44. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1679 Esas
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 17/09/2024 (Ara Karar)
NUMARASI: 2024/41 E. -
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/12/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının iddia edilen faaliyetlerinin müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğine dair delillerin, söz konusu delillerin yok olmasını önlemek amacıyla HMK m.
400.Vd gereğince karşı tarafa tebligat yapılmaksızın keşfen bilirkişi marifetiyle tespit edilmesini, HMK m.389 ve 390 uyarınca karşı tarafa tebligat yapılmaksızın SMK m.159 ve HMK m. 389 ve 390 uyarınca karşı tarafın müvekkilinin markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin önlenmesini hususunda gıyapta ve takdiren teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının dava konusu fiilleri ile SMK md. 29 kapsamında marka ihlali ile TTK m.56 uyarınca müvekkil aleyhine haksız rekabet yarattığını tespiti ile önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket halihazırda Hukuk ve Sigorta alanında faaliyet gösterdiğini, davacı şirket tarafından çekilen Eyüpsultan ... Noterliği'nin 25.01.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde müvekkil şirket markalarına Google reklamı verildiğini, davalı müvekkilin haksız rekabete ve marka hakkına tecavüze konu eylemlerde bulunduğunu, bu eylemlere son verilmesinin ihtar edildiğini, davacı tarafından Eyüpsultan ... Noterliği'nin 25.01.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesindeki talepleri ile İstanbul Anadolu ara buluculuk Bürosu nezdinde ara buluculuk başvurusunda bulunulduğunu, İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu nezdinde açılan 17.03.2023 tarihli ve ... dosya numaralı, ... arabuluculuk numaralı dosya kapsamında hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk son tutanağı ile Hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı anlaşma belgesinde yer alan maddelerle taraflar mutabık kaldığı ve davacı tarafla imza altına alındığını, davacı tarafla 25.01.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesindeki talepleri ile ilgili anlaşma sağlanmış olmasına rağmen davacı tarafından Beyoğlu ... Noterliği 30.03.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi davalı ... şirketine keşide edildiğini, tarafça Beyoğlu ... Noterliği 30.03.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine karşı Kadıköy ... Noterliğinin 06.04.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verildiğini, davacı şirket ... tarafınca tanzim edilen ve süregelen ihtarnameler ile müvekkil şirket aleyhine mesnetsiz iddialarda bulunulduğunu, davalı müvekkil şirket ... Sigorta A.ş. Anlaşma tutanağına uygun şekilde “...”, “...” ve “..." kelimelerine AdWords ve Google reklamı verilmediğini, müvekkil tarafından anlaşma Tutanağı’na da uygun olarak “...”, “...” ve “...” şeklinde herhangi bir AdWords ve Google reklamı verilmediğini, tüketicilerin “...”, “...” ve “...” kelimelerinin Google arama motorun aranmasında müvekkil Şirketin üst sıralarda gözükmesi Anlaşma Tutanağı’nın 5. maddesinde yer alan emsal nitelikteki ... kararında belirtildiği üzere “...”, “...” ve “...” markasının ve kelimelerinin zayıf marka niteliğine haiz olmasından kaynaklandığını, davacı tarafından sunulan ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde ve tarafça keşide ettiği ihtarnamelerde tüketicinin “...” ve “...” kelimelerini Google arama motorunda aratılması işleminde müvekkil Şirket’in üst sıralarda gözükmemesi istendiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu eksik incelemeye dayalı olarak tanzim edildiğini ve raporun hükme esas alınamayacağını, alınan 02.06.