12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2020/11723 E. , 2024/5440 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1-a, 52/2-4, 63 maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 15.000,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebebi; Eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının ve sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu ile re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Olay günü sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyoneti ile meskun mahal dışında, Adana'dan Osmaniye istikametine doğru bölünmüş, tek yönlü, asfalt kaplama, devlet karayolu üzerinde gündüz vakti seyri esnasında kaza noktasına geldiğinde aracının sağ tekerinin bankete düşmesi sonrasında direksiyonu sola kırarak orta refüj kısmına çarpmak suretiyle karşı yön şeridine geçtiği kaza sonucu sanığın aracında yolcu olarak bulunan ...'nun ölümüne sebebiyet verdiği olayda, dosya kapsamında alınan 04/04/2016 tarihli, bilirkişi raporu doğrultusunda sanığın asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1 maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih 2017/463 esas 2018/20 karar sayılı ve 23/01/2018 tarih 2015/962 esas 2018/16 karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4 maddesi yerine 5275 sayılı Kanunun 106/3 maddesinin uygulanması ile sanık hakkında hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının,
TCK'nın 50/4-1-a maddeleri gereğince adli para cezasına çevrilirken hatalı hesaplanması neticesinde sonuç adli para cezasının "760 gün karşılığı 15.200 TL" yerine, yazılı şekilde "750 gün karşılığı 15.000 TL" olarak eksik belirlenmesi,
Ayrıca temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli ve tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, Aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen sonuç ceza olan adli para cezasının günlük miktarının takdir edilmesinin dayanak maddesi olan 5237 sayılı TCK'nın 52/2 maddesinin ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilirken dayanak madde olan aynı kanunun 53/6 maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün (6) numaralı paragrafında yer alan "...20TL'den paraya çevrilerek" ibaresinden önce gelmek üzere "TCK'nın 52/2 maddesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi, hükmün (C) başlığı ile gösterilen "Sanık taksirli suçtan mahkum olduğundan 3 ay süre ile sürücü belgesi kullanma HAKKININ YASAKLANMASINA, geri almanın hükmün kesinleşmesi ile yürürlüğe girmesine ve sürenin cezanın infazından itibaren işlemesine," ibaresinin başına "TCK'nın 53/6 maddesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.