Aramaya Dön

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2018/603
Karar No
K. 2024/846
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

T.C.

İSTANBUL

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2018/603 Esas
KARAR NO: 2024/846
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 19/02/2016
KARAR TARİHİ: 27/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili tarafından verilen 19.02.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle;.”Büyük ortağı ve yöneticisi olduğu olduğu ... Şti. ile davalı ... A.Ş. arasında, ... Konutları işinin, mekanik tesisatının yapımı hakkında sözleşme imzalandığını, işin miktarı ve mahiyeti bakımından bu çapta ve büyüklükte bir projede sözleşme bedelinin yeni imalatlar ve keşif artışları ile beraber 3.500.000-TL yi geçeceğinin anlaşılacağını, firmalarının sözleşme gereği işi aldığı esnada üzerine düşen bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini, SGK ya müracat ederek işyeri açılımını yaptıklarını, teknik ekiplerini kurduğunu ve işe başlattığını, deposunu hazırladığını, gereken malzeme bağlantıları ve sevkiyat programını yapmış ve alt yüklenicilerini seçerek fiilen imalata başladıklarını, karşı tarafın ise henüz işe başlandığının dört veya beşinci ayında, belediye ile aralarında bir sorun çıktığını, kısa bir süre sonunda problemin çözülerek işe devam edileceğini, teknik ekibin ve kadroların muhafaza edilmesini bildirerek, işin geçici olarak durdurulmasını istediğini, firmalarının da bu talep üzerine işi geçici olarak durdurduğunu ve ekibini de merkez ofisine alarak çalışmalarına buradan devam ettiklerini, bu süre içinde banka teminat mektubu verildiğini ve işe her an yeniden hızlı bir şekilde dönüş yapılacağı için başka bir işte alınmadığını, bu bekleme süresinin yaklaşık bir yıldan azla sürdüğünü, her sorduklarında yakında başlanacak şeklinde cevap aldıklarını, davalının bu süre içinde taraflarına yapmış oldukları herhangi bir bildirim, ihtar , fesih niyet veya başkaca bir beyan bulunmadığını, sonucunda işin bir başka firmaya verildiğini tesadüfen öğrendiklerini, ... Şti.’nin davalı firmadan doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının karşılanmaması, firmanın ekonomik yönden güç düşmesine ve sonunda iflas etmesine sebep olduğunu, verilen iflas kararı ile yöneticisi olduğu ...’ın yönetiminin .... İcra ve İflas müdürlüğü tarafından ... Esas sayılı dosyada takip edildiğini beyan etmiş, dilekçesinde geniş bir biçimde açıklamalarda bulunarak sonuç olarak, Dava konusu olaya ilişkin taraflar arasında yapılan sözleşme gereği davalının edimlerini yerine getirmemesi nedeni ile ... Şti.’nin uğradığı zararın ve mahkeme tarafından tespit edilecek alacaklarının, hak kazanım tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekilinin vermiş olduğu 20.04.2016 tarihli davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin iflas etmiş olduğunu, şirket yönetimi İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile takibi yapıldığını, şirketin tüm malları üzerinde yönetme ve tasarruf hakkı da alacaklılar masasında olmasına rağmen, davacı şirket yetkilisinin taraf ehliyeti olmaması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini,