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda müvekkil şirket ve davalı şirket arasındaki arabuluculuk anlaşmasının yorumu mahkemeye bırakılmış ve müvekkil şirket ... Sigorta Google Ads hesabının teknik olarak incelenmeden davalının marka ihlaline yol açan nitelikteki .../... anahtar sözcüklerini kullanmış olabileceğinin tespiti kesin ve net olarak belirlenemeyeceğinden marka ihlali bulunmadığı neticesine ulaşıldığını, bilirkişi raporunda kesin olarak “...” ve “...” ibarelerini Google Ads hesabında anahtar kelime olarak tanımlamış olduğu saptanamadığını, davacı ... Hizmetleri Anonim Şirketi tarafından marka hakkına tecavüz edildiği ve haksız rekabete aykırı davrandırdığının tespiti için açılan huzurdaki tespit davasının reddine, talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi'nin 12/06/2024 tarihli kararıyla; "Dosya kapsamı rapor içeriği, makul deliller dikkate alındığında davalının ... ve ... ibarelerinin Google Ads hesabından anahtar kelime olarak tanımlamış olabileceği kanaatine varıldığından tedbir talebinin kabulü ile davalının ... ibarelerinin Adwords olarak yönlendirici kod-anahtar sözcük olarak kullanılmasının önlenmesine, kararın uygulanması için teminat yatırıldığında ... Pazarlama Ltd Şti ne müzekkere yazılmasına şeklinde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne" şeklindeki gerekçeleri ile; -İhtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile tedbir talep eden eden tarafından karar tebliğ tarihinden itibaren 1 HAFTALIK KESİN SÜRE içerisinde, 100.000,00 TL teminat veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu Mahkememize depo edildiğinde; -Davalının ..., ... ibarelerinin adwords olarak yönlendirici kod-anahtar sözcük olarak kullanılmasının önlenmesine, kararın uygulanması için teminat yatırıldığında ... reklamcılık ve pazarlama ltd şti ne müzekkere yazılmasına" şeklinde hüküm kurulmuştur.
Davalı vekilinin 15/08/2024 tarihli ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde özetle; davalı müvekkil ... Sigorta Anonim Şirketi, ... Sigorta Anonim Şirketi ticaret unvanı ile 29.09.2021 tarihinde tescil ve ilan edilerek kurulduğunu, ... Sigorta Anonim Şirketi, 30.05.2022 tarihinde ... Sigorta Anonim Şirketi unvanını aldığını, müvekkil Şirket halihazırda hukuki sınırlar çerçevesinde sigorta alanında faaliyet gösterdiğini, davacı tarafından davalıya çekilen ihtarnamede davalı ... şirketinin .. ve ... markalarına Google reklamı verildiğini, davalı müvekkilin haksız rekabete ve marka hakkına tecavüze konu eylemlerde bulunduğunu ve bu eylemlere son verilmesinin ihtar edildiğini, mahkeme tarafından davacının talebi doğrultusunda davalı müvekkiline herhangi bir tebligat yapılmaksızın bilirkişi raporu alındığını ve ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davalı müvekkili tarafından mahkeme dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ve tarafların tescilli markalarında tüm markayı oluşturan sözcüklerinin birlikte kullanılmaksızın markada yer alan sözcüklerin bir kısmının AdWords reklam olarak kullanılmasının markaya tecavüz oluşturmayacağı gibi haksız rekabet de sayılmayacağı yönünde anlaşma sağlandığını, Rekabet Kurulu’nun kararında da görüleceği üzere negatif eşlemenin tüketici pazarını paylaşmak olarak sayılacağı ve bunun bir cezai yaptırıma tabi olduğunun açıkça belirtildiğini, davacı şirket tarafından istenen “...”, “...” ve “...” kelimelerine Google’da negatif eşleme yapılarak reklam verilmemesi talebinin rekabet hukukuna aykırılık teşkil etmesi sebebiyle hukuka aykırı olduğunu, davalı müvekkilinin ... Sigorta A.