2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Müvekkili şirketin; Davalı iş sahibinin ---------- Köprüsünde ikili - üçlü birleşenlerin imalat ve montajlarının yapım işini gerçekleştirdiğini, ancak bakiye alacağın ödenmediğini, alacağın ödenmesi için davalı şirkete ------------ Noterliğinden 18.01.2016 / ----------- yevmiye sayılı ihtarname ve arkasından da --------- Noterliği 27.06.2019 /--------- yevmiye sayılı ihtarnamelerin keşide edildiğini, ancak bu ihtarnameye, 70.9566,.81 TL dışında bir alacağın bulunmadığından bahisle taleplerinin reddedildiğini öne sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 600.009,00 TL'nin, 29.01.2016 tarihinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; Davacının talep ettiği alacağın,
TBK 147/6.madde Uyarınca 5 yıllık zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirket ile davacı arasında sözleşme imzalandığını, davacı vekili, yanlar arasındaki sözleşmelerin, 4. maddede yer alan birim fiyat TL/ton olarak tespit edilmişken, bu maddeye aykırı olarak ücretin yevmiye üzerinden anlaşma yapıldığını ve buna bağlı olarak da eksik ödeme yapıldığını iddia ettiğini, hâlbuki taraflar arasında yevmiye üzerinden düzenlenen bir sözleşmenin olmadığını, davacı ile TL / Tot-kg Üzerinden sözleşmeler yapıldığını ve buna göre ödemelerde bulunulduğunu, müvekkili şirket adına faturası düzenlenmemiş iş bulunmadığı gibi teminat olarak bloke edilen 70.966.81 TL haricinde bir alacağın olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava ; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsiline ilişkindir.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporu ve ek raporu, gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu ve ek raporu, tarafların iddia ve savunmaları, hep birlikte değerlendirildiğinde;--------- Şti. ile -------- Şti. arasında düzenlenmiş bulunan 31.10.2014 tarih ve ----------- sözleşme nolu İstisna Akdi ile; (Madde 2.1.) Sözleşmenin konusunun, ekte teknik özellikleri belirtilen 3BB ikili - üçlü birleşimlerin firma tarafından imalat ve montajlarının yapılması, iş bu sözleşme ve eki olan şartnamelerde belirtildiği şekilde birbirleri ile görüştürülmesi, imalatların ------------ tarafından 3BB ikili - üçlü birleşim imalat ve montaj işlerinin taahhüt edildiği --------- & ----------- (asıf işveren) teslim edilinceye kadar çıkacak olan revizyon taleplerinin tamamlanarak, tüm birleşimlerin her türlü ayıp ve kusurdan ari surette ---------- veya ------------ bildireceği yetkili otoritelere teslim edilmesinin (proje) sağlanmasını kapsadığı,(Madde 3.) Projenin ifa yerinin; ----------- Köyü---------- Mahallesi, ---------- Caddesi, No:--------- ----------- adresinde bulunan ----------- âit tersane sahafı olduğu,(Madde: 4.1.) Sözleşme kapsamında firma tarafından gerçekleştirilecek olan projeye ilişkin toplam proje bedelinin; 2.286.429,60 TL olduğu, bu bedelin Ek-C'de bildirilen ödeme planına göre hesap edildiği, birim fiyatın; 145,00 TL / ton olduğu kararlaştırılmış olup, iş bu sözleşmenin toplam 22 maddeden ibaret olduğu ve taraflar arasında imzalandığı anlaşılmıştır.---------- Şti. ile --------- Şti. (firma) arasırıda düzenlenmiş bulunan 31.10.2014 tarih ve ----------- sözleşme nolu İstisna Akdi ile; (Madde 2.1.) Sözleşmenin konusunun, ekte teknik özellikleri belirtilen anchar modül imalatlarının firma tarafından imalat ve montajlarının yapılması, iş bu sözleşme ve eki olan şartnamelerde belirtildiği şekilde birbirleri ile görüştürülmesi, imalatların----------- tarafından anchor modül imalat ve montaj İşlerinin taahhüt edildiği --------- & --------- (asıl işveren) teslim edilinceye kadar çıkacak olan revizyon taleplerinin tamamlanarak, tüm birleşimlerin her türlü ayıp ve kusurdan ari surette ----------- veya ----------- bildireceği yetkili otoritelere teslim edilmesinin (proje) sağlanmasını kapsadığı,(Madde 3.) Projenin ifa yerinin; ---------- Köyü ----------- Mahallesi, ------------ Caddesi, No:--------- ---------- adresinde bulunan --------- ait tersane sahası olduğu, (Madde; 4.1.) Sözleşme kapsamında firma tarafından gerçekleştirilecek olan projeye ilişkin toplam proje bedelinin; 2.394.000,00 TL olduğu, bu bedelin Ek-C'de bildirilen ödeme planına göre hesap edildiği, birim fiyatın; 380,00 TL / ton olduğu kararlaştırılmış olup, iş bu sözleşmenin toplam 22 maddeden ibaret olduğu ve taraflar arasında imzalandığı anlaşılmıştır.Taraflar arasırıda düzenlenmiş olan ve yukarıda incelenen sözleşmelerde;a-) 31.10.2014 tarihli ------------ nolu sözleşmenin kanusunun; “3BB İkili Üçlü Birleşim İmalat ve Montaj İşleri” olduğu, sözleşme bedelinin 2.286.429,60 TL olarak yazıldığı, sözleşmenin 4.maddesinde, işin bedelinin, “Birim fiyat 145,00 TL / ton” esasına göre hesaplanacağı yazılmıştır.b-) 31.10.2014 tarih ---------- nolu, sözleşmenin konusunun ise, ------------ 2.394.000,00 TL bedelle; 380,00 TL / ton üzerinden, davacı taşeron firma tarafından yapılması kararlaştırılmıştır. Davacı şirketin incelenen ticari defter kayıtlarına göre ; davacı şirketin davalı şirkete; 2014 yılında 1.344,956.20 TL 2015 yılında 7.104.386.99 TL 2016 yılında 873.175.26 TL olmak üzere, toplam 9.322.5198.45 TL tutarında hakediş faturası kestiği sabit olup, bu faturalardan, yapılan tahsilatlar çıkarıldıktan sonra, davacı şirketin davalı şirketten, bakiye kalan alacağının; (-49.770.64 + 198,832.60 + 11.518.06) = 160.576.02 TL olduğu tespit edilmektedir.
