12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/226 E. , 2024/5709 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteminin; süre tutum dilekçesi ile kararın temyiz edildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 20.09.2015 günü saat 14.00 sıralarında sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüs ile 1 nolu caddeyi takiben 160 cadde istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalli 1171 durağına geldiğinde,duraktaki bir şahsın şüpheliye otobüsün çarşıya gidip gitmediğini sormasının akabinde otobüsün hareket ettiği sırada, otobüse binmek için hareketlenen ölen yaya ...'nun otobüsün sağ ön tekerinin altında kalması sonucu ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, kaza tespit tutanağında; sürücü ...’in otobüs durağında durarak yolcu indirip bindirdikten sonra aracının etrafını kontrol etmeden sola manevrayla hareket ettiğinden 2918 sayılı KTK 67.maddesini ihlal ederek asli kusurlu olduğu belirlenmiş, 23.12.2015 tarihli keşfe binaen hazırlanmış dosyada mevcut 28.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda; sanık sürücü ...’in meskun mahal içerisinde seyrettiği, otobüs durağına yolcu indirme ve bindirme yapmak için durağa yanaştığı ancak hareket etmeden önce duraklanan ve parkedilen yerden çıkarken araç manevralarını düzenleyen kurallara riayet etmeme kuralını ihlal ederek asli kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden alınan 06.04.2016 tarihli adli raporda; sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki otobüs ile olay mahalli otobüs durağında durduktan sonra duraktaki bir şahsın kendisine otobüsün çarşıya gidip gitmediğini sormasının akabinde otobüsünü hareket ettirirken gerekli çevresel kontrolleri yapması ve hareket alanını göz önünde bulundurarak seyrine başlaması gerekirken bu hususa riayet etmediği, idaresindeki otobüse binmek için hareketlenen maktul yayayı dikkate almaması neticesinde maktulun otobüsün sağ ön tekerinin altında kalmasıyla meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile eş değer derecede kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece kaza yeri tespit tutanağı ve keşif yerinin incelenmesi neticesinde hepsi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ve maktulun eş değer derecede kusurlu olduğuna dair vicdani kanaat oluştuğu, adli tıp raporunun suça konu olayın oluşuna uygun olduğu bu nedenle mahkememizce adli tıp raporuna itibar edilerek sanığın eş değerde kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Gaziantep 9. Asliye Ceza Mahkemesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.