ş. anlaşma tutanağına uygun şekilde “...”, “...” ve “...” kelimelerine AdWords ve Google reklamı vermediğini, bu bakımdan davacı şirket ihtarnamelerinde bahsi geçen, müvekkil Şirketin, Google Ads trafik sorgularında en üst seviyelerde yükselmesi konusunda haksız rekabet ve marka hakkı ihlali teşkil eden herhangi bir durum söz konusu olmadığını, müvekkil şirketin, anlaşma tutanağına uygun olarak yalnızca “...” ve “...” kelimelerine AdWords ve Google reklamı verdiğini, ve hatta arabuluculuk görüşmeleri sırasında ve son tutanağın ve anlaşma tutanağının imzalandığı 17.03.2023 tarihinden sonra müvekkil Şirketin, “...” ve “...” kelimelerinde ihtarnamede belirtilen gibi reklam trafiğini artırıcı herhangi bir eylemi veya harcaması söz konusu olmadığını, bilirkişi raporuna dayalı olarak mahkeme tarafından "... ve ..." kelimelerinin müvekkil tarafından kullanılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, müvekkilinin ... Sigorta'nın reklam trafiğini gösteren belgede de açıkça görüleceği gibi müvekkili şirketin kesinlikle "... ve ..." kelimelerini kullanarak reklam vermediğini, ancak gelinen durum itibariyle davalı müvekkillinin ... Sigorta, kullanmadığını söz konusu iki kelime için aleyhine verilen ihtiyati tedbir kararına muhatap olduğunu, müvekkil ihtiyati tedbir konusu kelime ve kelime öbeklerini kullanmadığını, mahkeme tarafından davalı müvekkillinin ... Sigorta Şirketi tarafından Adworks reklamda kullanılmayan kelimelerin tedbiren kullanılmasının yasaklanması gibi bir durum ortaya çıktığını, fiilen gerçekte kullanılmayan kelimelerin yasaklanması için ihtiyati tedbir istenilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, yalnızca davacı tarafında Google Ads bilgileri üzerinde tek taraflı olarak yapılan eksik inceleme neticesinde müvekkil şirket üzerinde haksız kanaat oluşması ve tedbire hükmedilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, bilirkişi heyeti raporunda açıkça davalı müvekkil Şirketin Google Ads kayıtları incelenmeden davacının marka hakkının ihlal edildiğinden ve haksız rekabet yapıladığından bahsedilemeyeceği belirtilmesine rağmen yine aynı raporda davalı müvekkilin "..." ve "..." anahtar kelimelerini Google Ads hesabında anahtar kelime olarak tanımlanabileceği ifade edildiğini, bilirkişi raporundaki tespitlerin birbirleri ile çeliştiğini, verilen ihtiyati tedbir kararının dayanağı olan 02.06.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunun tedbir kararına esas alınması mümkün olmadığını, bahse konu marka tecavüzün tespiti istemli mesnetsiz dava neticesinde verilen ihtiyatı tedbir kararı hukuka aykırı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, mahkemenin 12.06.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına karşı itirazların kabulü ile Mahkemece verilen 12.06.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin 17/09/2024 tarihli kararıyla; "İddia, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Mahkememizce 12/06/2024 tarihli ara karar ile davalının ... ve ... ibarelerinin Google ads hesabında anahtar kelime olarak tanımlamış olabileceği yönünde aldırılan bilirkişi raporu kapsamında bu kullanımların yasaklanmasına yönelik tedbir kararı verildiği, davalı tarafça bu yönde bir kullanımların olmadığı belirtilerek tedbir kararına itiraz edildiği, mahkememizin 12/06/2024 tarihli tedbir kararının davacı markası olan ... ibaresi ile Google da anahtar kelime veya yönlendirici kod olarak kullanılmasının engellenmesi mahiyetinde olup aldırılan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına uygun olduğu, tedbirin infaz edilip edilemeyeceği hususunun bu aşamada mahkememizce verilen tedbir kararının niteliğini değiştirmeyeceği verilen tedbir kararının dosya kapsamı ve aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde usul ve yasaya uygun olduğundan, tedbire itirazın reddine" gerekçeleri ile; Tedbire itirazın REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin haksız rekabete ve marka hakkına tecavüze konu eylemlerde bulunduğunu bu eylemlere son verilmesi ihtar edildiğini, davacı tarafından Eyüpsultan ...Noterliği'nin 25.01.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesindeki talepleri ile İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu nezdinde, arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, davacı tarafla anlaşma tutanağında Eyüpsultan ... Noterliği'nin 25.01.