1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato Tasdiki davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 20.02.2019 tarihinden beri ... Ticaret Odası'na bağlı olarak ... adresinde süt ve süt ürünleri ile diğer şarküteri ürünlerinin toptan satışı alanında ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, Müvekkili şirketin 2023 yılında yaklaşık 150.000.000, TL cirosu ile sektörün önde gelen gıda toptancılarından birisi olduğunu, müvekkili şirketin sermayesinin 20.000.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin ürün portföyünde, ülkemizin önde gelen et ve süt ürünleri markaları bulunduğunu, küresel kriz, lojistik ve enerji maliyetlerindeki yükseliş ve yüksek faiz oranları nedeni ile nakit paraya erişimin hayli zor ve yüksek maliyetli olması ve tüm bunlarla birlikte gelen genel tahsilat sıkıntısı nedeni ile ödeme yükümlülüklerinin ifasında bazı aksamalar meydana geldiğini, müvekkilinin bir tacir olarak öngörülü hareket etmiş ve neticede kur dalgalanmalarının olduğu dönemde dahi oldukça ciddi miktarlarda ürün tedarik ederek; ekteki bilanço ve mizanlar ile sabit olduğu üzere önemli miktarda ürün ve hammadde stoğu mevcut olduğunu, konkordato teklifinin ciddi, inandırıcı, somut, gerçek bir duruma dayandığını, alacaklıları zarara uğratma kastının olmadığını, müvekkili şirketin teklifinin tam olarak uygulanması halinde borçlulardan herhangi birinin zarar görmeyecek olup borçların da herhangi bir eksiltme olmadan ödeneceğini, müvekkili ...'in, müvekkili şirketin tek yetkilisi ve ortağı olduğunu, ...'in yetkilisi olduğu şirketin mizanda ve bilançoda görünen kredilerine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla taraf olduğunu, bu haliyle gerek mal varlığının icrai satış tehdidi, gerekse sair icra tehditleri ile karşı karşıya kalacağını, bu icra tehdidi halinde şirketine gerekli zaman ve ihtimamı gösteremeyecek hem de şahıs borçlarını kısa vadede ödeyemeyeceğinden konkordatoya müracaat zorunluluğu hasıl olduğunu, davacı şirketin konkordato projelerinin başarıya ulaşmasıyla birlikte müvekkili ...'in şahsi kefaletinin/aval veya cirosunun bulunduğu borçların sona ereceğini, müvekkili şirketin 2019 yılından beri aynı ünvan ve iş kolunda ticari faaliyetlerini sürdürmekte olup, sektörün tanınan markalarından biri olduğunu, gerek müşteri portföyü, gerek elinde bulundurduğu bayilikleri ile başlı başına bir değere sahip olduğunu, işletme sermayesi ihtiyacının karşılanması amacıyla yeni ortak adayları ile muhtelif görüşmeler yapılmış ve yapılmaya da devam ettiğini, ancak ortak adayı, hisse satışı veya kar ortaklığı kararını uygulayabilmek için müvekkillerinin alacaklılarca haciz yolu ile çalışamaz hale gelmesi çekincesini belirttiğini, bu gerekçe kaynak aktarımını geciktirmekte olduğundan işbu konkordato talebinde bulunularak şirketin faaliyetlerine devamının sağlanması ve borçların belli bir vadede tasfiyesinin sağlanması amaçlandığını, müvekkillerinin tasfiyesi halinde alacaklıların alacağına tam olarak kavuşması mümkün olmadığını, iflas halinde müvekkillerinin varlıkları hem parça parça satılacak hem de değerinin çok çok altında satılacağını, ayrıca şirketin devam eden projeleri yarım kalacağından bu projeler için bu zamana kadar yapılan tüm harcamalar da boşuna gitmiş olacağını, ayrıca projelerin tamamlanmasıyla gelecek olan kaynaklardan da müvekkillerinin mahrum kalacağını, bu durumda hem ekonominin temel taşlarından olan bir işletme ortadan kalkacak hem de alacaklılar alacağına kavuşamayacağını, müvekkillerinin iş bu konkordato projesi çerçevesinde faaliyetlerini sürdürmesi ve konkordato planının gerçekleştirmesi halinde, alacaklıların alacağına kavuşmasına ve alacaklıların menfaatlerine uygun ve olumlu katkı yapacak yapının ortaya çıkması somut olarak planlandığını belirterek;
İİK..'nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları (prim, idari para cezalan dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, hangi sebebe dayanırsa dayansın davacı müvekkiller aleyhine yeni takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulmasına, tedbir tarihinden sonra uygulanan haciz, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına, Davacı müvekkilleri hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasına, Davacı müvekkillerinin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacı müvekkillerine ödenmesine, Davacı müvekkillerinin muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacakların davacı müvekkillerine iadesine, Davacılara ait olup haczedilen araçların kayıtlarına konulan yakalama şerhlerinin kaldırılmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine,
