Esas No
E. 2013/25013
Karar No
K. 2013/21615
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2013/25013 E.  ,  2013/21615 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1.Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,

2.Davacı vekili davalı ile müvekkili arasında 23.05.2008 tarihli sözleşme imzalandığını, davalının istifa ederek sözleşmeyi ihlal ettiğini, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tahsili için icra takibi yapıldığını, yapılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili sözleşmedeki şartların hukuk kurallarına ve ahlaka aykırı olduğnu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece sözleşmedeki cezai şart hükmünün geçerli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine 22. Hukuk Dairesi'nin 04/02/2013 tarihli ilamı ile özetle, “....Milli Eğitim Müdürlüğünce onaylanması işlemlerinin 2008-2009 yılı eğitim dönemi başına yetişmesi amacıyla tarafların karşılıklı anlaşmaya vararak ve cezai şart hükmü de içeren 23.05.2008 tarihli iş sözleşmesini imzaladıkları, davalının iradesinin sakatlandığına ilişkin delilde bulunmadığı dikkate alındığında mahkemece BK 161. maddeside dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği” gerekçesi ile bozulmuştur.

Mahkeme bozma kararına uymuş, Borçlar Kanunu 161. maddesine göre belirlenen cezai şarttan %30 oranında indirim yaparak 10.500,00 TL asıl alacağa ilişkin kısım yönünden itirazın iptaline ve alacak miktarı likit olduğundan dava tarihi itibariyle asıl alacak miktarı üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatına karar vermiştir.

Dava konusu edilen cezai şartın ilişkin olduğu sözleşmenin geçerli olup olmadığı yapılan yargılama ile ortaya çıktığı gibi dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 161.maddesine göre mahkemenin takdir yetkisini kullanarak asıl alacağın miktarını belirlediğinden alacak likit ve belirlenebilir değildir. Bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin reddi yerine yanılgılı değerlendirme ile kabulü hatalıdır Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden karar bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinin tümü ile hükümden çıkarılarak yerine; “3-İcra inkar tazminatı talebinin reddine” cümlesinin yazılarak hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 10/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ceza Hukuku 818 sayılı Borçlar Kanunu K818 md.161
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.