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesindeki talepleri ile ilgili anlaşma sağlanmış olmasına rağmen davacı tarafından Beyoğlu ... Noterliği 30.03.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi davalı ... şirketine keşide edildiğini, tarafça Beyoğlu ... Noterliği 30.03.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine karşı Kadıköy ... Noterliğinin 06.04.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verildiği ve bunun üzerinde davacı ... şirketi tarafından Beşiktaş ... Noterliği 20.04.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi çekildiğini, mahkeme tarafından davacının talebi doğrultusunda davalı müvekkiline tebligat yapılmaksızın bilirkişi raporu alındığı ve akabinde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davalı müvekkili tarafından mahkeme dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ve ihtiyati tedbir kararının davacının Beyoğlu ... Noterliği'nin 23.07.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ekinde sunduğunu, Üsküdar ... Noterliğinin 02.08.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile söz konusu ihtara cevap verildiğini, davacı şirket ... tarafınca tanzim edilen ve süregelen ihtarnameler ile müvekkil şirket aleyhine mesnetsiz iddialarda bulunulduğunu, davacının ihtarnamelerinde ve dava dilekçesinde yer alan mesnetsiz iddiaların tarafça kabulü mümkün olmadığını, davalı müvekkil şirket ... ... A.ş. anlaşma tutanağına uygun şekilde “...”, “...” ve “..." kelimelerine AdWords ve Google reklamı verilmediğini,Rekabet Kurulunun K 23-32/629-211 T.20/07/2023 tarihli kararında; " SMK'nın 7. maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinde yer alan “kullanılması” ibaresinin reklam hedeflemesi, reklam kampanyası oluşturulmasını ifade ettiği; ilgili hükmün koruma alanının GoogleAds karşılığının reklam hedeflemesi yapılmaması, reklam kampanyası oluşturulmaması olduğu; hükmün genişletilerek negatif eşleme yapılmasının zorunda bırakılması olarak yorumlanmaması gerektiği değerlendirilmektedir. Negatif anahtar kelime eşleme uygulamasının, teşebbüsler tarafından farklı sektörlere ilişkin sorgularda reklamlarının görüntülenmesini istemedikleri durumda uygulamaları amacıyla sunulan, teşebbüslerin kendi reklam stratejilerini alakadar eden bir yöntem olduğu; teşebbüslerin karşılıklı olarak marka adlarına ilişkin negatif eşleme yaptıkları durumda, SMK kapsamında korunan marka hakkının ötesine geçerek, Google'ın reklam alanını sorgu yapıları anahtar kelimelere göre bölüşmeleri etkisini ortaya çıkardığı değerlendirilmektedir. Gerekçesi ile; ... Ticaret AŞ'nin rakibi konumundaki teşebbüsler ile karşılıklı olarak marka adlarını negatif listeye eklemelerine ilişkin uygulamaların; Google metin reklamlarına dönük negatifleme anlaşmaları yoluyla çevrim içi ikinci el araç alım/satım pazarında rekabetin kısıtlanması suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiğine" karar verildiğini, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12.06.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararında, müvekkil ... ... Anonim Şirketi'nin "...” ve "..." gibi anahtar kelimeleri haksız bir şekilde Google Ads üzerinden kullandığı ileri sürüldüğünü, müvekkil şirket hukukun belirlediği sınırlar dahilinde ... faaliyetlerini devam ettirdiğini, taraflar arasındaki anlaşmaya ve hukuka aykırı söz konusu talebin müvekkil şirket tarafından yerine getirilmesi mümkün olmadığını, müvekkil tarafından "... ve .. ve “...” kelimelerine reklam verildiğini göstermediğini, Adwords sistemi üzerinden bir markanın ihlal edilip edilmediğini kanıtlamak için sadece reklamın Google arama sonuçlarında görünmesi yeterli olmadığını, reklamın, tescilli bir markanın anahtar kelime olarak kullanılması nedeniyle görünmesi ve bu durumun kullanıcılar arasında karışıklığa yol açması ispatlanması gerektiğini, bu noktada, reklamların benzerlik düzeyi, tüketici algısı ve reklamın markaya zarar verip vermediği incelenmesi gerektiğini, İhtiyati tedbir kararına dayanak teşkil eden bilirkişi raporu eksik ve hatalı inceleme ürünü olduğundan tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu sebeplerle davacının ...in haksız iddiaları ve taleplerine dayalı olarak verilen müvekkil ... A.