İşbu karar tarihinden sonra alacaklı bankalarda davacılara ait hesaplara gelecek paralar ile ilgili, ilan tarihinden önce muaccel hale gelmiş kredi ve başkaca alacaklar için yapacakları rehin, takas uygulamalarının İİK 294. maddesi yollaması ile İİK' nin 200.maddesinin 1, 2 ve 3. fıkrası kapsam ve şartlarında tedbiren durdurulmasına, davacıların bankalardaki hesaplarına yatırılan paralara bankalarca rehin veya takas hükmünde olmak üzere konulan ve uygulanan blokajların kaldırılmasına ve blokaja tabi tutulan bedellerin davacıların ilgili banka hesabına davacıların kullanımına sunulmak üzere iadesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine,
Davacılar tarafından banka ve finans kuruluşlarına tahsil, takas ve teminat olarak verilmiş olan çek, senet ve her türlü kıymetli evrakın davacılara iadesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Davacı müvekkillerinin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. Şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, Davacı müvekkillerine ait çeklerin arkasının karşılıksızdır olarak yazılmasının önlenmesi, senetlerin protesto edilmesinin önlenmesine, bu konuda ilgili bankalara ve kurumlara müzekkere yazılmasını, Davacı müvekkillerinin bankalar nezdindeki teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulması, zımnında yargılama neticesine kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve müvekkillerine komiser tayinine,
Öncelikle İcra Ve İflas Kanunu'nun 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına geçici İİK.
285.maddesi çerçevesinde geçici mühlet neticesinde İcra Ve İflas Kanununun 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına yargılama neticesinde İİK.
305.ve diğer maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Talep, borçlular tarafından ikame edilen adi konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukukî çözüm işlemidir (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 709).
Konkordato 2004 sayılı Kanun'da tanımlanmamış ise de; öğretide konkordato, dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi borçlarının alacaklılar tarafından kanunda gösterilen nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve yetkili makamın (mahkemenin) onayı ile gerçekleşen ve borçlunun borcun bir kesiminden kurtulmasını ve/veya ödeme şeklinin borçlu yararına değişmesini sağlayan, haciz ve iflâs gibi klasik ve borçlu bakımından sert cebri icra yöntemlerinin yerine ikame edilmiş bir kolektif icra biçimidir (Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, C. IV, İstanbul 1997, s. 3585; Süha Tanrıver, Adnan Deynekli, Konkordatonun Tasdiki, Ankara 1996, s. 29; Serdar Kale, Sorularla Konkordato (İflas Dışı ve İflas İçi Adi Konkordato), İstanbul 2017, s. 2; Hakan Pekcanıtez, Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkortado, İstanbul 2018, s. 4; Sümer Altay, Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, İstanbul 2019, s. 10, 15).
Konkordato kurumu ile ilgili farklı ayrımlar yapılmaktadır. Bunlardan ilki, mahkeme dışı ve mahkeme içi konkordato ayrımıdır. Mahkeme içi konkordato içeriğine göre vade, tenzilat ve karma konkordato olarak ayrılmaktadır. Sözü geçen sınıflandırmaya göre, borçlunun borcunu tam olarak ödemeyi vaat etmesi ve bunun için alacaklıların borçluya ödeme süresi tanımaları veya borcun itfasını takside bağlamaları hâlinde vade konkordatosu; borçlunun borçlarının belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu; tenzilat ve vade konkordatosunun bir araya getirilmesiyle teşekkül eden konkordatoya ise karma (bileşik) konkordato denilmektedir. Yapıldığı zamana göre ise; iflâsa tâbi olmayan borçlular ile iflâsa tâbi borçlulardan henüz iflâsına karar verilmeyenlerle yapılan konkordatoya iflâs dışı konkordato; müflisin teklif ettiği konkordatoya ise iflâs içi konkordato denilmektedir.
