12. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1986
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/10/2024 (Ek Karar)
NUMARASI: 2024/378 D.İş - 2024/386 Karar
TALEP
İhtiyati Hacze İtiraz İhtiyati hacze itirazın reddine ilişkin ek kararın itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili lehine keşide edilen 01/09/2020 düzenleme tarihli, 01/09/2023 vade tarihli, 2.500.000-USD bedelli bononun vadesinde ödenmediğini, borçlu şirketin 12/11/2020 tarihinde unvan değişikliği yaparak ... San. Tic. Ltd. Şti. ismini aldığını, alacağın rehinle teminat altına alınmadığını, bu nedenlerle alacak tutarı için belirtilen borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile 3. kişilerden hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
D.İŞ KARAR: Mahkemece, talebin kabulü ile 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 257 vd maddeleri gereğince ihtiyati haciz talep edenin ileride ihtiyati haciz de haksız çıkması halinde borçlu ile üçüncü şahısların bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olması kaydı ile ihtiyati haciz isteyen alacaklının şimdilik talebe konu alacağın %15 (yüzde on beş) oranınına isabet eden 10.187.490-TL miktarındaki teminat karşılığında borçlunun/borçluların gerek elindeki gerekse üçüncü şahıslardaki taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının miktarı yazılı alacağa yetecek kadar kısımlarının ihtiyaten haczine, karar verilmiştir.
İTİRAZ: İhtiyati hacze itiraz eden vekili, alacaklının tacir olmadığını, bu nedenle mahkemenin görevsiz olduğunu, senetteki yetki şartının bu nedenle geçersiz olduğunu, İstanbul mahkemelerinin yetkili olmadığını, yetkili mahkemenin Sakarya mahkemeleri olduğunu, alacaklıyı tanımadıklarını, bir hile olduğunu, imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, bir borçlarının bulunmadığını beyanla ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
EK KARAR: Mahkemece, dayanak senedin bono olduğu, itiraz eden borçlu şirketin önceki yetkilisinin imzalamış olduğu, şirketin 09/01/2023 tarihinde İstanbul Fatih'ten Sakarya'ya adres değişikliği ile taşındığı, senet metninde İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığı, bono olması nedeniyle mutlak ticari dava olduğu ve mahkemenin görevli olduğu, düzenleme yeri ve yetkili mahkeme tayini itibarıyla da mahkemenin yetkili olduğu, senedin üzerindeki 01/09/2020 olan düzenleme tarihine göre, şirketin eski yetkilisi ... senedi imzaladıktan ve aval verdikten sonra şirketin yeni yetkilisinin ortak ve yetkili olduğu, şirketin ilk unvanının ... San. Ve Tic. Ltd.Şti olduğu, senedin eski yetkili tarafından imzalandığının görüldüğü, keşide tarihi itibarıyla yetkili kişi olduğu, mahkemenin görevli ve yetkili olduğu, bu durumda itirazın yersiz olduğu gerekçesiyle, ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden vekili, kararın yetkisiz mahkeme tarafından verildiğini, talep dayanağı sözde bonodaki yazı ve imzaların müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, bonoda alacaklı görülen şahısla müvekkili şirketin hiçbir ilişki bulunmadığını, aralarında borç alacak ilişkisi de olmadığını, bu nedenlerle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir.
İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.
İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca ihtiyati haciz talep eden,
İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve vadesinin geldiğini yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. İhtiyati hacze itiraz ise İİK'nın 265. maddesinde düzenlenmiş olup; madde hükmüne göre "borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder." İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı şekilde sayılmış olup, İhtiyati haciz kararına ancak İİK'nın 265. maddesinde yazılı sebeplerle itiraz edilebilir. Bunun dışında menfi tespit, istihkak veya itirazın iptali davasında ileri sürülebilecek hususlar, ihtiyati haciz kararına itiraz olarak ileri sürülemez. Alacaklı tarafından ihtiyati haciz talebi vadesi geçen bonoya dayalı olarak yapılmıştır.
İİK'nun 258/1 maddesi uyarınca ihtiyati hacze yetkili mahkeme tarafından karar verilir. İhtiyati haciz talebi üzerine mahkemece ihtiyati haciz kararı vermeye yetkili olup olmadığı re'sen incelenemeyecek; ancak, mahkemenin yetkisine itiraz ihtiyati hacze itiraz süresi içinde ileri sürülebilecektir. İİK'nin 50. maddesi ile yetkili mahkemenin belirlenmesinde HMK hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Karara dayanak belge bono olup mahkemenin yetkisi belirlenirken kıymetli evrak hükümlerine de bakılacaktır. Buna göre, bonodan kaynaklanan borcun alacaklısı, borçlunun veya borçluların yerleşim yerinde, keşide veya ödeme yerinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. Yetki şartı bulunması halinde yetki şartının geçerli olması için HMK'nin 17. maddesine göre, bono düzenleyenin tacir olması şartı aranmaktadır. Talep dayanağı bono incelendiğinde, ihtiyati haciz talep edenin lehtar, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen borçlunun keşideci olduğu, bono üzerinde düzenleme yerinin İstanbul olduğu, ihtilaf halinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair kayıt bulunduğu, belirlenmektedir. Senet üzerinde imzası bulunan borçlu ve alacaklı ticaret şirketleri olup tacir sıfatını haizdirler. Taraflar arasındaki yetki sözleşmesi geçerli olduğundan itiraz eden borçlu vekilinin mahkemenin yetkisine itirazı yerinde değildir. İhtiyati haciz kararına ancak İİK'nın 265. maddesinde yazılı sebeplerle itiraz edilebilir. Bunun dışında menfi tespit, istihkak veya itirazın iptali davasında ileri sürülebilecek hususlar, ihtiyati haciz kararına itiraz olarak ileri sürülemez.
Bu kapsamda borçlu vekilinin bonodaki imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığı yönündeki iddiası, ancak açılacak bir menfi tespit davasında ileri sürülebilecektir. İhtiyati haciz kararının borç ikrarı mahiyetindeki bonoya dayalı olarak verildiği de gözetildiğinde, borçlu vekilinin diğer itirazlarına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, mahkemenin ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın reddine yönelik ek kararında hukuka aykırılık bulunmadığından itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.