12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2023/2259 E. , 2024/5500 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; duruşmada bulunan sanığa tefhimle bildirilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33.maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 310.maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 26.12.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu görülmüştür. Sanık hakkında kurulan hükmün; katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, ilgili kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2020/4099 Esas, 2022/3824 Karar sayılı ilâmıyla, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının ve sürücü belgesinin geri alınmasına dayanak madde olarak 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 53/6, 50/4, 52/4, 63 maddeleri uyarınca 36.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteğinin süre yönünden red, katılanlar vekilinin temyiz istekleri yönünden 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğundan bahisle bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekillerinden Av. ...'ın temyiz isteği, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı TCK'nın 50.maddesine yer verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sürücü belgesinin geri alınma süresinin orantılılık ilkesine aykırı şekilde az miktarda hükmedildiğine, Katılanlar vekillerinden Av. ...'in temyiz isteği, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesine yer verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sürücü belgesinin geri alınma süresinin orantılılık ilkesine aykırı şekilde az miktarda hükmedildiğine, müşteki ...'in katılan sıfatını alması gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz isteği, eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğuna, kusur durumuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık idaresindeki kamyonla, yerleşim yeri dışında, gündüz vakti, iki yönlü, asfalt kaplama köy yolunda seyrederken, gidiş yönüne göre solda bulunan yol çalışma sahasına dönüş yapacağı esnada, aracının sol ön kısımlarıyla, karşıdan gelen sürücü ...'un idaresindeki otomobilin sağ ön kısmıyla çarpmasıyla, bir kişinin ölümüne, bir kişinin basit tıbbi ile giderilemez, bir kişinin vücudunda 4. dereceden kemik kırığı oluşacak, bir kişinin ise hayati tehlike geçirecek ve vücudunda 4. dereceden kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda; mahkemece, tam kusurlu şekilde neticeye sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Kendisinin yaralanması nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve 20.01.2016 tarihli talimat duruşmasında katılma talebi olduğu beyan eden, vekili aracılığıyla hükmü temyiz etmek suretiyle de katılma iradesini bir kez daha ortaya koyan müşteki ...'in 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçta zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan ve Av. ... ve Av. ...'ın ise katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; A)Sanık Müdafiinin Temyiz İtirazları Yönünden
Duruşmada bulunan sanığa tefhimle bildirilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 26.12.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 305. maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle temyiz isteminin REDDİNE,
B)Katılanlar Vekillerinin Temyiz İtirazları Yönünden Mahkemenin 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin uygulama gerekçesini dosya kapsamıyla uyumlu olarak yeterli şekilde açıkladığı gözetildiğinde bu hususta bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2024 tarihinde karar verildi.