Mahkeme içi adi konkordato 2004 sayılı Kanun'un 285 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş ve konkordatoya başvurabilecek kişiler 2004 sayılı Kanun'un 285 inci maddesinde “herhangi bir borçlu” denilerek açıklanmıştır. Kanunun bu ifadesi karşısında tüzel kişiler ile tacir olup olmadığına bakılmaksızın bütün gerçek kişilerin konkordatoya başvurabileceği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı Kanun'un 285/2 inci maddesindeki düzenleme uyarınca konkordatoya başvuru imkânı sadece borçluya tanınmamıştır. İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı da gerekçeli bir dilekçe ile borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir.
Borçlu, konkordato mühletinin kapsadığı ve mühlet hükümlerinin devam ettiği dönem içerisinde komiserin denetimi altında 7101 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin öngördüğü sınırlamalar içerisinde mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunmak imkânını kural olarak muhafaza eder. Asliye ticaret mahkemesi komiserin veya borçlunun makul sebeplere dayalı talebi üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatarak, geçici mühlet süresini beş aya yükseltebilir. Geçici mühletin ilânı ve ilgili kurumlara bildirilmesinden itibaren, alacaklılar ilândan başlayarak yedi gün içerisinde borçluya kesin mühlet verilmesini gerektiren durum bulunmadığını delilleri ile birlikte ileri sürerek konkordato talebinin reddini isteyebilirler (2004 sayılı Kanun md. 288).
Geçici mühlet içinde mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Bu süreçte geçici komiser duruşmadan önce raporunu mahkemeye ibraz eder. Mahkeme yapacağı değerlendirmede itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır (2004 sayılı Kanun md. 289/2).
Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir (2004 sayılı Kanun md. 289/3). Gerekiyorsa geçici komiser veya komiserler değiştirilerek yeni bir görevlendirme yapılabilir veya geçici komiserlerin görevine devam etmesine karar verilerek dosya komisere teslim edilir.
Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır.
Geçici mühlet aşamasında; geçici mühlet kararı verilebilmesi için davacının İİK. m. 286 gereği, dava dilekçesi ekinde, konkordato ön projesini, borçlunun malvarlığının durumunu gösteren belgeleri, alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren listeyi, konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tabloyu, konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporunu mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Mahkemece, bizzat veya bilirkişi marifetiyle yapacağı inceleme neticesinde bu belgelerin tam olduğunun tespit edilmesi halinde İİK. m. 287/1 gereği borçluya derhal üç ay geçici mühlet verilmesi gerekir. Şartları mevcut olduğunda İİK. m. 287/4 gereği 3 aylık geçici sürenin 2 ay uzatılmasına karar verebilir.
İİK 286.maddede belirtilen belgelerin şeklen sunulduğunun tespiti üzerine mahkememizce borçlu hakkında 10.09.2024 tarihi saat 11:00'den itibaren üç ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş ve konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının incelenmesi başka bir deyişle davacının mali durumunun düzelmesinin mümkün olup olmadığı veya konkordato teklifinin tasdik şartlarının yerine gelip gelemeyeceğinin tespiti amacıyla alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak 30.01.2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan konkordato komiserliği ve alacaklılar kurulana dair yönetmeliğin 4.ve devamı maddeleri kapsamında konkordato komiser heyeti görevlendirilmiş, komiser heyeti 10.09.2024 tarihi itibarıyla davacının faaliyetlerini nezaret etmek suretiyle görevine başlamış geçici mühletin sona ereceği tarih dikkate alınarak duruşma gün ve saati belirlenerek geçici mühlet kararı ilan edilmiş ve İİK 288. maddesi uyarınca ilgili yerlere bildirilmiştir. Konkordato gider avansının depo edildiği anlaşılmıştır. Davacı şirketin konkordato başvurusunda bulunmasına dair ortaklar kurulu kararının sunulduğu ve davacı vekilinin konkordato talep etme yetkisini içeren özel vekaletname ibraz ettiği anlaşılmıştır.
