Esas No
E. 2023/7572
Karar No
K. 2024/8280
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

1. Ceza Dairesi         2023/7572 E.  ,  2024/8280 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/808 E., 2023/854 K.
SUÇ: Kasten yaralama
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2022 tarihli ve 2021/219 Esas, 2022/411 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1,86/3-e, 87/1-d,53/1-2-3. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2023/808 Esas, 2023/854 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın psikolojik sıkıntılarının bulunduğuna, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE

1.Olay günü sanık ...'ın, kız arkadaşı tanık ...'in mağdurun evinde olduğuna dair fotoğrafını görmesi üzerine bu hususu konuşmak amacıyla inceleme dışı sanık ... ile birlikte alkollü biçimde evine gittikleri mağdurun sanıkları eve davet etmesi üzerine içeriye girdikleri, burada sanık ... ile mağdurun önce konuşmaya sonrasında ise tartışmaya başladığı, tartışmanın büyümesiyle sanık ...'ın üzerinden çıkardığı bıçak ile mağdura saldırdığı, bu esnada inceleme dışı sanık ...'ın tarafları ayırmaya çalıştığı, bıçak darbelerinin etkisiyle mağdurun yere düştüğü, sanık ... ile inceleme dışı sanık ...'ın ise olay yerinden kaçtıkları, biri batına nafiz ve hayati tehlike oluşturan toplam dört bıçak darbesiyle yaralanan mağdurun kendi çabalarıyla apartmandan çıkarak çevredekilerden yardım istediği anlaşılan olayda;

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yargılama aşamasında cezai ehliyete yönelik bir iddia veya delilin öne sürülmediği gibi soyut nitelikteki psikolojisinin bozuk olması savunmasının cezai ehliyete müessir nitelikte görülemeyeceği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği meşru savunma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.İlk haksız hareketin kimden geldiğinin tam olarak tespit edilemediği belirlenmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 29/1 maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde (3.) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri haksız tahrik yönünden yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2023/808 Esas, 2023/854 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karabük Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.12.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.