12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2020/12023 E. , 2024/5404 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; sanıklar müdafiileri ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62,50/1,52/2-4. maddeleri uyarınca 15.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında ise taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/1, 52/2-4, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 24.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süreyle ehliyetine el konulmasına ve mahsubuna karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyiz sebepleri;
ceza miktarının az olduğuna ve suç vasfının hatalı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ...
müdafinin temyiz sebepleri; kusurunun bulunmadığına, ceza miktarının fazla olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir.
C. Sanık ...
müdafinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine ve kusur durumunun hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Cumhuriyet İlköğretim okulu öğrencilerini taşıma işini üstlenmiş olan sanık ...'e ait servis otobüsünün şoförü olan sanık ...'ın, 02.10.2014 günü saat 15.25 sıralarında sanık ...'ın sevk ve idaresindeki otobüs ile meskun mahal içi, 50 km/s hız sınırının bulunduğu, iki yönlü, yaya kaldırımının bulunmadığı, hafif virajlı ve eğimli yolda seyir halindeyken, taşımakta olan ...'yu indirdikten sonra harekete geçtiği sırada ...'nun otobüs altında kalması neticesinde öldüğü olayda, hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 02.09.2015 tarihli rapor ile İstanbul Teknik Üniversitesinin öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 29.12.2015 tarihli raporda; sanık ...'ın yönetimindeki servis aracından ilköğretim öğrencisini kaldırım ve banket olmayan taşıt yolu içerisinde güvenli şekilde indirmemesi sebebiyle asli kusurlu olduğu, sanık ...'ün öğrenci taşımacılığı yapılan araçta rehber öğretmen bulundurmaması sebebiyle tali kusurlu olduğu, ölenin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece kusurlu kabul edilen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
A. Sanık ...'ın taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Yukarıda izah edildiği şekilde meydana gelen olayda; servis otobüsünün şoförlüğünü yapan sanığa ait Aksaray Devlet Hastanesinden alınan 26.02.2015 tarihli raporda; sanığın her iki kulağında da orta derecede iletim tipi işitme kaybının mevcut olduğu, 21.10.2008 yılında itibaren işitme cihazı kullandığı, bu haliyle A, A2, C, D, E, G ve B sınıfı sürücü belgelerini kullanamayacağı sadece H sınıfı sürücü belgesi alabileceği ve servis şoförlüğünü yapamayacağının bildirildiği anlaşılmakla, yeterli sürücü belgesine sahip olmayan sanığın teknik donanım bulunmayan otobüs ile kaza yaparak gerçekleşen eyleminde 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2.Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken TCK’nın 50/4. maddesi yönlendirmesi ile TCK’nın 50/1-a maddesi olarak gösterilmesi gerekirken TCK’nın 50/1 maddesi olarak gösterilmesi ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısı ve uygulama maddesi olan TCK'nın 52/3. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Aksaray 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B. Sanık ...'ün taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise ;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Okul öğrencilerini taşıma işini üstlenen sanığın, yasal zorunluluk bulunmasına rağmen servis içerisinde hostes çalıştırmadan öğrencilerin taşınması ile işitme kaybı olan ve yeterli donanıma sahip olmayarak servis şoförlüğü yapabilecek durumda olmayan sanık ...'ın servis aracını kullanmasına izin verdiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2.Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken TCK’nın 50/4. maddesi yönlendirmesi ile TCK’nın 50/1-a maddesi olarak gösterilmesi gerekirken TCK’nın 50/1 maddesi olarak gösterilmesi ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısı ve uygulama maddesi olan TCK'nın 52/3. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Aksaray 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.