Konkordato geçici komiser heyetinin 18/09/2024 havale tarihli ön raporunu sunduğu, raporda; ''Dosyada mevcut bilgi, belgeler ve davacı beyanları, 13.09.2024 tarihinde borçlulara ait iş yerinde yapılan incelemeler ile sınırlı olmak üzere; konkordato talep eden davacılar tarafından dosyaya ibraz edilen belgelerin İİK’nın 286. maddesi ve 30.01.2019 tarihli Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkında Yönetmelik uyarınca yapılan incelemede; a. Davacı (Borçlu) ... ŞİRKETİ tarafından dava dilekçesi ekinde sunulması gereken belgelerin (İş bu raporumuzda belirtilen eksiklikler haricinde) sunulmuş olduğu, b. Ön raporun mevzuat gereği bir haftalık sürede Sayın Mahkemenize sunulması gerektiği ancak şirket yetkililerinden eksikliklere ilişkin olarak ek bilgi ve belge talep edildiği söz konusu bilgi ve belgelerin heyetimize sunulması sonrası düzenlenecek ilk aylık raporumuzda daha detaylı bilgilendirmeler yapılacağı, c. Davacı (Borçlu) ... adına konkordato geçici mühleti talep edilmiş olunmasına karşın, Ön Projesinin, borçlunun mal varlığının durumunu gösterir belgelerin, alacaklı ve alacak listesinin sunulmamış olduğu," yönünde görüş ve kanaatini bildirdiği,
Konkordato geçici komiser heyetinin 07/11/2024 havale tarihli nihai raporunda ise; raporda; ''Borçlu şirket merkezinde yapılan toplantılar, dosyada mevcut bilgi ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler, borçlu şirket yetkilileri ve ortakları beyanları, geçici mühlet süresinde nezaret görevi neticesinde; Şirketin genel olarak faaliyetlerine devam ettiği, Geçici konkordato komiser heyeti tarafından mersis (Merkezi Sicil Sistemi) kayıtlarında yaptığı incelemede, borçlu şirket yetkilisi ...’in borçlu şirketin merkez nakli için yeni bir başvuru yaptığının tespit edildiği, bu başvuru uyarınca şirket merkezi “...” ye nakledilmek istendiğinin tespit edildiği, 22.10.2024 tarihinde yapılan toplantı için şirket merkez adresine gidildiğinde, şirketin tabelalarının sökülmüş olduğunun görüldüğü, Şirketin dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu 31.07.2024 tarihli mali verilerinin, komiser heyetine ticari defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeni ile defter kayıtları ile uyumlu olup olmadıkları yönünden bir değerlendirme ve tespit yapılamadığı, Komiser Heyeti tarafından yapılan toplantılar ve gönderilen yazılı ihtarlara rağmen, şirketin ticari defterleri, banka hesap ekstreleri, Geçici Mühlet tarihli (10.09.2024) mali verileri ve hesap muavinlerinin komiser heyetine sunulmadığı, 10.09.2024 geçici mühlet tarihinden iş bu rapor tarihine kadar, borçlu şirket tarafından yapılan alımlara, kira borçlarına, personel borçlarına, vergi ve sosyal güvenlik kurumu prim borçlarına, günlük ticari faaliyetin devamlılığı için gerekli olan zorunlu (yeme-içme-yakıt vb) giderler için komiser heyeti onayına sunulan her hangi bir harcama/ödeme talimatı onayı bildirilmediği, Komiser Heyeti tarafından 03.10.2024 tarihinde, şirket stokları, taşıtları, demirbaşları ve ... adına kayıtlı olan taşınmazın rayiç değer tespiti yapılması için Bilirkişi Atama Kararı alınmış ve ilgili karar davacı şirket yetkilisi ve vekili ile bilirkişilere görevlendirme belgeleri verilmiş olunmasına karşın, davacı şirket yetkilileri tarafından bilirkişilere