7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2012/6537 E. , 2013/9914 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi katılan davacılar ... ve arkadaşları vekili Av...., davalı ... vekili Av...., davalı ... vekili Av...., davalı-katılan ... ve katılan davacı ... vekili Av...., katılan ... ve arkadaşları vekili Av...., davacı-davalı ..., davalı ... ve arkadaşları vekili Av.... ile davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 184 ada 2 parsel sayılı 149.333,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz öncesinde davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle komisyona sunulmuş, komisyonca taşınmazın malik hanesinin açık bırakılmasına gerekçe gösterilen davanın düşmüş olduğundan söz edilerek ve tapu kaydına, tapu dışı pay satın almaya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir.
Tespit gününden önce davacılar ... ve ...’ün davalı ...aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtıkları tapu kaydının iptali ve el atmanın önlenmesi davası ile bu dosya ile birleştirilen davacı ...’nin davalılar ... ile ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtıkları el atmanın önlenmesi davaları görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Ayrıca davacı ... ’nin miras yoluyla gelen hakka dayanarak Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı tescil davası, davacı İmam Hatip Okulu Yaptırma ve Yaşatma Derneği’nin tapu kaydına dayanarak Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı, davacı ...’nin tapu kaydına dayanarak Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı davalar görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Yargılama sırasında ... pay satın almaya, ... ise taşınmazın babası ... ait olduğunu belirterek miras yoluyla gelen hakka dayanarak, ... ve ... ise haricen satın almaya dayanarak davaya katılmışlardır. Ayrıca bozma sonrası yapılan yargılama sırasında ... taşınmazın belli bir bölümüne 1976 yılından beri zilyet olduğunu, ... ve 14 arkadaşı 04.07.2006 tarihli dilekçelerinde taşınmazın belli bölümlerine 1976 yılından beri zilyet olduklarını, ... 02.12.2005 havale tarihli dilekçesinde taşınmazın belli bir bölümünü 1973 tarihinde satın aldığını, ... 01.12.2005 havale tarihli dilekçesinde taşınmazın belli bir bölümünü 1974 yılında satın aldığını, ... 17.03.2006 tarihli dilekçesinde taşınmazın belli bir bölümüne 1976 yılından beri zilyet olduğunu, ... 04.11.2003 tarihli dilekçesinde taşınmazın bir kısmını 1974 yılında ...’dan satın aldığını, ... ve 17 arkadaşı 04.07.2006 tarihli dilekçesinde taşınmazın belli bölümlerine 1976 yılından beri zilyet olduklarını, ... ve 7 arkadaşı 22.08.2006 havale tarihli dilekçelerinde taşınmazın belli bölümlerine 1976 yılından beri zilyet olduklarını, ... 02.12.2005 havale tarihli dilekçesinde 186 ada 36 parsel sayılı taşınmaza uzun süredir zilyet olup dava konusu 184 ada 2 parsel sayılı taşınmazın da bir kısmına da 1974 yılından beri zilyet olduğunu, aynı zamanda davalı olan ... 07.09.2005 tarihli dilekçesinde taşınmazda 400/14900 oranında payı olduğunu, ... 08.08.2006 tarihli dilekçesinde taşınmazın bir bölümüne 1976 yılından beri zilyet olduğunu, ... 26.12.2006 tarihli dilekçesinde taşınmazın belli bir bölümüne zilyet olup 1975 yılında bina yaptıklarını, ... ve ... 02.08.2006 tarihli dilekçelerinde taşınmazın belli bir bölümüne 1975 yılında bina yapıp burada ikamet ettiklerini öne sürerek davaya katılmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek ve özetle “aynı taşınmaza yönelik açılan dava dosyalarının birleştirilmesi“ gereğine değinen usule yönelik bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacılar Hazine, İmam Hatip Okulu Yaptırma ve Yaşatma Derneği, ... ile Müdahillerin davasının reddine, davacılar ... , ... ve ...'in davasının kabulüne, dava konusu 184 ada 2 nolu parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 23.09.1997 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 49000 m2 yüzölçümündeki bölümünün 1/2 paya tekabül eden kısmının davacı ... mirasçıları adına payları oranında, geriye kalan 1/2 paya tekabül eden kısmının ise davacı ... mirasçıları adına payları oranında, aynı tarihli rapor ve haritada (B) harfiyle gösterilen 100933 m2 yüzölçümündeki bölümün ise davacı ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm katılan davacılar ... ve arkadaşları vekili Av...., davalı ... vekili Av...., davalı ... vekili Av...., davalı-katılan ... ve katılan davacı ... vekili Av...., katılan ... ve arkadaşları vekili Av...., davacı-davalı ..., davalı ... ve arkadaşları vekili Av.... ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 184 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bir kısmında hak iddia eden davacı İmam Hatip Okulu Derneği ve ...’dan taşınmaz satın aldıklarını öne süren ... ve davalı ...’den satın aldıklarını iddia eden ... ve diğerlerinin tutunduğu Ekim 1955 tarih 36 sayılı tapu kaydı ve gittilerinin taşınmaza uymadığı, davacı-davalı ...’nin tutunduğu Nisan 1970 tarih 34 sayılı tapu kaydının ise dava konusu taşınmaz ile birlikte dava dışı başkaca taşınmazları da kapsadığı, ancak tapu kaydının oluşturulduğu tarihe kadar taşınmaz üzerinde adına tescil kararı verilen davacı mirasçıları yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi somut olayda taraf koşulu dahi oluşturulmamıştır. Kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir.
Nitekim tespit tarihinden önce Asliye Hukuk Mahkemesi’nde davacı ...tarafından açılan 1970/568 Esas sayılı dava dosyası aynı mahkemenin 1970/437 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmiştir. Bu davaların varlığı gözetildiğinde dava konusu taşınmazın malik hanesinin açık bırakılması zorunlu olup komisyonca taşınmazın malik hanesinin doldurulmasının hukuken bir değeri olmadığı gibi aktarılan davanın taraflarının da eldeki davada taraf olarak yer almaları uygulamada istikrar kazanan görüşlere göre zorunludur. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1970/568 Esas sayılı dava dosyasında ... davalı olarak gösterilmiştir. Dosya kapsamında ise ... ismi ile bilinen kişinin soyadının gerçekte .... olduğu bildirilmiş, dosya içinde bulunan veraset ilamına göre ölü olduğu anlaşılan ... mirasçıları adına bozma sonrası duruşma gün ve saati bildirilmemiş, kaldı ki ... mirasçılarının isimleri karar başlığında dahi gösterilmemiştir. Taraf koşulu oluşturulmadan karar verilemeyeceği gibi mahkemece bir kısım tarafların dayanağı olan Ekim 1955 tarih 36 sayılı tapu kaydının uygulaması dahi yetersizdir. Şöyle ki mahkemece yapılan keşifte dayanak Ekim 1955 tarih 36 sayılı tapu kaydı ve gittilerinin dava konusu taşınmazı kapsadığı yerel ve fen bilirkişisi tarafından bildirilmiş, bir kısım keşiflerde ise dayanak bu tapu kaydının dava ve temyize konu taşınmazı kapsamadığı bildirilmiş, ayrıca aslı dosya içine getirtilen 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1989/37 ve 1988/881 Esas sayılı dava dosyalarında görev yapan fen bilirkişisi anılan tapu kaydının taşınmazı kapsadığını belirtmiş olmasına rağmen mahkemece ortaya çıkan bu çelişki üçlü uzman fen bilirkişiden oluşturulacak kurul ile birlikte yaşlı yerel bilirkişilerden oluşturulacak kurul marifeti ile keşif yapılmak ve beyanlar ile raporlar arasındaki bu çelişkilerin nedeni anılan uzman bilirkişi kurulu raporunda gerekçeleri ile açıklanmak sureti ile giderilmemiştir. Bu husustan ayrı olarak dava konusu taşınmaza komşu 184 ada 24 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 10.04.1974 tarih 11 sayılı tapu kaydının taşınmazın batı yönünü ... oğlu ... okumasına rağmen komşu 184 ada 3 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 17.06.1971 tarih 62 sayılı tapu kaydı batı yönünü Elbistanlı ... vereseleri olarak okumuş, bir kısım tarafların dayanağı Ekim 1955 tarih 36 sayılı tapu kaydının geldisi Nisan 1935 tarih 21 sayılı tapu kaydında malik olarak ... adı belirtmiş, ancak mahkeme gerekçesinde komşu parsel denetimi yapılarak hangisini hangi nedenle üstün tutulduğu dahi açıklanmamıştır. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davalı ... mirasçıları adına duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı davetiye 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesine uygun olarak tebliğ edilmeli, akabinde bir kısım tarafların tutunduğu Ekim 1955 tarih 36 sayılı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte varsa haritaları da Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve en az üç kişiden oluşturulacak uzman fen bilirkişi, sağ ise tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtta tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman fen bilirkişi kurulundan keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın Ekim 1955 tarih 36 sayılı tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli, tapu kaydına kapsam belirlenirken kaydın sınırlarının sabit olup zeminde bulunması durumunda kaydın sınırlarıyla kapsam belirleneceği, kaydın sınırlarının tamamının zeminde bulunmaması ve açık yön kalması durumunda yüzölçümü ile kapsamı belirleneceği dikkate alınmalı, taşınmazın tamamı ya da bir bölümünün anılan kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde usulünce zilyetlik araştırması yapılmalı, bu cümleden olarak dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, somut olayın özelliğine göre zilyetliğe dayanarak davaya katılan müdahillerden müstakil zilyetliğe mi yoksa eklemeli zilyetliğe mi dayandıkları açıklattırılmalı, müstakil zilyetliğe dayanan katılanlar yönünden zilyetliklerinin başlangıç tarihi ile taşınmazın tespit tarihi arasında 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesinde öngörülen kazanmayı sağlayan 20 yıllık süre şartının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeli, değerlendirme yapılırken katılanların gerek mevcut gerekse sonrasında sunacakları beyan, dilekçe ve belgelerinin lehlerine olduğu kadar aleyhlerinde de delil oluşturacağı gözetilmeli, taşınmaz üzerinde miras yoluyla ve satın alma v.s gibi hukuki nedenlerle eklemeli zilyetliğe dayanan katılanlar açısından ise gerek bayileri gerekse kendi uhdelerinde geçtiği iddia edilen zilyetlik süresinin de 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesinde öngörülen kazanmayı sağlayan 20 yıllık süreye ulaşıp ulaşmadığı tespit tarihi de gözetilerek belirlenmeli, bu belirleme esnasında az yukarıda vurgulandığı üzere katılanların gerek mevcut gerekse sonrasında sunacağı beyan, dilekçe ve belgelerinin lehlerine olduğu kadar aleyhlerinde de delil oluşturacağı gözetilmeli, bu değerlendirmeler hüküm yerinde gerekçesi gösterilerek açıklanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi davalı ... mirasçılarından ..., ... ve ...’un isimlerinin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi dahi isabetsiz, katılan davacılar ... ve arkadaşları vekili Av...., davalı ... vekili Av...., davalı ... vekili Av...., davalı-katılan ... ve katılan davacı ... vekili Av...., katılan ... ve arkadaşları vekili Av...., davacı-davalı ..., davalı ... ve arkadaşları vekili Av.... ile davalı ...’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine ayrı ayrı iadesine, 28.05.2013 gününde oy birliği ile karar verildi .