10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ... SAYILI DOSYASI
Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
ASIL DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: dava dışı ... A.Ş ile davalı ... San ve Tic Ltd Şti arasında, ...'in kullanım hakkına sahip olduğu ... adresinde bulunan Akaryakıt ve Otogaz Satış ve servis İstasyonu ... markası altında İşletilmesi için 31.12.2014 tarihli 5 yıl süreli Çerçeve Protokol ve Bayilik Sözleşmesi İmzalandığını, ayrıca Sözleşmenin ayrılmaz parçası niteliğindeki Ürün Alım Taahhütnamesi imzalandığını, Bayilik Sözleşmesi ve ekleri, ..., ... ... ve ... A.Ş arasında imzalanan 14.06.2018 tarihli Devir Mutabakatı ile Tüm hak ve borçları ile birlikte ...'e devredildiğini, davalının Bayilik Sözleşmesi ve Çerçeve Protokolü'ne ilave olarak düzenlenmiş olan Ürün Alım Taahhütnamesi ile yıllara göre sırasıyla ilk yıl asgari 1250 ton, ikinci yılı asgari 1275 ton, üçüncü yıl asgari 1305 ton, dördüncü yıl asgari 1331 ton ve son yıl içinde asgari 1398 ton ve sözleşme süresince toplam 6559 ton beyaz ürün (Kurşunsuz benzin-normal benzin Motorin) ...A.Ş (...) veya ... A. (...) yazılı olarak göstereceği ikmal kaynaklarından satın almayı, EKSİK kalan ton üzerinden 60 USD tutarından kar mahrumiyetini ödemeyi, söz konusu kar mahrumiyet tutarının ... A.Ş tarafından her bir anlaşma döneminin hitamında veya bizzat belirleyeceği dönemlerde anlaşmanın ifasıyla birlikte talep edilebileceğini veya anlaşmanın hitamında veya anlaşmanın her ne sebeple olursa olsun sona ermesine müteakip ... A.Ş tarafından aynı ticari bölgede yeni bir bayilik tesis edilip edilmeyeceğine bakılmaksızın talep edebileceğini, ... A.Ş'nin anılan kar mahrumiyeti tutarını mutabakat dahilinde anlaşma süresi sonunda toplam olarak talep edebileceğini kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşme süresinin sonunda 31.12.2019 tarihinde taraflar arasında FESİH PROTOKOLÜ İmzalandığını, davalının Ürün Alım Taahhütnamesi uyarınca Sözleşme döneminde almayı üstlendiği miktardan 1465 ton Eksik Ürün alımında bulunduğu bu nedenle doğmuş kar mahrumiyeti borcunun müvekkile ödeneceği kabul beyan ve taahhüt edildiğini, Fesih Protolünde görüleceği üzere davalının 1465 ton Eksik ürün alımı nedeniyle doğmuş87.900 .00 USD kar mahrumiyeti borcu bulunduğu, borcun ödenmemesi üzerine huzurdaki davanın ikame edildiğini, dava konusu kar Mahrumiyeti alacağının tahsili için TTK 5/A maddesinde dava şartı gereği Arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanmadığını belirterek davacı şirketin fazlaya ilişkin ve diğer hak ve alacaklarına ilişkin her türlü talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, Ürün Alım Taahhütnamesi ve Fesih Protokolü uyarınca Eksik kalan Ürün için hesaplanan 87.900 USD Kar Mahrumiyeti alacağının şimdilik 1.000 USD'nın temerrüt tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: taraflar arasında akaryakıt satışına ilişkin 31.12.2014 tarihli ve süresi 5 yıl olan Bayilik Sözleşmesi düzenlendiğini, Bayilik Sözleşmesi yanında ticari ilişkinin şekilleneceği bir kısım sözleşmeler daha imzalandığını, davacının dava dilekçesinde bahsettiği sözleşmelerden Ürün Alım Taahhütnamesi gereği talepte bulunduğu Cezai şart ve Kar Mahrumiyetine yönelik olarak davalının davacıya bir borcu bulunmadığını, zira yerleşik Yargıtay kararlarına göre; Sözleşme yapıldıktan sonra her bir yıl taahhüt edilen miktarın satılmadığı, satılamayacağı anlaşılınca dağıtım şirketi davalıların bayiliği son buldurup akaryakıt ikmalini kesmesi gerekirken ikmale devam etmesi, bayide artık Cezai şartın talep edilemeyeceği inancını doğurduğunu, davacının, kar mahrumiyetinin anlaşmanın hitamında talep edilebileceğinin sözleşmede yazılı olduğunu söylemiş olsa da Sözleşme döneminin sonunda talepte bulunmak, her yıl sonunda bir sonraki yılla ilgili bir ürün ikmali yapmadan eksik ürün alımı ihtarnamesi çekme olgusunu ortadan kaldırmadığını, aksi düşünülecek olsa zaten beş yıllık dönem sonunda eksik ürün sattın ihtarnamesinin bir anlamı olmayacağını, davacının böyle bir ihtarname çektiğini dava dilekçesinde söylemediğini, dava dilekçesinde ve delil listesinde her hangi bir ihtarname de sunmadığını, davacı tarafın bugüne kadar davalıya usule uygun bir ihtarname keşide etmediğini, sadece sözleşmeyi devraldığı ... ... A.Ş tarafından ... Noteri 13.04.2016 tarih ... yev. numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnamenin 31.12.2014 ila 31.12.2015 tarihleri arasında eksik ürün satımına konu edildiğinin, bu durumda en geç 31.12.2015 tarihinden önce ve bu tarihten sonra yakıt ikmali yapmadan ihtarname göndermesi gerekirken 13.04.2016 tarihli İhtarnamesi Yargıtay'ın bu konudaki ölçütlerine aykırı olduğunu, bu sebeple de bu tarihler arasında talep mümkün görülmediğini, davacının sözleşmeyi devraldığı ... A.Ş tarafından ... Noterliğinden keşide ettiği ... yevmiyeli ihtarnamenin tarihi 15.03.2018 tarihli olduğu, ihtarnamenin ise; 31.12.2016 ila 31.12.2017 tarihleri arasındaki eksik ürün satımına konu edildiğini, bu durumda davalının en geç 31.12.2017 tarihinden önce ve bu tarihten sonra yakıt ikmali yapmadan ihtarname göndermesi gerekirken 15.03.2018 tarihli ihtarnamesi Yargıtay'ın bu ölçütlerine aykırı olduğunu, bu sebeple bu tarihler arasındaki talebin de mümkün gözükmediğini, davacı kendisi çekmese dahi sözleşmeyi devraldığı şirketin keşide ettiği ihtarnamelerin yasal unsurları taşımadığını bildiğinden bu konuda hiçbir delil sunmadığını, burada üzerinde durulması gereken asıl konunun davalı dava dışı ... A.Ş'den 14.06.2018 tarihinde Sözleşmeyi devir mutabakatıdır başlıklı sözleşmeyi devralırken davalı bayinin ne miktarda ürün sattığını bildiğini, böyle bir durumda ihtarname keşide etmeyip davalının satabileceği ürün miktarını da bilebilecek durumda iken, devir olgusunu kabul ederek ürün vermeye devam etmesi de eksik ürün satış miktarının açıkça kabulü anlamına geldiğini, davacının, dava dilekçesinde 31.12.2019 tarihli FESİH Protokolünden bahsetmiş ise de; böyle bir fesih protokolünün varlığı bu güne kadar ıspat edilemediğini, davacı taraf her iki tarafın da imzaladığı bir Fesih Protokolünü sunamadığı gibi, dava dilekçesinde ve delil listesinde Fesih Protokolünün varlığını kanıtlayacak bir delil de göstermediğini, bu sebeple bu konuda yeni bir delil sunmasına da muvafakat edilmediğini, davacı tarafın Ürün Alım Taahhütnamesinde, Yargıtay'ın aynı yörede dağıtıcının bir başka bayi bulup yakıt sattırması için geçecek makul bir süre için kar mahrumiyeti talebinde bulunabileceği üne karşın, bunun aksinin sözleşmeyle düzenlenebileceğini, nitekim alım taahhütnamesinde bu konuda hüküm bulunduğunu belirttiğini, Yargıtay'ın benzer tüm kararlarında olduğu gibi: “. davacının isteyebileceği kar mahrumiyeti alacağına, sözleşmenin fesih tarihi ile sona erme tarihi arasındaki dönem için hesaplanan miktar üzerinden karar verilmiş ise de, dairemizin yerleşik içtihatlarına göre süre olarak yapılan bu değerlendirme doğru değildir. Mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılıp davacının o bölgede başka bir bayiliğe ne kadar süre içinde tesis edilebileceği saptanarak saptanan bu süre için kar mahrumiyeti alacağı hesabı yaptırılıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, Sözleşmenin kalan tüm süresi üzerinden yapılan hesaba göre kar mahrumiyeti alacağına hükmolunması ve dairemizce bu kararın onanması doğru olmadığından davalıların vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüyle Dairemizin onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir...” demet suruetiyle Yargıtay'ın yerleşik içtihadının bu olduğu belirtildiği, Sözleşmeye konan bu şart haksız bir şart olup, Ekonomik olarak güölü konumdaki Dağıtım şirketi karşısında bayiyi ezici, ticari hayatını devam ettirmesine olanak tanımayan bir hüküm olup, kabul edilemez olduğu,
Mahkememizce Cezai şart ödenebileceği konusunda bir kabule varması halinde eğer bir cezai şart ödenecek ise miktarın ne olacağı hususu da Yargıtay kararlarıyla şekillendiğini, cezai şartın davalının ekonomik mahvına sebebiyet verecek miktarda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA:
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile, davacı ... ...az AŞ ile davalı arasında ... adresinde ve tapuda ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt ve otogaz satış ve servis istasyonunun ... Faz markası altında işletilmesi için 31/12/20147 tarihli ve 5 yıl süreli otogaz bayilik sözleşmesinin imzalandığını, ayrıca davalı tarafından bu sözleşmenin ayrılmaz parçası niteliğindeki ürün alım taahhütnamesinin imzalandığını, sözleşme süresinin sonunda 31/12/2019 tarihinde taraflar arasında fesih protokolünün imzalandığını ve davalı tarafından ürün alım taahhütnamesi uyarınca sözleşme döneminde almayı üstlendiği miktardan 2438 ton eksik ürün alımında bulunulduğu ve bu nedenle doğmuş kar mahrumiyeti borcunun davacıya ödeneceğinin kabul, beyan ve taahhüt edildiğini, davalının 2438 ton eksik ürün alımı nedeniyle doğmuş 292.560USD kar mahrumiyeti borcu bulunduğunu, davalı tarafından borcun ödenmediğini beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000USDsinin temerrüt tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile, davacının haksız olduğunu, sözleşme yapıldıktan sonra her bir yıl taahhüt edilen miktarın satılmadığı, satılamayacağı anlaşılınca dağıtım şirketi davalıların bayiliği son buldurup akaryakıt ikmalini kesmesi gerekirken ikmale devam etmesi, bayide artık cezai şartın talep edilemeyeceği inancı doğurduğunu, davacının kar mahrumiyetinin anlaşma hitamında talep edebileceğinin sözleşmede yazılı olduğunu söylemiş ise de, sözleşme döneminin sonunda talepte bulunmak, her bir yıl sonunda bir sonraki yılla ilgili bir ürün ikmali yapmadan eksik ürün alımı ihtarnamesi çekme olgusunu ortadan kaldırmadığını, davalının davacıya bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın fesih protokolünden bahsetmiş ise de, böyle bir fesih protokolünün varlığını bugüne kadar ispat edemediğini beyanla, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
ASIL DAVA ISLAH:
Davacı vekili 27/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; davacı ... ... A.Ş. adına açılmış olan ve huzurdaki dava ile birleştirilmiş olan birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı davasında davacının tüm hak ve alacakları ve ek dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla; huzurdaki (müvekkil ... A.Ş. adına açılmış olan) asıl davada talep tutarını 1.000,00 USD'den 87.900,00 USD'ye çıkardıklarını belirterek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; asıl davada Ürün Alım Taahhütnamesi ve Fesih Protokolü uyarınca doğmuş olan 87.900,00 USD'lik kar mahrumiyeti alacağının 1.000,00 USD'sinin temerrüt tarihinden; 86.900,00 USD'sinin ıslah tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve müvekkil ... A.Ş.'ye ödenmesine, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; birleşen davamızda Ürün Alım Taahhütnamesi ve Fesih Protokolü uyarınca doğmuş olan 292.560,00 USD'lik kar mahrumiyeti alacaklarının şimdilik 1.000,00 USD'sinin temerrüt tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacı ... ... A.Ş.'ye ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, EPDK'dan sözleşme, .... ATM'nin ... Esas sayılı dosya UYAP sureti, davalı şirketin Gelir İdaresi Başkanlığından 2014 - 2022 yılları arası Kurumlar Beyannameleri dosyamız içerisine alınmıştır.
Dosya Mali Müşavir, Akaryakıt Sektör Uzmanı ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 30/08/2022 tarihli raporda: Asıl dava dosyasından davacı ... A.Ş’nin davalı ... Petrol….Ltd Şti’den; davalı kayıtlarına göre, 5 yıllık sözleşme dönemin de toplamda 126 ton eksik ürün alımı yapıldığı, buna göre ise : 31.12.2014 tarihli 5 yıllık Sözleşmenin Son yılı olan 2019 yılı sonunda 172 ton eksik ürün alımı nedeniyle : 172 ton x 60 USD= 10.320 USD Kar Mahrumiyetinden dolayı davalının davacıya taahhüt borcu doğduğu, diğer yandan tamamen Mahkememiz takdirlerinde olmak üzere; davacı talebinin sözleşme sonunda eksik ürün toplamı üzerinden kar mahrumiyet talebinin benimsenmesi halinde; 5 yıllık sözleşme dönemi sonunda toplamda davalı kayıtlarına göre: Eksik ürün alımının 126 ton x 60 USD = 7.560 USD ‘nın ödeme günündeki TCMB Döviz Satış Kuru Karşılığı Türk Lirası üzerinden ödenebileceği hususunun Mahkememiz takdirlerin Mahkemenz takdirlerinde mütalaa edildiği, birleşen dava dosyasından, davacı ... A.Ş’nın Davalı ... Petrol….Ltd Şti’den: davalı kayıtlarından tespit edildiği üzere: 31.12.2014 tarihli 5 yıllık Sözleşmenin Son yılı olan 2019 yılı sonunda 471 ton eksik ürün alımı nedeniyle : 471 ton x 120 USD= 56.520 USD Kar Mahrumiyetinden dolayı davalının davacıya taahhüt borcu doğduğu, diğer yandan tamamen mahkememiz takdirlerinde olmak üzere davacı talebinin sözleşme sonunda Eksik Ürün Toplamı Üzerinden kar mahrumiyet talebinin benimsenmesi halinde; 5 yıllık Sözleşme dönemi sonunda toplamda davalı kayıtlarına göre: Eksik ürün alımının 4327 ton – 3417 ton = 910 ton x 120 USD = 109.200 USD ‘nın ödeme günündeki TCMB Döviz Satış Kuru Karşılığı Türk Lirası üzerinden ödenebileceği Mahkemeniz takdirlerinde mütalaa edildiği, sözleşmenin ... tarafından derdest davanın davacısına devri ile davacı teknik olarak sıfatı haiz hale geleceği, sözleşmenin devri ile Tüm hak ve yükümlülüklerin ve borçları ile birlikte ... A.Ş’ne geçmiş olduğu da dikkate alındığında Asıl Dava ve Bileşen dava dosyalarına ilişkin olarak rapordaki tespitin, tarafların iddiaa ve savunmaları çerçevesinde: asıl davada, davacı ... A.ş, birleşen davada ise ... A.Ş taraflar arasında imzalanan sözleşmelere dayanarak davalı tarafından İmzalanan 31.12.2014 tarihli Ürün Alım Taahhütnamesi çerçevesinde Eksik Ürün Alımından kaynaklan Kar Mahrumiyet talebinin ( 5 yıllık Sözleşme dönmendeki toplam eksik ürün üzerinden) talep edebileceği, ancak bu beş yıllık süre içinde dava dışı ... tarafından eksik ürün sebebi ile bir tahsilat yapılmış ise herhalde bu tahsilatın davacı tarafından tahsili mümkün alacaktan düşülmesi de gerekeceği, tarafların diğer taleplerinin Mahkememiz takdirlerinde olduğu belirtilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 26/12/2022 tarihli ek raporda:
Mahkememizce celp edilen davalı şirketin bağlı olduğu ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dosyaya gönderilen 14.11.2022 tarihli yazı ekinde, davalıya ait 2019-2020 ve 2021 yılı Kurumlar Vergi Beyannamelerinde, Davalının Faaliyetleri, Bilanço ve Gelir Tablolarının yer aldığının görüldüğü, beyannamelere göre davalı şirketin kayıtlı ve tamamı ödenmiş sermayesinin 300.000,00 TL olduğu, dosyaya gönderilen davalı şirketin bilanço ve gelir tablosu üzerinden tespit edilen özet tablosunun raporda ayrıntılı şekilde düzenlenmiş olduğu, davalı şirket bilançolarında da görüleceği üzere davalı şirketin ödenmiş sermayesi olan 300.000.00 TL’nın öz kaynaklar içerisinde fazlasıyla muhafaza edildiği, davalı şirketin özkaynaklarının: 2019 yılında 1.290.258.99 TL, 2020 yılında 1.302.938.96 TL, 2021 yılında 1.363.053.19 TL tutarda olduğu ve ödenmiş sermayenin tamamının öz kaynaklar içinde korunduğu ve şirketin batık durumda olmadığının tespit edildiği, faaliyetlerinden; 2019 yılında 29.834.26 TL, 2020 yılında 12.579.,97 TL, 2021 yılında 60.214.22 TL net kar sağladığı, kar mahrumiyeti talebiyle ilgili olarak, kök raporun sonuç kısmında da belirtildiği üzere gerek Asıl dava yönünden gerekse birleşen dava yönünden davacı talepleri ile ilgili olarak rapor tarihine en yakın 31.12.2021 tarihli Mali Tabloları esas alındığında: Kar Mahrumiyeti bedeli olarak tespit ve hesaplanan Asıl davada; davalı kayıtlarına göre : 126 ton eksik ürün karşılığı 7.360.00 USD, davacı kayıtlarına göre (5 yıllık dönem sonunda) 172 ton eksik ürün alımından dolayı 10.320.00 USD tutarında Kar Mahrumiyeti hesaplandığı, Birleşen dosyada ise: davalı kayıtlarına göre, 471 ton x 120 USD= 56.520 USD Kar Mahrumiyeti, davacı kayıtlarına göre ise; 910 ton x 120 USD = 109.200 USD kar mahrumiyeti hesaplandığı, davalı şirketin Mali tablolarına göre, faaliyetlerinden sağlanan net kar ile gerek asıl davada, gerekse birleşen dava yönünden talep edilebilecek Kar Mahrumiyet tutarlarını ödemede mevcut karlılık durumu ve kur farkı riskinin bulunduğu da nazara alındığında zorlanabileceği, davalı şirketin mevcut öz kaynak yapısı ile hesaplanan tutarların (7.360.00 USD + 56.520 USD= 63.880 USD) Şirket öz kaynaklarının güncel Döviz kurları nazara alındığında (1.191.362 TL ) şirket öz kaynaklarının (1.363.053.19 TL öz kaynak) % 88’nin kaybedileceği, 10.320. USD + 1209.200 USD = 119.520 USD üzerinden güncel döviz kurları (18,65 TL/USD) nazara alındığında da (2.229.048 TL) şirket öz kaynaklarının (1.363.053.19 TL öz kaynak) tamamının kaybedileceği, her iki halde de, asıl ve birleşen davalarla ilgili kök raporda hesaplanan Kar Mahrumiyet bedellerinin Şirketin Ekonomik mahvına sebep olabileceği hususunun ve tarafların diğer taleplerinin Mahkememiz takdirlerinde olduğu belirtilmiştir.
Dosya Akaryakıt uzmanı ve Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 18/01/2024 tarihli raporda: Asıl dava yönünden; sözleşme tarihi olan 31.12.2014 tarihli döviz kuru esas alındığında, 5 yıl süre için hesaplanan 87.920,96 USD’nin TL karşılığı 204.952,54 TL, son dönem eksik alımlarına ilişkin hesaplanan 23.354,21 USD’nin TL karşılığı 54.441,00 TL olarak hesaplandığı, Birleşen Dava yönünde; sözleşme tarihi olan 31.12.2014 tarihli döviz kuru esas alındığında, 5 yıl süre için hesaplanan 293.830,320 USD ‘nin TL karşılığı 684.947,86 TL, son dönem eksik alımlarına ilişkin hesaplanan 79.485,36 USD’nin TL karşılığı 185.288,32 TL olarak hesaplandığı, hesaplanan kar mahrumiyetlerinin (veya mahkemenin takdiri doğrultusunda Cezai Şart) 31.12.2014 tarihli döviz kurları bazında TL karşılıklarında her iki dava yönünden son 1 yıllık kısmının talep edilebileceğinin kabul edilmesi halinde dahi asıl dava yönünden 54.441,00 TL ve birleşen dava yönünden 185.288,32 TL olmak üzere toplam 239.729,32 TL tutara tekabül ettiği, davalının 2014 yılı sermayesinin 300.000 TL’nin % 80 ‘lik kısmına ve özvarlığının % 24 ‘lük kısmına tekabül ettiği, davalı tarafından maddi duran varlıklarındaki mevcutlarının güncel değerlerinin hesaba dahil edilmesi gerektiği yönünde itirazda bulunulmuş ise de son 1 yıllık eksik alımlara ilişkin hesaplanan tutarları dahi 2014-2022 yıllarındaki ortalama dönem karlarının üstünde kaldığı belirlenmiş olmakla, eksik ürünlere ilişkin hesap edilen tutarların davalının iktisadi mahvına yol açabileceği, tenkisi hususunda takdirin Mahkememize ait olduğu, davacının talep ettiği eksik alımlara ilişkin alternatifli yapılan hesaplamaların ve diğer incelemelerin nihai takdirinin Mahkememize ait olduğu belirtilmiştir.
Asıl dava, taraflar arasındaki akaryakıt sözleşmesinin feshi nedeni ile sözleşmedeki alım taahhüdünün davalı tarafça yerine getirilmemesinden kaynaklı olarak ürün alım taahhüdünden kaynaklandığı iddia edilen alacağın tahsili talebine ilişkindir. Birleşen dava, taraflar arasında imzalanmış olan akaryakıt bayilik sözleşmesi ve fesih protokolünden kaynaklı olarak cezai şart alacağının tahsili talebine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Asıl davada davacıya devredilen ... ile davalı arasında 312.12.2014 tarihli 5 yıllık çerçeve sözleşme ile bunun eki mahiyetinde ürün alım sözleşmesi imzalanmıştır. 14.06.2018 tarihli devir protokolü ile Lokuil'in tüm hakları davacıya devredilmiştir.
Sözleşme süresinin sonunda, 31.12.2019 tarihinde taraflar arasında Fesih Protokolü imzalanmış ve davalı tarafından yukarıda anılan Ürün Alım Taahhütnamesi uyarınca sözleşme döneminde almayı üstlendiği miktardan 1465 ton eksik ürün alımında bulunulduğu ve bu nedenle doğmuş kar mahrumiyeti borcunundavacıya ödeneceği kabul, beyan ve taahhüt edilmiştir.