de gerekli belge ve bilgiler sunulmadığından görevlendirilen bilirkişilerce raporlar sunulamamış ve heyetimizce Rayiç Bilanço çalışması yapılamamış olduğu, Sayın mahkeme tarafından 21.10.2024 tarihlinde görevlendirilen Bilirkişi Heyetine sunulan kaydi mali verilere göre (defter kayıtları ile uyumlu olup olmadıkları yönünden bir değerlendirme ve tespit yapılamadığı); 10.09.2024 tarihi itibari ile 165.623.689,19 TL satış hasılatı gerçekleştirdiği ve 13.153.700,73 TL zarar ettiği, Sayın Mahkemece görevlendirilen Bilirkişi Heyetine sunulan mali verilere göre, şirketin geçici mühlet tarihi olan 10.09.2024 tarihi itibari Kaydi Bilanço bilgilerine + 34.362.298,58 TL Öz Varlığının bulunduğu ve borca batık olmadığı, Rayiç bilanço çalışmaları için heyetimizce bilirkişi görevlendirmesi yapılmasına karşın, davacı şirket yetkilileri tarafından bilirkişilere de gerekli belge ve bilgiler sunulmadığından görevlendirilen bilirkişilerce raporlar sunulamamış ve heyetimizce Rayiç Bilanço çalışması yapılamadığı ve borçlu şirketin Rayiç Bilanço bilgilerine göre borca batık olup olmadığının tespit edilemediği, ...Ltd. Şti. ortağı ve yetkilisi ...’in şirketin banka ve finans kurumlarına olan kredi borçlarına kefil olduğu ve şirketin konkordato talep etmesi nedeniyle şahsi konkordato talep ettiği, şirket ön projesinden bağımsız bir Konkordato Projesi sunulmamış olduğu, İİK m.286’de öngörülen başta konkordato ön projesi olmak üzere konkordato talebine eklenecek belgeleri tamamlamaması nedeniyle kendisi hakkında konkordato geçici mühletinin kaldırılması ve konkordato talebinin reddedilmesi gerektiğinin değerlendirildiği, ... TC Kimlik Numaralı Borçlu ...’in Gelir İdaresi Başkanlığı, Türkiye Ticaret Sicili ve ... Ticaret Odası kayıt bilgilerine göre yapılan sorgulamasında yalnızca potansiyel vergi mükellefiyeti olduğu, dolayısı ile faal bir vergi mükellefiyeti bulunmadığı, Türkiye Ticaret Sicili kayıtlarında yapılan sorgulamasında kendi adına ticaret siciline kayıtlı bir işletmesinin mevcut olmadığının görüldüğü ve bu hali borçlu ...’in tacir sıfatına haiz olmadığının değerlendirildiği, Haklarında geçici mühlet kararı verilmiş olan borçluların geçici konkordato komiser heyetinin talimatlarına uymamak suretiyle konkordato sürecinin İİK’da öngörülen şekilde işlemesine engel olmaları, borçluların mali konulardaki çelişkili beyanları, ticari faaliyetleri kapsamında her hangi bir ödeme onay talimatı, ücret, kira, vergi ödemesi vb. işlemin yapılması yönünde komiser heyetine sunulan herhangi bir işlemin bugüne kadar gerçekleşmemiş olması, komiser heyetinden habersiz olarak şirket merkezinin nakli konusunda yapmış oldukları başvuru; borçluların konkordatonun sağlamış olduğu tedbirlerden haksız olarak yararlandığı kanaati oluşturduğu, nihai taktir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, öncelikle hem borçlu şirket hem de ... yönünden Geçici Mühlet kararının kaldırılması ve borçlu şirket hakkında İİK m.292/1,c fıkrası gereği iflas kararı verilebileceği gibi, İİK m.297/3 düzenlemesi de göz önüne alınmak suretiyle şirket hakkında ölçülülük ilkesi kapsamında Geçici Mühletin kaldırılması ile konkordato talebinin reddine karar verilmesi ile de yetinilebileceği," yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.
Mahkememizin 21/10/2024 tarihli ara kararı ile dosya Yeminli Mali Müşavir ..., İcra İflas Hukukunda ... ve Makine mühendisi ... 'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek borçlu şirket açısından mevcut mali tablolar, borçlu şirketin mevcut dönen ve duran varlıkları, stoklar, borçlu şirketin Kurumlar Vergi Beyannameleri ve bilanço gelir tablosu mali verilerinin, firmanın faal olup olmadığının, mükellefiyetle ilgili güncel genel bilgilerin, beyanname verme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin, işyeri adresinde yapılan son işyeri yoklama tutanağının, işyerinin, dükkan, depo, şube gibi işyeri olup olmadığının, muhtasar beyannamede yer alan toplam işçi sayısı ve fiilen borçlu şirketin borca batık olup olmadığını tespit etmeye yarayacak tüm aktif ve pasiflerin rayiç değerleri ile ilgili inceleme yapılması, gerek komiser heyeti gerek dosyada bilgisine başvuruluna diğer teknik bilirkişi raporları denetlenerek ve şirket merkezinde inceleme yapılarak güncel fiili borca batıklığın tespiti ile borçlu şirketin borca batık durumda olup olmadığı, batık ise hangi tutarda batık olduğu hususlarının fiili ve güncel olarak tespitinin araştırılması ve davacı gerçek kişinin iflasa tabi şahıslardan olup olmadığı konusunda rapor düzenlenmesi istenilmiş bilirkişiler tarafından sunulan 14/11/2024 havale tarihli bilirkişi raporda özetle, Borçlu şirketin TTK m. 376 ve İİK m. 179 kapsamında borca batık durumda olup olmadığının tespitine ilişkin olarak Heyetimizce yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde; a) Borçlu şirketin merkez adresinin “... “ olduğu, b) Borçlu şirketin faal olduğu ve Eylül 2024 dönemi itibariyle 7 çalışanının bulunduğu, c) Borçlu şirketin beyanname verme yükümlülüklerini yerine getirdiği, d) Borçlu Şirket’in 10.09.2024 rayiç değer bilançosuna göre; • Varlıklarının (+): 153.061.503,47 TL, • Borçlarının (-): 127.789.657,29 TL, • Şirketin özkaynaklarının(+) 25.271.846,18 TL olarak hesaplandığı ve bu kapsamda borçlu şirketin borca batık durumda olmadığı e) Ancak 10.09.2024 itibariyle borçlu şirketin aktif toplamının % 52’sini stokların oluşturduğu, şirket stoklarının 70.813.941,51 TL ile en büyük varlık kalemi olduğu, şirket stoklarının tespit edilecek rayiç değerinin de şirketin borca batık durumda olup olmadığını önemli ölçüde etkileyeceği, ancak, Mahkemece belirlenen bilirkişi heyetimizde stoklara ilişkin rayiç değer tespiti yapabilecek uzman teknik bilirkişinin bulunmaması nedeniyle rayiç değer tespitinin yapılamadığı ve stokların kaydi bilançodaki kayıtlı değeriyle rayiç bilançoda gösterildiği, f) Borçlu şirketin 10.09.2024 tarihli bilançoya göre şirket ortağından 24.881.163,94 TL alacağının bulunduğu, şirket ortağının da konkordato talep ettiği, borçlu şirketin konkordato talep etmiş olan ortağından olan alacağının tahsil edilebilirlik durumunun da şirketin borca batık durumda olup olmadığının tespitinde etkili olacağı, g) Davacı gerçek kişinin tacir sıfatına haiz olmadığından iflasa tabi şahıslardan olmadığı yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir.
Mahkememizin 15.11.2024 tarihli ara kararı ile davacı şirkete ve davacı vekiline ayrı ayrı muhtıra çıkarılarak davacı şirketin stoklarının bulunduğu depo/işyeri adresini bildirmek üzere mühletin sona ereceği tarih de dikkate alınarak 3 günlük süre verilmiş aksi halde (komiser heyetine ticari belge ve bilgilerin ibraz edilmediği de gözetilerek ) bilançoda stok kaydında 70.813.941,51 TL değerinde görünen stokların gerçekte mevcut olmadığı, davacı şirketin güncel rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu kabul edilerek yargılamaya devam olunacağı ihtar edilmiş süresinde stokların bulunduğu depo veya işyeri açık adresi bildirildiğinde 22.11.2024 günü saat 11:00 'de mali bilirkişi ile gıda mühendisi bilirkişisince bildirilen adreste; süresinde adres bildirilmediği takdirde şirket merkezinin bulunduğu "..." adresinde yerinde inceleme yapılarak stoklar fotoğraflanmak suretiyle rayiç değerlerinin tespit edilmesi için dosyanın önceki bilirkişi heyetine gıda mühendisi ( ...) ile stok sayımı konusunda ...'ın dahil edilerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş, davacılar vekiline yapılan ihtara rağmen stokların bulunduğu adres bilgisi ibraz edilmemiş bilirkişiler dosyaya sunulan stok bilgisine göre borca batıklık konusunda rapor tanzim etmişler ve 04.12.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle, Borçlu şirketin TTK m. 376 ve İİK m. 179 kapsamında borca batık durumda olup olmadığının tespitine ilişkin olarak yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde; borçlu şirketin faal olduğu ve Eylül 2024 dönemi itibariyle 7 çalışanının bulunduğu, borçlu şirketin beyanname verme yükümlülüklerini yerine getirdiği, borçlu şirketin 10.09.2024 rayiç değer bilançosuna göre; varlıklarının (+) 153.248.957,15 TL, borçlarının (-) 127.789.657,29 TL, şirketin özkaynaklarının (+) 25.459.299,86 TL olarak hesaplandığı ve bu kapsamda borçlu şirketin borca batık durumda olmadığı, borçlu şirketin 10.09.2024 tarihli bilançoya göre şirket ortağından 24.881.163,94 TL alacağının bulunduğu, şirket ortağının da konkordato talep ettiği, borçlu şirketin konkordato talep etmiş olan ortağından olan alacağının tahsil edilebilirlik durumunun da şirketin borca batık durumda olup olmadığının tespitinde etkili olacağı, davacı gerçek kişinin tacir sıfatına haiz olmadığından iflasa tabi şahıslardan olmadığı yönünde görüş ve kanaat belirtmişlerdir.
Borçlu şirketin komiser talimatlarına aykırı davranarak ticari kayıtlarını komiser ve mahkeme ihtarına rağmen ibrazdan kaçınması halinde borçlu şirketin borca batık durumda olup olmadığının araştırılmasına gerek bulunmamaktadır. (Kapatılan) Yargıtay 23.Hukuk Dairesi'nin ...Esas ... K sayılı onama ilamına konu istinaf kararında da aynı ilkeler benimsenmiştir. İİK.nun Geçici Mühlet başlıklı 287/5.maddesi "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." hükmünü içermektedir. 2004 sayılı İİK 'nın " Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292.maddesi" İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.
d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir.
İcra İflas Kanunun 292. Maddesindeki bu düzenleme ile kesin mühlet aşamasında konkordato talebinin reddini gerektirir durumların ortaya çıkması halinde tasdik aşamasına geçilmesini beklemeksizin kesin mühletin kaldırılarak borçlunun iflasına karar verilebileceği öngörülmektedir.
Kuşkusuz İİK'nun 292. maddesindeki borçlunun mal varlığının korunması için iflasın açılmasının gerekmesi, konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması, borçlunun İİK'nun 297. maddesine aykırı davranması, komiserin talimatlarına uymaması veya alacaklılarını zarara uğratma amacıyla hareket etmesi durumunda gerek kesin mühlet gerekse tasdik yargılamasında olsun konkordato dürüst borçlular için öngörülen ve iflasa nazaran alacaklıların daha iyi durumda bulunmasını öngören bir kurum olduğundan yukarıda sayılan durumların evleviyetle tasdik aşamasında ortaya çıkması halinde de konkordato tasdik talebinin reddi ile iflasa karar verilmesi mümkündür. Zira borçlunun konkordato talebinde bulunduğu aşamadan başlayarak konkordato sona erinceye kadar dürüstlük kuralını ihlal etmemesi ve konkordato hükümlerine aykırı hareket etmemesi gerekmektedir.