Davalı şirketin incelenen ticari defter kayıtlarına göre ; davacı şirketten aldığı fatura toplamı 9.412.290.37 TL tutarındadır. Davacının ticari defterlerinde ise kesilen fatura tutarı 9.322.518.45 TL tutarındadır.Her iki defter kaydı arasında, 83.446.06 TL bedelli (1) adet faturadan kaynaklı fark mevcut olup, bu fatura kaydı 15.07.2014 tarihlidir ve davacı şirket lehine düşülen bir kayıttır. Bu durumda, davacının kestiği tüm hakediş faturalarının, davalı tarafından alındığı ve ticari defterlerine kayıt edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı şirketin, hesap kayıtları bir bütün içerisinde irdelendiğinde; davalı şirketin, dava tarihi itibariyle davacı şirkete 13.482.01 TL bakiye borcunun olduğu tespit edilmektedir. Bu durumda, taraf defter kayıtları birbiriyle uyum içerisinde olmayıp, her iki defter arasında, (13.482.01 - 160.576.02 TL ) = 147.094.01 TL farklılık bulunmaktadır.
Bu durumda 147.094,01 TL'lik fark; (230.540.07 - 83.446.06 TL) davalı defterinde olup davacıda olmayan faturadan kaynaklanmakta olup, davalı defterindeki bu kayıtlar; davacı aleyhine olup, davalının, ödeme, fatura, borç dekontu kayıtlarını usulen kanıtlaması ve buna ilişkin belgelerini/dekontlarını/faturalarını sunması gerekmektedir. Davalının yazılı belgelerle kanıtladığı 153.829,89 TL tutarlı ödemesini davacının bakiye 160.576,02 TL alacağından mahsubu ile 6.746,13 TL cari hesap alacağı kaldığı belirlenmiştir.
Davacı, ----------Noterliğinden, davalı şirkete keşide ettiği 18.01.2016 /----------- yevmiye sayılı ihtarnamesinde, bakiye hakediş miktarının ödenmediği, bu ödemenin 7 gün içerisinde yapılması gerektiği hususunu bildirdiği, her ne kadar ihtarnamede tebliğ şerhi olmamakla birtikte davalı şirketin bu ihtarnameye; 29.01.2016 /---------- yevmiye sayılı ihtarnameyle cevap vermesiyle davalının, tanınan 7 günlük önel sonunda 05.02.2016 tarihinde temerrüde düştüğü görülmektedir.Ancak ne var ki, söz konusu ihtarnammede; hakediş alacağının ne olduğu, ne tutarda bir ödemenin yapılması gerektiği hususunda bir açıklama yer almadığı, ancak bu defa davacının,
----------- Noterliğinden davalı şirkete gönderdiği 27.06.2019/--------- yevmiye sayılı ihtarnamede, toplam 5.037.555.58 TL hakediş alacağının 5 gün içinde ödenmesini istediği, ihtarnamede tebliğ şerhi yoksa da davalının bu ihtarnameye, 10.07.2019 / --------- yevmiye sayılı ihtarnameyle cevap verdiği ve böylelikle tanınan 5 günlük önel sonunda 15.07.2019 tarihinde davalının temerrüde düştüğü belirlenmiştir.Taraflar arasındaki diğer uyuşmazlığın ise taraflar arasındaki sözleşmeye göre, davalıya kesilen hakediş faturalarının, yevmiye usulü ile mi, TL/Ton-Kg üzerinden kesilmesi gerektiği hususundan kaynaklandığı görülmüştür.Yukarıda sözleşme bölümünde açıklandığı üzere (m.4 de), hakedişlerin “Birim fiyat 145 TL /ton” esasına göre hesaplanacağı düzenlenmiştir.Davacının, davalı şirkete kestiği, dosya içinde mübrez 2014-2015-2016 yılı hakediş fatura içeriklerine bakıldığında; faturaların; “3.köprü proje kapsamında panel İmalat ve montaj işleri" açıklamasıyla davalı şirkete kesildiği, faturalar üzerinde; yevmiye usulü veya TL/Ton- kg gibi bir açıklama olmadığı görülmektedir.