Davacı taraf ile müvekkili şirket arasında yapımını müvekkili şirketin yapmış olduğu ... ... Mekanik Tesisat işlerini yapması için 01.02.2011 tarihli sözleşme akdedildiğini, İmza altına alınan sözleşme hiçbir şekilde baskı veya hile ile imzalatılmadığını, davacı taraf sözleşmeyi imzalamadan uzun bir süre önce sözleşmeyi ve sözleşmenin tüm eklerini okumuş ve bilgi sahibi olarak sözleşmeyi akdettiğini, ayrıca davacı taraf ile akdedilen sözleşmede sözleşmeye konu işlerin yapımını ve kullanılacak malzemenin kalitesini ve markasını gösteren şartname de akdedildiğini, davacı tarafın sözleşmeyi hata, hile, ve ikrah ve korkutma ile imzaladığını beyan etmesinin gerçeğe aykırı olduğunu, sözleşme konusu projenin bir süre zorunlu olarak durdurulduğunu, yapımı duran projede inşaat çalışmaları .... İdare Mahkemesi’nin ... dosyasından verilen karardan sonra devam ettiğini, davacı tarafın yetkilisi olduğu ... Elektomekanik hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile 19.11.2014 tarihinde iflas kararı verildiğini, müvekkili şirket projesinin yeniden yapımına başlandığında ... ... firması iflas etmiş, ekonomik anlamda ciddi sıkıntılar içerisinde bulunduğunu, taraflar arasındaki mezkur tarihli sözleşme gereği yüklenicinin iflas etmesi halinde sözleşmenin sona erdiğini beyan etmiş, dilekçesinde vs açıklamalarda bulunarak sonuç olarak, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile davacı tarafın taraf ehliyeti olmadığından öncelikle davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatteyse davanın gerçeğe aykırı beyanlara dayanılarak açıldığını ve müvekkili şirket ile davacı tarafın şirket yetkilisi olduğu ... ... arasındaki sözleşmenin yüklenicinin iflas etmesi nedeniyle kendiliğinden sona erdiğini, ... Elektromekaniğin müvekkili şirketten alacağının olmadığını ve aksine davacı tarafın müvekkil şirkete 147.091,39-TL borçlu olduğuna, bu nedenlerle müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava; taraflar arasında akdedilen mekanik tesisat yapımı hakkındaki sözleşmenin geçerli olarak düzenlenip düzenlenmediği yanılma hükümlerine göre geçersiz olup olmadığı, edimler arasında oransızlık bulunup bulunmadığı, davalı yönünden aşırı yararlanmanın olup olmadığı, davalının edimlerinin yerine getirilip getirilmediği hususlarının tespiti ile zararların ödenmesi talebine ilişkin tespit ve alacak davasıdır.

Mahkememizin 2016/167 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde, 15/03/2017 tarih 2017/181 Karar sayılı kararında; "...Davacı asil mahkememizdeki duruşmada, benim temsilcisi olduğum ... Ltd.Şti iflas etmiştir, iflas halen yürümektedir, henüz kesinleşmemiştir, ancak iflas eden şirket ile davalı şirket arasında yapılan sözleşmenin hile ve ikrah nedeni ile geçersiz olmasından dolayı iflas masası bana bu davayı açmak için yetki vermiştir, yetki belgesini mahkemeye sundum, dava dosyamız alacağımızın tespiti dosyasıdır, biz delillerimizi henüz sunmadık, sunmak için mehil talep ediyoruz şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

Davalı vekilide aynı duruşmada davacı davasını tespit davası gibi açmıştır, ancak dava eda davası niteliğinde hile ve ikrah nedeni ile sözleşmenin feshini talep etmektedir, davacının davası alacak davasıdır, alacaklı şirkette iflas etmektedir, huzurdaki davacının bu şirketi temsile yetkilisi yoktur, şirket iflas durumundadır, sadece iflasın kesinleşmesi beklenebilir, mahkeme aksi kanaatte ise açılan eda davası nedeni ile sözleşme bedeli üzerinden harç yatırılmasını talep ederim, davanın reddine karar verilsi isteminde bulunmuştur. Davacının İstanbul .... İflas Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile Mahkememiz dosyasını takip etmeye yetki verildiğinin 13.05.2016 tarihli belge ile bildirildiği görüldü. Mahkememizdeki bu davanın ise 19.02.2016 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Müflis şirketin ise 19.11.2014 tarihinde iflas ettiği, davanın açıldığı tarihte davacının sıfatının bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmiştir. Mahkememizin ... sayılı kararının davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine dosya istinaf incelemesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.H.D'nin 19/06/2018 tarih 2017/891 E 2018/820 K sayılı ilamında; "..Davacı yüklenici şirket yetkilisi istinaf talep dilekçesinde özetle; davayı iflas eden şirketin büyük ortağı ve yönetici sıfatı ile açtığını, iflas kararının henüz kesinleşmediğini, davaya iflas idaresine yardımcı olmak için açtığını, anılan şirket iflas etmiş olsa bile tüzel kişiliğini koruduğundan ve yetkili organlar faaliyetlerine devam edebildiklerinden tasarruf yetkisi içermeyen iş bu davayı açabildiğini, kaldı ki davanın takibi için icra dairesinden yetki aldığını ve bir çok davayı alınan yetkiyle yürütebildiğini belirterek usul ve yasaya uygun olmayan yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Dosya kapsamından, davacı şirketin 19/11/2014 tarihinde iflasına karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, müflis davacı şirketinin tasfiyesinin ilgili icra dairesinde İİK'nın 218.maddesi uyarınca basit tasfiye olarak müdürlükçe resen yürütüldüğü anlaşılmaktadır.

İflas eden şirketin tüzel kişiliği devam etmekte olup, tasarrufi işlemler hariç, davaya konu husus da dahil bir kısım işlerin şirket organlarınca takip edilip yapılabileceği ve bunun için de iflas idaresi tarafından yetki verilebileceğinden, iflasına karar verilmiş davacı şirket adına 19/02/2016 tarihinde açılan bu dava tarihinde davanın açılıp yürütülmesi yönünde davacı şirket temsilcisine iflas idaresi tarafından verilmiş bir yetki belgesi yok ise de, yargılama sırasında 13/05/2016 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... iflas dosyasından davacıya davayı takip yetkisinin verildiğinin anlaşılmasına göre, davanın esası incelenip karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde davacının davanın açıldığı tarihte sıfatının bulunmadığından bahisle davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmiş olması hatalı olup, belirtilen gerekçeye göre HMK'nın 353/1-a/6 maddesine göre yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın esası incelenerek yeniden hüküm kurulmak üzere dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir..." gerekçesi ile Mahkememizin ... sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek dosya Mahkememizin 2018/603 esas sırasına kaydedilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.H.D'nin 19/06/2018 tarih 2017/891 E 2018/820 K sayılı kaldırma ilamı üzerine Mahkememizin 2018/603 esas sayılı dosyasında, tarafların defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi heyeti 08/07/2021 tarihli raporunda özetle;

Davalı tarafın ticari defter ve belgeleri Yevmiye ve Defter-i Kebir defteri incelendiği,

Yapılan incelemeler neticesinde, Ticari Defter ve Muavin Defter kayıtlarının delil olarak kabul edilip edilmeyeceğinin takdirinin Mahkeme'ye ait olduğu,

Davalı tarafın ticari kayıtlarının incelenmesi üzerine, davacı tarafa ilişkin iş/işlemlere dair 31.12.2016 tarihinde 147.113,69 TL alacaklı olduğu görüldüğü tespit ve rapor edilmiştir.

Bilirkişi heyeti 04/01/2022 tarihli ek raporunda; taraflar arasındaki sözleşme, sözleşmedeki şartar, işe başlanmasına müteakip geçen 167 günlük sürede yapılan işler, teknik şartname göz önünde bulundurulduğundan Mahkemenin ara kararı doğrultusunda taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında; Davacının toplamda yapmış olduğu iş sözleşmede belirlenen 940.521,-TL.lık işin ancak % 2,13 karşılığı olan ve 4. Hak Edişte de gösterildiği üzere 20.030,30 TL.lık işin yapılmış olduğu; Davacının toplamda bu verilere göre yapmadığı işler sözleşmede belirtilen 940.521,-TL.lık işin 497,87'lik kısmına karşılık gelen (940.521,-TL - 20.030,30 =920.490,70 TL.lık işin yapılmamış olduğu; Bu hesaplamalar ve bu süreler doğrultusunda davacının davalıdan talep edebileceği bir gider ve masraf bulunmadığı gibi kök raporda da belirtildiği üzere davalı tarafın ticari defter ve belgelerinde davacı taraftan 31.12.2016 tarihi itibariyle 147.113,69 TL. alacaklı olarak kayıtlı olduğu görüldüğü rapor edilmiştir.

Bilirkişi heyeti 19/08/2022 tarihli ek raporunda; Davalı şirket ile Dava Dışı ... İnş. Müh. Taah. San. Tic. AŞ arasında ... projesi kapsamında A,B,C, ve D Blokları ile Sosyal tesisleri mekanik işleri için 681 no'lu sözleşme imzalandığı, A1, B1, E Blokları ile Sosyal Tesislerin mekanik işleri için ... no'lu sözleşme imzalandığı, işbu imalatların hakediş usulüne göre yapıldığı, Her 2 sözleşmeye ait hakediş rapor kapakları raporumuza ek olarak derç edildiği, Davalı şirket ile Dava Dışı ... İnş. Müh. Taah. San. Tic. AŞ arasında ... projesi kapsamında 681 ve ... no'lu sözleşmelerin dışında başka sözleşme veya iş yaptırılıp yaptırılmadığı Davalı tarafa sorulmuş ancak davalı taraftan herhangi bir teyit veya cevap alınamadığından, inceleme bu 2 sözleşme üzerine yapıldığı,