Borçlunun komiser talimatlarına aykırı davranarak şirketin gerçek mali ve finansal durumunun rapor edilmesinin engellendiği, mahkememizce ihtar edilmesine rağmen şirketin aktifinde görülen stokların bulunduğu adres bilgisinin açıklanmadığı, bu nedenle komiser heyeti tarafından rayiç değer bilançosunun ve borçlunun mali durumu ile ilgili rapor düzenleyemediği, bilirkişi heyetince dosya üzerinden rapor düzenlenebildiği ayrıca mühlet içinde mahkememizin ve komiser heyetinin onayı alınmadan borçlu şirketin merkez nakli için yeni bir başvuru yapılarak şirket merkezinin “...” ye nakledilmek için başvuru yapıldığı komiser heyeti raporları ile tüm dosya kapsamından açıkça anlaşılmakla İİK 292/1- c maddesi uyarınca borçlu şirket hakkındaki mühletin kaldırılmasına ve borçlu şirketin iflasına karar vermek gerekmiştir.
Dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre, davacının borçları, sermayesinde pay sahibi olduğu şirketin borçlarına kefil olmasından kaynaklanmaktadır. Tüzel kişi ve kefillerinin konkordato taleplerini aynı dilekçede birleştirilmesi mümkün olmakla birlikte konkordatonun tasdiki için gerekli koşulların her bir borçlunun şahsında gerçekleşmesi gerekir.
Borçlu, mahkemeye sunacağı konkordato ön projesinde kefalet borcunu hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, ödemelerin yapılması için mevcut mallarını satıp satmayacağını, kefalet borcu ödemesini yapabilmek için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını açıkça belirtmelidir. (Yeni Konkordato Hukuku, Editör Selçuk Öztek, 2. Baskı, sh. 148)
Somut olayda ise davacı gerçek kişi borçlunun, şirket sermayesinin tamamında pay sahibi olduğu şirketin borçlarına müteselsil kefaletinin bulunduğu belirtilerek mühlet ve tasdik talebinde bulunduğu buna karşılık davacının bağımsız bir konkordato projesinin bulunmadığı, davacı gerçek kişinin iflasa tabi şahıslardan olmadığı dikkate alınarak davacı gerçek kişinin konkordatonun tasdiki isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Konkordatonun tasdiki talebinin reddine,
... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ...ŞİRKETİ ve ... T.C Kimlik Nolu ... hakkında mahkememizce verilen geçici mühlet ve tüm tedbirlerin kaldırılmasına, Konkordato komiser heyetinin görevine son verilmesine, komiser heyetine görev süresiyle orantılı olarak aylık ücretinin ödenmesine, komiser heyetinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ'nin İFLASINA, iflasın 05/12/2024 günü saat 15:57 itibarıyla açılmasına, İflas tasfiyesinin İİK 308/2 maddesi uyarınca basit usulde yapılmasına, İflas avansının İflas Müdürlüğüne gönderilmesine, İflas kararının derhal İflas Müdürlüğüne ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine, ... ŞİRKETİ'nin konkordatonun tasdiki talebinin reddine ve geçici mühlet ve tüm tedbirlerin kaldırıldığına ve iflasına karar verildiğinin,
İİK 166.maddesinde belirtilen usulle, Ticaret Sicil Gazetesi ve Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan edilmesine ve kararın İİK 288.maddesinde belirtilen ilgili yerlere derhal bildirilmesine,
2.Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsil edilmesi gereken harç 427,60 TL harç peşin olarak alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3.Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,
4.Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.İİK 164/1 maddesi uyarınca gerekçeli kararın re'sen taraflara tebliğine,
Dair, borçlu vekili ve duruşmada hazır bulunan alacaklılar vekillerinin yüzlerine karşı, İİK 293/3 maddesi atfı ile İİK 164. maddesi uyarınca borçlu yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, alacaklılar yönünden kararın ilan tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/12/2024 BAŞKAN ÜYE ÜYE KATİP