı yüklenici, davacı ise iş sahibidir.Eser sözleşmesi, iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği, iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşmedir. TBK’nın 470 ve devamı maddelerine göre, yüklenici bir bedel karşılığında iş sahibine bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de yapılan iş karşılığı bir bedel ödemeyi yükümlenmiştir. Yüklenici, eseri sözleşmeye fen ve sanat kurallarına ve iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak imal edip, tam ve eksiksiz olarak süresinde iş sahibine teslim ettiğini, iş sahibi de iş bedelini ödediğini ispatla yükümlüdür. Eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu durumlarda kural olarak işin yüklenici tarafından yapılıp tamamlandığı karine olarak kabul edilir. TBK'nın 474.maddesi gereği; iş sahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Ayıp halinde iş sahibinin seçimlik hakları 475.maddede düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; "Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

1.Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.

2.Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.

3.Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. ".

Yasanın 477.maddesine göre ise; "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır."

Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur --------------İspat yüküne ilişkin bu genel kural, alacak davaları için de geçerlidir. Yani, alacak davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Somut olayda; dava ve cevap dilekçesinden anlaşıldığı üzere, taraflar arasında eser sözleşmesi mevcut olduğu, sözleşmeye göre davacının iş sahibi, davalının yüklenici olduğu, davacı tarafından eserin teslim edilmediği veya ayıplı teslim edildiğine dair bir iddia bulunmaması nedeniyle, işin ifası ile ilgili uyuşmazlık bulunmadığı; davacının ayıplı iş iddiasını dava dilekçesinde ileri sürmemesi nedeniyle, basit yargılama usulüne tabi işbu davada, sonradan ileri sürülen ayıp iddiasına ve ----- değişik iş sayılı dosyasına itibar edilmemiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında; taraflar arasında --------- imza tarihli - anahtar teslimi götürü fiyat inşaat yapım işleri, projelendirme hizmetleri ve inşaat uygulamaları hizmetlerinin verilmesi konulu sözleşme imzalandığı, sözleşme bedelinin ---- olduğu, sözleşmenin -------- maddesinde belirtildiği şekilde davacının davalıya ---senet verilmesinin düzenlendiği, senetlerin--------- bedelli olmak üzere belirlendiği, senette kefaleti bulunan ---- hesabından borç ödemesi açıklaması ile -------- sözleşmede yazılı olan hesabına toplamda 540.000,00-TL ödeme yapıldığı, davacının takip tarihinde ----- bedelli senetten kaynaklı olarak ---- borcunun olduğu, ancak davacının icra dosyasına ---- tarihinde toplam ------ ödeme yaptığı; İcra Hukuku alanında nitelikli hesap uzmanından alınan raporda yapılan hesaplamaya göre; 160.000,00-TL'lik asıl alacak yönünden icra masrafları ve vekalet ücreti eklenerek yapılan ödemenin TBK'nın 100.maddesi gereği mahsubu ile davacının 116.189,97-TL fazla ödemesi bulunduğu, ancak davacının dava dilekçesinde 95.000,00-TL talepte bulunduğu anlaşılmakla, taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, 95.000,00-TL'nin ödeme tarihi olan 24/12/2021'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacının davasının KABULÜ İLE,

------ ödeme tarihi olan --------- itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

2.Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 6.489,45-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 1.622,37-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 4.867,08-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yatırılan 1.622,37-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 6.351,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davalı tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 38,40-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,

6.Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----------- bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

8.Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde -----------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.26.11.2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog