Esas No
E. 2021/1250
Karar No
K. 2024/1597
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1250 Esas

KARAR NO: 2024/1597

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 23/03/2021

NUMARASI: 2020/209 Esas, 2021/250 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ: 19/12/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava dışı sigortalı ...’a ait işyerinin 01.12.2018-01.12.2019 döneminde ... Sigorta Poliçesi ile müvekkili tarafından sigortalandığını, 02.02.2019 tarihinde davalı ...'ye ait ana su şebeke tesisatının patlaması sonucu sigortalı işyerinde su baskını yaşandığını ve sigortalıya ait kompresör ve 1 adet Kansai marka otomasyonlu kemer makinesinin hasara uğradığını, ekspertiz raporu sonucu sigortalıya 13.02.2019 tarihinde 7.661,81 TL hasar tazminatı ödendiğini, davalının hasardan yapı maliki olarak TBK'nın 69. maddesi gereğince kusursuz sorumlu olduğunu, bu nedenle sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen tahsili için davalı aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevabında; sigortalı ticari işletme olmadığından davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, altyapı tesis bakım ve onarım işleri yüklenici firmalar tarafından yapıldığından sorumluluğun yüklenicide olduğunu ve müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini, tazminat davasının bir yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, sigortalıya teminat dışı ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkili kuruma herhangi bir arıza bildiriminde bulunulmadığını, bu nedenle hasarın bina iç tesisatında veya idarenin sorumluluğu dışında bir alanda gerçekleştiğini, binada dışarıdan gelebilecek su sızıntılarına karşı gerekli koruyucu izolasyon ve drenaj önlemlerinin alınması ve binanın inşaat tekniğine uygun yapılması gerektiğini, müvekkili idarenin olayda kastı ya kusuru bulunmadığı gibi, zararla müvekkilinin eylemi arasında illiyet bağı da bulunmadığını, hasar bedelinin fahiş hesaplandığını, olay tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddine ve davacının alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; alınan rapora göre davalının sorumluluğunda olan ana su hattı ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğunun ispatlanamadığı, raporun toplanan delillere uygun olması nedeniyle rapora itirazın reddedildiği, zararın davalı İSKİ'nin yetki alanı dışında olduğu, bu durumda davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; hasarın hemen akabinde alınan ekspertiz raporundaki değerlendirmenin tartışılmadığını, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, hasarın davalıya ait ana şebeke temiz su borusundaki patlamadan kaynaklandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, sigortalıya ödenen sigorta tazminatının hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalıdan tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dışı sigortalıya ait konfeksiyon atölyesi olarak faaliyet gösteren işyerinin 01.12.2018 başlangıç, 01/12/2019 bitiş tarihli ... Sigorta Poliçesi ile davalı tarafından sigortalandığı, 02.02.2019 tarihinde sigortalı işyerine sızan sular nedeniyle işyerindeki kompresör ve 1 adet Kansai marka otomasyonlu kemer makinesinin arızalandığı, davacının hasar nedeniyle sigortalıya 13.02.2019 tarihinde 7.661,81 TL sigorta tazminatı ödediği ve ödenen bedelin ve işlemiş faizin rücuen tazmini için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının takibe yasal süresinde itirazı üzerine hak düşürücü süre içinde takibe itirazın iptali ve takibin devamının talep edildiği görülmektedir. Mahkemece; su taşkınının davalıya ait ana şebeke temiz su borusundan kaynaklanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; sigortalı işyerinde hasara neden olan su baskınının davalıya ait ana şebeke temiz su hattından kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplanmaktadır. Ekspertiz raporunda; ana şebeke tesisatının sigortalı binaya giriş yaptığı bina su sayaçları öncesi bölümünde patladığı, buradan sızan suların bodrum katında bulunan sigortalı işyerindeki kompresör ve kemer makinesinin hasarlanmasına yol açtığı, hasara neden olan tesisatın ... sorumluluğunda olan ana şebeke su tesisatı olduğu, ancak olayla ilgili davalının herhangi bir tutanak vb düzenlemediği belirtilmiştir.

İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda; davalının patlayan borunun onarımına ait bilgi ve belge bulunmadığını açıklaması nedeniyle ekspertiz raporunda belirtilen "ana şebeke tesisatının sigortalı binaya giriş yaptığı bina su sayaçları öncesinde patladığı" yönündeki kanaate varamadıkları, dolayısıyla hasarda davalı ...'nin sorumluluğu bulunmadığı belirtilmiştir. Her nekadar TBK'nın 69. maddesi uyarınca bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zarardan kusursuz sorumlu ise de, ispat yükü üzerine düşen davacının hasarın yapı eserinin yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden kaynaklandığını ispatlaması gerekir. Somut olayda ekspertiz raporu, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre sigortalı işyerinde hasara neden olan su taşkınının davalı idarenin sorumluluğunda bulunan ana şebeke hattı ya şube yolundan kaynaklandığı ispatlanamamıştır. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/209 Esas, 2021/250 Karar ve 23/03/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 19/12/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog