7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2023/5110 E. , 2024/3925 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
KARAR : Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri yönünden yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki haciz şerhlerinin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, yargılama giderleri yönünden yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2006 yılında harici sözleşme ile ... İnşaat Petr. Kömür Giyim Taş. San. Tic. Ltd. Şti.'den daire satın aldığını, ancak tapu devredilmediğinden davacının yükleniciye karşı 2013 yılında tapu iptal ve tescil davası açtığını ve davacı lehine karar verildiğini, kararın 01.03.2019 tarihinde kesinleştiğini, tapu kaydında dava dışı şirketin prim borçlarından dolayı davalı lehine 2012 yılında hacizler konulduğunu ancak dava dışı şirketin borcundan müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek borçlu olmadıklarının tespiti ile hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... İnşaat Petrol Kömür Giyim San. Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkili kuruma olan borçlarından dolayı 05.07.2012 tarihli ve 121208761 sayılı haciz bildirisi ile 6183 sayılı Kanun uyarınca gayrimenkul haciz işlemi yapıldığını, tapu iptali ve tescil istemli davanın haciz işleminden sonra açıldığını, müvekkili kurumun taraf gösterilmediğini, haczin kaldırılmasına ilişkin bir hüküm kurulmadığını, iş mahkemelerinin görevli olduğunu belirterek öncelikle usulden aksi takdirde davanın esastan reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "...dava dışı yüklenici firmanın sözleşme gereği yükümlülüğünü yerine getirmediği ve davacı adına davaya konu daireyi tescil ettirmediği, dolayısıyla davacının henüz adına tescil edilmemiş olan bağımsız bölüm üzerine konulmuş haczin, taşınmazın kendi adına tescil edilmesinin ardından kaldırılmasını talep edebileceği, zira, somut olayda ayni bir hakkın varlığından söz edilemeyeceğinden davalının TMK'nın 1023.maddesinden yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne" karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili; harç ve yargılama giderlerine hükmedilmediğini, vekalet ücretinin nisbi olması gerektiğini belirtmiştir.
2.Davalı vekili; davacı ile yüklenici arasındaki sözleşmenin geçerliliğinin önemli olmadığını, haciz şerhinin davacıya karşı ileri sürülebileceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..davanın kabulünde bir isabetsizlik olmadığı, davanın niteliği gereği vekalet ücretinin maktu belirlenmesinin doğru olduğu, yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedildiği ancak davacı tarafından yatırılan harç ve tamamlama harçları ile önceki kaldırma kararı için yatırılan istinaf harcının iadesine hükmedilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine; davacının bu yöne değinen istinaf başvurularının kabulü ile yargılama giderleri yönünden yeniden hüküm kurulmasına" karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, karar tarihi itibaryle 9.200,00 TL olduğu halde 5.400,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği, ayrıca istinaf yargılaması nedeniyle de avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğini dile getirmiştir.
2.Davalı vekili; tapu sicilinin aleni olduğunu, yüklenici ile davacı arasındaki sözleşmelerin geçerliliğinin müvekkili açısından hiçbir öneme sahip olmadığını, davacının tapu kayıtlarını görerek devir işlemini kabul ettikten sonra bu şekilde bir dava açmasını iyi niyetli olmadığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haciz şerhinin terkini istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 705 ve 1023 üncü maddeleri.
3.Değerlendirme
Somut olaya gelince; davacı, dava konusu taşınmazı 27.02.2006 tarihli basit yazılı sözleşme ile dava dışı yükleniciden temlik almış; yükleniciye karşı 2013 yılında tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 30/09/1988 tarihli ve 1987/2 Esas, 1988/2 Karar sayılı kararı uyarınca davacıya yapılan temlik geçerli olduğundan Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli ve 2014/458 Esas, 2015/246 Karar sayılı ilamı ile davacı adına tescil hükmü kurulmuştur. Davacı adına tescil hükmü kurulmadan önce 06.07.2012 ve 13.07.2012 tarihlerinde davalı ... lehine tapu kaydı üzerine dava dışı yüklenicinin borçları nedeniyle haciz şerhi işlenmiştir. Haciz şerhi işlendiği tarihte tapu kayıt maliki dava dışı borçlu yüklenici olup dava konusu taşınmazın davacıya satışına dair tapu kaydında herhangi bir şerh bulunmamaktadır.
Davacı tarafından davalı kurumun şerhin konulduğu tarihte satışı bilebilecek durumda olduğu başka bir deyişle davalı kurumun kötüniyetli olduğu da kanıtlanmadığına göre Bölge Adliye Mahkemesince haciz şerhlerinin terkinine dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının bozma sebebine göre incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.