Davalı tarafın muavin defter kayıtlarında ... no'lu sözleşme için Refkon tarafınca 24.08.2015 tarih ve ... sayı numaralı fatura kesildiği görüldüğü, İşbu faturanın muhteviyatı davalı tarafa sorulmuş ancak davalı taraftan herhangi bir açıklama ve fatura paylaşımı olmadığı, ... no'lu sözleşmeye ait 8 no'lu kesin hakediş tarihi 06.08.2015 tarihinde fatura edilmiş olup, kesin hakediş raporundan sonra iş yapılıp yapılmadığı bilinmediğinden, söz konusu fatura bedelinin imalat bedeline eklenmesi uygun görüldüğü, bu hususta ticari defter kayıtlarındaki imalat bedellerinin esas alınması gerektiği,

Davalı tarafın muavin defter kayıtlarında 681 no'lu sözleşme için toplam imalat bedeli olarak 1.722.450,55 TL fatura kesildiği, ... no'lu sözleşme için toplam imalat bedeli olarak 1.181.731,59 TL fatura kesildiği tespit edildiği, ... projesi için toplam 2.904.182,14 TL imalat bedelinin gerçekleştiği tespit edildiği rapor edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;

Taraflar arasındaki sözleşmenin 01/02/2011 tarihinde imzalandığı, 20/04/2010 tarihinde ruhsatın alındığı, 12/05/2011 tarihinde yapı ruhsatının iptal edildiği, .... İdare Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında 25/02/2013 tarihinde iptal kararı verildiği, .... İdare Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında ruhsat iptali kararı verildiği, Danıştay 6. Daire Başkanlığının 21/06/2013 tarih 2013/1129 esas 2013/4410 karar sayılı ilamı ile kararın bozulduğu ancak bozma ilamı uygulamaya engel olmayacağından inşaat yapımına izin verilmediği, bunun üzerine .... İdare Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında 30/01/2015 tarihinde iptal kararı verilmesi ile duran inşaat çalışmalarına devam edildiği, davacı şirket hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında 19/11/2014 tarihinde iflas kararı verildiği, icradan gelen yazı cevabından da davacının 19/11/2014 günü iflasına karar verildiğinin bildirildiği görülmüş, sözleşmenin 53/2. Maddesine göre iflas halinde sözleşmenin iflas nedeniyle münfesih sayılacağının kararlaştırıldığı belirlenmiş, davalının savunmasında, davacının zararına davalı tarafın sebep olmadığını, aksine davacının zararına haksız karar veren belediyenin yol açtığını ve belediyenin haksız kararı nedeniyle kendilerinin de dava açmak durumunda kaldıklarını belirtmiştir.

Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, 4. Hakedişte ilerledikçe yapılan işlerde düşüş olduğu, son hakedişin Nisan 2011 tarihli olduğu ve bu tarihin davacının iflas tarihi olan 19/11/2014 tarihinden önce olduğu ve aynı zamanda ruhsat iptal tarihi olan 12/05/2011 tarihinden önce olduğu görülmüş, bu durumda, sözleşmenin akdedilmesinden sonra, ruhsat iptalinden önce ve bu tarihe kadar geçen 167 günde (kararlaştırılan işin bitirilme süresi olan 480 günlük sürenin 167. Gününde) sadece %2,13'lük kısmına isabet eden iş yapıldığı, ayrıca davacının iddia ettiği dava dışı Refkon ile ilişkinin ise Temmuz 2014 yılında başladığı, sözleşme üzerinde ise sadece 2014 şeklinde yılının belirlendiği görülmüş, bu tespitler ışığında taraflar arasında akdedilen mekanik tesisat yapımı hakkındaki sözleşmenin davacının iflas etmesi nedeniyle münfesih hale geldiği, bu durumun davacıdan kaynaklandığı ve davalının bir etkisinin bulunmadığı, ayrıca sözleşme gereği işin tamamlanması için kararlaştırılan zamanın 480 gün olduğu da göz önünde bulundurulduğunda davacının sözleşmenin akdedilmesinden ruhsat iptaline kadar geçen 167 günde 940.521,00-TL'lik işin 20.030,30-TL tutarındaki kısmını ifa ettiği yani işin sadece %2,13'lük kısmının tamamlanması nedeniyle davacının davalıdan talep edebileceği gider ve masrafının bulunmadığı, davacının taleplerinin haksız olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1.Davanın reddine,

2.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 29,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 398,40-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3.Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Kendini vekille temsil ettiren davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

5.Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,

Dair, davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/11/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.