7. Hukuk Dairesi
T. C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7.
HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1887 - 2024/1835 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/08/2024
NUMARASI : 2024/262 D.İş Esas - 2024/263 Karar
TALEP EDEN : TÜRKİYE CUMHURİYETİ ZİRAAT BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - ...
2....
3....
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Talep Eden vekili talep dilekçesinde özetle; talep eden banka ile karşı taraf arasında genel kredi sözleşmesi imzalanarak kredi kullandırıldığı, diğer taraflar ... ile ...'in ise kefil sıfatıyla sözleşmede yer aldığını, temerrüde düşülmesinden dolayı borçlu ve kefile 11/07/2024 tarihinde Ankara 16. Noterliği’nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ihtarname gönderildiğini belirterek asıl alacak ve faizi ile birlikte toplam 1.740.378,62-TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilerek mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağı ispata havi belgeler dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, bilvesile ilgili evrakların çıktılarının alınamadığı ve/veya evrak çıktılarının okunaksız olduğu olasılığında dahi evrak asılları ve/veya okunaklı taranmış halinin sunulması için muhtıra gönderilerek süreç yasadaki amaca uygun yürütülebilecek iken doğrudan talebin reddine karar verilmiş olması hukukla ve adaletle bağdaşmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Karşı taraf ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin davacıya muhtıra çıkarma gibi bir yükümlülüğü bulunmadığını, talebini yaklaşık olarak ispat etmek ve sunulan belgelerin içerik, akıbetini kontrol etmek davacının yükümlülüğünde olduğunu, nitekim ihtiyati haciz talepleri acele işlerden olup normal bir hukuk yargılaması gibi düşünülmemesi gerektiğini, yapılan inceleme dosyaya talep eden tarafından sunulan belgeler uyarınca yapıldığını, ispat yükümlüğünü yerine getiremeyen davacının ileri sürmüş olduğu iddialara itibar edilmemesi gerektiğini beyan ile; talep eden tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.
DELİLLER
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/08/2024 Tarih - 2024/262 D.İş Esas - 2024/263 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş karara karşı talep eden tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Eldeki uyuşmazlıkta; ihtiyati haciz talep eden bankanın Karasu Şubesi ile karşı taraf/borçlu ... Otomotiv İnşaat Gıda Limited Şirketi arasında 05.05.2021 tarihinde Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığı, söz konusu kredi sözleşmesini karşı taraf/borçlular ... ile ...'in müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, temerrüte düşülmesinden dolayı borçlu ve kefillere 11.07.2024 tarihinde Ankara 16. Noterliği’nin ...yevmiye nolu ihtarnamesi ile ihtarname gönderildiğini bu nedenle tüm hakların saklı kalmak kaydıyla 1.740.378,62-TL alacak için borçlular ... Otomotiv İnşaat Gıda Limited Şirketi, ... ve ...'in hakkında ihtiyati haciz talep edildiğini, ilk derece mahkemesince talep eden alacaklının, alacağın varlığını yaklaşık olarak ispat edemediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddi kararı verildiği, verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; ihtiyati haciz,
HMK'nın 406-(2) maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haczin şartları ve etkileri ise İİK'nın 257. maddesinde: “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” şeklinde düzenlenmiştir.
Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.
Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur.
Fakat rehinli malın kıymetinin rehinli alacağı karşılamayacağı tahmin ediliyorsa, karşılanamayacağı (açık kalacağı) tahmin edilen bölümü için, ihtiyat haciz istenebilir. Yine alacağın rehin ile temin edilmiş olmasına rağmen, istisna olarak, ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunluluğu olmayan hallerde, alacaklı (rehinle temin edilmiş olan alacağı için) ihtiyati haciz isteyebilir. Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.
Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise;
İİK’nın 257. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir.
İİK'nın 258-(1) maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi yaklaşık ispat yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz, alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir. Eldeki davada; yukarıda açıklandığı üzere, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ihtiyati haciz talep eden alacaklının muaccel bir alacağı olduğunu yaklaşık olarak ispat etmesi gerekmekte olup alacağın tam olarak ispatı gerekmemektedir.
Eldeki davada; ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin sunduğu belgeler alacağın varlığına dair yeterli kanaat oluşturmuş, dosyaya sunulan kredi sözleşmesi, anılan kredi sözleşmesinde karşı taraf ... Otomotiv İnşaat Gıda Limited Şirketi'nin asıl borçlu, ... ve ...'in müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunması, kefalet limitinin, kefalet tarihinin açıkça yazması ve bu hususların el yazılı şekilde olması nedeniyle yerel mahkemece alacaklı vekilinin ihtiyati haciz talebinin %15 teminat karşılığında kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Karar başlığında; talep eden vekilinin adresinin yazılmaması İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Bu nedenlerle; talep eden vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.)İhtiyati haciz talep edenin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE; Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/08/2024 Tarih - 2024/262 D.İş Esas - 2024/263 Kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353. maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, a-İhtiyati haciz talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin KABULÜNE, b-Karşı taraf/Borçlular ... Otomotiv İnşaat Gıda Limited Şirketi, ... ve ...'in 1.740.378,62-TL alacağı karşılar miktardaki taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE, c-Takdir olunan alacağın (1.740.378,62-TL) %15'i nakit ya da teminat mektubu talep eden/alacaklı tarafından mahkeme veznesine depo edildiğinde, kararın infazı için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından alacaklı vekiline verilmesine, ç-İhtiyati haczin Sakarya İcra Müdürlüğünce infazına, d-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına, e-İhtiyati haciz talep eden alacaklının yaptığı 427,60 TL başvurma harcı ile 704,50 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.132,10 TL yargılama giderinin karşı taraf/borçlulardan alınarak talep eden alacaklıya verilmesine, f-İhtiyati haciz talep eden kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince 7.500,00-TL vekalet ücretinin karşı taraf/borçlulardan alınarak ihtiyati haciz talep edene verilmesine, g-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
2.)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına, b-İstinaf Karar Harcının talebi halinde ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, c-İstinaf eden tarafından yapılan 1.169,40-TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 799,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.968,40-TL'nin karşı taraf/borçlulardan tahsili ile istinaf edene verilmesine, d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, e-İstinaf edenin yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince istinaf edene iadesine, f-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda,
HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/12/2024 ... Başkan ...
(e-imzalıdır)
...
Üye ...
(e-imzalıdır)
...
Üye ...
(e-imzalıdır)
...
Katip ...
(e-imzalıdır)
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*