12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2023/6808 E. , 2024/2259 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının İstemi Üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
Silifke Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/01/2022 tarihli ve 2021/90 soruşturma, 2022/144 sayılı kararı ile şüpheli hakkında taksirle yaralama suçundan, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara müşteki vekili tarafından yapılan itiraz üzerine Silifke Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/02/2023 tarihli ve 2023/253 değişik iş sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kesin olarak reddedildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.11.2023 tarihli ve 94660652-105-33-22444-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB-2023/122543 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB-2023/122543 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, müştekinin şüpheli tarafından işletilen Revizyon Güzellik Estetik Yaşam Merkezine giderek şüpheliye kaş silme işlemi yaptırdığı, silme işleminde enjeksiyon kullanılmasından dolayı göz bölgesinde yaralanmaya sebep olduğu iddiası üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, müştekinin şüphelinin enjeksiyon kullanarak işlem yaptığının soyut beyandan ibaret olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Şüphelinin güzellik uzmanı olduğunun sabit olduğu, deri ve zührevi hastalıkları uzmanı tarafından düzenlenen raporda da belirtildiği üzere şüphelinin enjeksiyon kullanma yetkisinin bulunmadığı, ancak olayda enjeksiyon kullanılıp kullanılmadığının belirli olmadığından bahsedildiği, Avukat...'nın 02/10/2020 tarihli ve Avukat...'in 16/04/2021 tarihli dilekçelerine binaen düzenlenen ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 03/05/2021 tarihli raporunda müştekinin yaralanmasının hayati tehlikeye neden olmadığı ve yüzde sabit iz niteliğinde olduğunun belirtildiği anlaşılmakla,
Müştekide yüzde sabit ize sebep olan işlemin enjeksiyon sonucu olabilecek bir yaralanma mı yoksa kullanılan maddelerden kaynaklanan bir yaralanma mı olup olmadığı, eğer kullanılan maddelerden kaynaklanan bir yaralanma ise bu maddelerin lisanslı olup olmadığı, şüphelinin olayda kusurunun bulunup bulunmadığı noktasında müştekinin geçirmiş olduğu tüm tıbbi süreçlerdeki belgeler temin edildikten sonra ilgili Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurullarından rapor alınarak sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Dosya içeriğine göre; doktor raporuna göre müştekiye yapılan işlemden sonra meydana gelen yüzde sabit iz şeklindeki yaralanmanın yapılan işlemin yan etkisi olup olmadığı, şüphelinin kusuru olup olmadığı husunda üniversitelerin dermatoloji alanında uzman öğretim üyesi bilirkişi heyetinden rapor alındıktan sonra sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Silifke Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/02/2023 tarihli ve 2023/253 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2024 tarihinde karar verildi.