ş.'nin ticari faaliyetlerini engelleyen ve itibarını zedeleyen İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 17/09/2024 tarih ve 2024/41 E. 2024/1044 K. Sayılı karar hukuka aykırı olup iptaline karar verilmesi gerektiğini, İstinaf talebinin kabulüne, tedbire itirazın reddine ilişkin kararın istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının Adwords reklam için birçok kelimeyi tercih edebilecekken “...” markasını Adwords olarak kullanmasının tesadüfen olamayacağını, bu durumun Google algoritmasına bağlanamayacağını, “...” ibaresine reklam verilmesinin zayıf marka kavramı ile ifade edilemeyeceğini, zira “...” ibaresinin bilinirliği ve tanınırlığı sebebiyle hiçbir şekilde zayıf marka olarak nitelendirilemeyeceğini, bütün bu değerlendirmeler sonucunda davalının Adwords reklamlarının bir yandan marka hukukuna göre ihlal teşkil edeceğini ve diğer yandan ise haksız rekabet oluşturacağını, ayrıca bu fiillerin Yargıtay kararlarına göre parazit reklam sayılması gerektiğini, mahkemenin ihtiyati tedbir kararına dayanak 02.06.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu kapsamında; “...” ve “..." i için arama sonuçlarında anahtar kelimeye reklam verenler arasında davalıya ait olduğu belirtilen https:/www...com.tr. internet sitesinin ilk sırada ücretli sponsorlu reklam tanıtımı ile ve davacıya ait httos:/www...net adlı sitenin ikinci sırada yer aldığını, Ağustos 2022 tarihinden sonra https:/www...com.tr adlı sitenin arama sonuçlarında yer almaya başladığını ve www...net sitesinin arama sonuçlarında düşüşe geçtiğini, davalının “...” ve “...” ibalerini Google Ads hesabında anahtar kelime olarak tanımlamış olabileceğini, hususları tespit edildiğini, söz konusu rapor kapsamında davalının fiillerinin marka tecavüzü teşkil ettiğini, HMK md. 390/3 gereği ispat edilmiş olduğundan haklı ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verildiğini, davalının itirazlarının aksine müvekkil aleyhine marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden bu fiillerinin önlenmesi ve durdurulması yönündeki taleplerinin 17.03.2023 tarihli arabuluculuk anlaşma tutanağı ile aynı doğrultuda olduğunu, söz konusu arabuluculuk anlaşma tutanağı uyarınca muhatap ile müvekkil tarafların tescilli markaları ile karışıklığa ve haksız rekabete yol açabilecek reklam kelimelerinin kullanılmasına son verilmesi, müvekkilin tescilli marka kelimeleri olan "...", "...", "..." ve muhataba ait "...”, "..." markalarının Adwords reklam olarak kullanılmaması konusunda anlaştıklarını, davalının arabuluculuk anlaşma tutanağını ihlal edecek şekilde haksız fiillerine devam ettiğini, müvekkilin “...”/“...” ibareli markalarının zayıf markalar olduğu yönünde bir tespitte bulunmak mümkün olmadığını, ve aksine müvekkilin anılan markaları tanınmış ve ayırt ediciliği yüksek markalar olduğunu, müvekkilinin ... Markalarını 2001 yılından beri yoğun şekilde kullandığını müvekkilinin bu kullanımı ve yoğun reklam faaliyetleri nedeniyle söz konusu markanın Türkiye'de itibar kazandığını tanınmış hale geldiğini, müvekkilin '...", "..." markalarının Google arama motorunda aratılmasında muhatabın üst sırada gözükmesinin sebebi muhatap tarafından doğrudan veya Google üzerinden ... gibi hizmetler aracılığıyla dolaylı olarak müvekkilin ... markalarının Adwords olarak yönlendirici kod / anahtar sözcük olarak kullanılmasından kaynaklandığını, bu haksız fiillerin ise sorumlusu TTK uyarınca basiretli tacir olarak başkalarının markaları, malları, hizmetleriyle karıştırılmaya yol açacak fiillerde bulunmama yükümlülüğü bulunanın muhatap olduğunu, bilirkişi raporunda da, davalının “...” ve “...” İbarelerini Google Ads hesabında anahtar kelime olarak tanımlamış olabileceğinin tespit edildiğini, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin, davalının ihtiyati tedbire itirazlarının reddine dair 17.09.2024 tarihli ara kararına karşı davalının istinaf talebinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti davasıdır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
HMK’nın 389/1. maddesinde, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesinin yer aldığı, düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu görülmektedir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve alınan 02/06/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;, " Davacı firmaya ait Google Ads hesabında yapılan incelemede; Temmuz 2022 tarihine kadar www...net adlı sitenin tüm arama sonuçlarının %95 ve üzerinde ilk sırada yer aldığı, Ağustos 2022 tarihinden sonra davalıya ait olduğu belirtilen https://www...com.tr adlı sitenin arama sonuçlarında yer almaya başladığı ve davacıya ait www...net sitesinin arama sonuçlarında düşüşe geçtiği, Ocak 2023 tarihinden sonra davalıya ait olduğu belirtilen https://...com.tr adlı sitenin davacıya ait www...net adlı sitenin önüne geçtiği tespit edilmiş olup davalının “...” ve “...” ibalerini Google Ads hesabında anahtar kelime olarak tanımlamış olabileceği kanaatine varılmıştır. Ancak davalı tarafından “...” ve “...” anahtar kelimelerinin tanımlanmış olup olmadığının ve hangi eşleşme türü ile tanımlanmış olduğunun net olarak tespiti davalı Google Ads hesabının incelenmesiyle mümkün olabilecektir. "denilmektedir. Dosyaya davalı tarafça emsal olarak sunulan Rekabet Kurulunun K 23-32/629-211 T.20/07/2023 tarihli kararında; " SMK'nın 7. maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinde yer alan “kullanılması” ibaresinin reklam hedeflemesi, reklam kampanyası oluşturulmasını ifade ettiği; ilgili hükmün koruma alanının GoogleAds karşılığının reklam hedeflemesi yapılmaması, reklam kampanyası oluşturulmaması olduğu; hükmün genişletilerek negatif eşleme yapılmasının zorunda bırakılması olarak yorumlanmaması gerektiği değerlendirilmektedir. Negatif anahtar kelime eşleme uygulamasının, teşebbüsler tarafından farklı sektörlere ilişkin sorgularda reklamlarının görüntülenmesini istemedikleri durumda uygulamaları amacıyla sunulan, teşebbüslerin kendi reklam stratejilerini alakadar eden bir yöntem olduğu; teşebbüslerin karşılıklı olarak marka adlarına ilişkin negatif eşleme yaptıkları durumda, SMK kapsamında korunan marka hakkının ötesine geçerek, Google'ın reklam alanını sorgu yapıları anahtar kelimelere göre bölüşmeleri etkisini ortaya çıkardığı değerlendirilmektedir. Gerekçesi ile; ... Ticaret AŞ'nin rakibi konumundaki teşebbüsler ile karşılıklı olarak marka adlarını negatif listeye eklemelerine ilişkin uygulamaların; Google metin reklamlarına dönük negatifleme anlaşmaları yoluyla çevrim içi ikinci el araç alım/satım pazarında rekabetin kısıtlanması suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiğine" karar verilmiştir. Somut olayda, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Bilirkişi raporunda davalının “...” ve “...” ibalerini Google Ads hesabında anahtar kelime olarak tanımlamış olabileceği kanaatine varıldığı, Ancak davalı tarafından “...” ve “...” anahtar kelimelerinin tanımlanmış olup olmadığının ve hangi eşleşme türü ile tanımlanmış olduğunun net olarak tespitinin davalı Google Ads hesabının incelenmesiyle mümkün olabileceği belirtilmiş olmakla bu aşamada alınan bilirkişi raporuna göre yaklaşık ispatın gerçekleşmediği anlaşıldığından mahkemece verilen karar yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine ilişkin 17/09/2024 tarihli kararın kaldırılmasına ve 12/06/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.