Her şeyden evvel davalı taraf, bir yıllık periyotlarda istenmeyen eksik alım bedellerinin daha sonra istenemeyeceği yönünde itirazları olmuş ise de, eldeki sözleşme yıllık sözleşme ya da sürenin sonunda belirsiz süreli hale gelmiş bir sözleşme olmayıp, 5 yıl süre ile yapılan bir sözleşmedir. Eldeki talepler de sözleşme süresi içerisinde yapılmayan eksik alımlara mütedair olduğundan, bu itirazlara itibar edilmemiştir. Bunun için, sözleşme süresi boyunca yapılmayan eksik alımların bedelinin tamamının davacı tarafça sözleşmeler çerçevesinde talep edilebileceği kanaatine varılmıştır. Öte yandan 2020/256 E sayılı dosyaya davalının verdiği 15.06.2021 tarihli cevaba cevap dilekçesinde de fesih protokolü kabul edilmiştir. Bununla beraber, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacı ile davalı alım kayıtlarının birbiri ile uyuşmadığı da gözlemlenmiştir. Sözleşmenin 7 ve 20. Maddelerine göre bu durumda davacının kayıtlarına itibar edileceği hüküm altına alındığından, davacı kayıtlarına itibar etmek gerekmiştir. Bu minvalde mahkememizce aşamalarda bilirkişi heyetlerinden kök ve ek raporlar, hatta itirazlar sebebiyle yeni bir heyetten bilirkişi raporları aldırılmıştır. Buna göre; ... tarafından 13.04.2015 tarihinde keşide edilen ihtarname ile 31.12.2014-30.12.2015 tarihleri arasında sözleşme yılında 251,967 eksik ton ürün alımı tespit edildiği ve sözleşme yılı için 15.118,02 USD cezai şart tahakkuk edildiği, taahhütlerin yerine getirilmesi gerektiği, belirtilen cezai şart bedellerine ve fazlaya ilişkin haklarının saklı tuttuklarını ihtar ettikleri ... tarafından 15.03.2018 tarihinde keşide edilen ihtarname ile 31.12.2015 -30.12.2017 tarihleri arasındaki sözleşme yılında 218,186 ton eksik ürün alım olduğu, kar mahrumiyeti alacakların tahakkuk etmiş olduğu , ürün ikmaline devam etmiş olmalarının kar mahrumiyeti alacaklarından feragat ettiği anlamına gelmediği ihtar edildiği mevcuttur. Davacının incelemeye sunulan fatura kayıt döküm içeriğinde faturaya konu kg ve lt birim miktar olarak yer aldığı belirlenmiş, sözleşmelerde ton hesabı olmakla kg olan birim üzerinden ton hesaplaması yapılmıştır.¸ Birleşen dava yönünden ise;
Davacı tarafından sunulan davalının kaşe ve imzasına havi fesih protokolü içeriğinde yer alan eksik alım tutarının 2438 ton olduğu, kar mahrumiyetinin bu durumda taleple bağlı 292.560 USD olacağı hesaben belirlenmiştir. Bilirkişilerce 2.448,59 ton eksik alım sözleşme döneminde aşağıdaki şekilde tespit edilmiştir.
E Eksik alımların, sözleşme hukukundaki salt cezai şartlar gibi değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, sözleşmeye göre tarafların ifa ile yükümlü oldukları edimler, olağan borçlar olduğu kabul edilerek, davalının mahvına sebebiyet verip vermeyeceği husus da nazara alınamamıştır. Anılan gerekçe ile taleple bağlı kalınarak, asıl davada davanın ıslah edilmiş haliyle ve birleşen davanın da açıldığı şekliyle kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Asıl Davanın KABULÜNE,
87.900,00 USD 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Bu asıl alacağın 1.000,00 USD lik kısmına 09/04/2021 tarihinden, geriye kalan kısmına da 27/02/2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı faiz kanunun 4/a maddesine göre faiz işletilmesine,
2.Birleşen davanın KABULÜNE,
1.000,00 USD 'nin 14/04/2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı faiz kanunun 4/a maddesine göre işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Asıl dava yönünden: a-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 185.626,14-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 46.406,54-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 139.219,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, b-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 358.915,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Davacı tarafından yapılan; 139,68-TL Peşin/nisbi Harcı, 46.266,86-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 46.406,54TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
4.Birleşen dava yönünden: a-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 557,76-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 139,45-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 418,31-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, b-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 8.165,20-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Davacı tarafından yapılan; 139,45-TL Peşin/nisbi Harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
5.Davacı tarafından yapılan 11.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 890,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.390,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/11/2024 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)