Davacı vekili, yevmiye usulü ile hakediş düzenlendiği hususunu dava dilekçesinde şu şekilde açıklamaktadır. “...Müvekkil firma yetkilisi ile iş sahibi davalı yetkililerinden ----------- arasında ------------ köprüsünde montaj, kaynak ve taş işlerinin yapılması, anchorların (ankrajların) ve modüllerin imalatı vb. hususların yapımı için 2014 Mayıs ayında görüşmeye başlanmış, ------------ anchorlar için ücret talebi Üzerine müvekkil tarafından iş ücreti olarak 1,2 TL kg/ton fiyatı teklifinde bulunulmuş, ----------- ise fiyatın çok olduğunu kendilerinin önerisinin 0.33 TL Kg/tan olduğunu bildirmiştir. Bu fiyatla çalışmamız mümkün olmadığından yeni fiyat üzerine çalışılması kararlaştırılmış ve anlaşma sağlanmadan görüşmeye son verilmiştir. Daha sonraki görüşmede ise müvekkil şirketin 1.10 kg/ton teklifine davalı tarafından 0.38 kuruş kg/ton teklifi verilmiş ve yine anlaşılamamıştır. Ancak bu görüşmede davalı yetkilisi -------------, firma olarak anchorların 2 modülü var atölyede “...Firması yapamadı, rezil etti, Bunları yapın.. montaj, kaynak ve taş vb klas teslim yapın ve giderlerine bakalım ona göre değerlendirelim. Geçici olarak 0.38 kuruş kg/tan olan sözleşmeyi imzalayalım sonra bir fiyatta anlaşırız.” demesi üzerine müvekkil şirket bu öneriyi kabul ederek geçici sözleşmeyi imzalayıp işe başlama için gerekli olan evrakları tedarik etmek suretiyle 03.06.2014 tarihinde işe başlamış ve atölyede 2 adet modül ve klas imalatlarını gerçekleştirerek davalıya teslim etmiştir. Müvekkil başarıyla gerçekleştirdiği işin maliyetinin önerdikleri 1.10 kg/ton fiyatını bile aştığını görünce davalı firmaya, konuşulan fiyatlarla iş yapmalarının mümkün bulunmadığını ve sadece yaptıkları giderlerin ödenerek ayrılmak istediklerini söylemiş, ancak müvekkilin yaptığı Işi çok beğenen tersane müdürü -----------, “Hayır siz firma olarak devam edeceksiniz. Çünkü biz beğeniyoruz, ana firma ----------- beğeniyor, yevmiye alarak devam edeceksiniz. yevmiye olarak anlaşalım.” demiş, müvekkil yetkilisi ---------- de bu teklifi kabul ederek kendilerine yevmiye fiyatı olarak günlük'200 TL + KDV teklif edilmiş ve sonunda taraflar birlikte yevmiye fiyatı ve detayları üzerinde anlaşmışlardır. Taraflar; adam/saat (7,5) bir günlük yevmiye 180 TL + KDV; Pazar ve bayram yevmiyeleri 36 100 mesai, normal akşam mesai 36 50 ve gece vardiya yevmiye 190 + KDV; iki haftada bir ödeme 150 # mesai + KDV ödemesi ve kalan günlük ödemelerin ise 30 TL + mesai + KDV, iki ayda bir farkların ödenmesi şeklinde anlaşmışlardır...” hususunu öne sürmektedir.Davalı vekili ise; hakedişlerin, yevmiye usulüne göre değil, sözleşmede kabul edilen TL/Ton- kg esasına göre kabul edilip ödendiğini savunmaktadır.Bu defa davacı vekili, cevaba cevap dilekçesinin 4. sayfasında aynen; “...Taraflar arasında geçici olarak yapılan 31.10.2014 tarih ve ----------- nolu 3BB ikili üçlü birleşim imalat ve montaj sözleşmesi hükümlerine göre müvekkilinin iş yapması mümkün olmadığından, hakedişlerin söz konusu sözleşmelere göre değil daha sonra yapılan anlaşmalar kapsamında Yevmiye Usulü ile gerçekleştiğini, işin; kesilen faturalar, imza föyleri, kart sistem dokümanları, işçilik faturaları, davalı ödemelerine ilişkin bilgi ve diğer belgelerin; Yevmiye usulü ile iş yapıldığını kanıtlayacağını...” beyan etmektedir.Somut olayda, her iki tarafın ticari defterlerine tüm hakediş faturaları, itirazsız kayıt edilmiş olup, 31.10.2014 tarihli sözleşmenin feshedildiğine, bunun yerine YEVMİYE usulü ile çalışılması ve hak edişlerin düzenlenmesi gerektiğine ilişkin dosyaya farklı bir sözleşme sunulmadığı, bu nedenle, sözleşmede kararlaştırılan TL Kg/ton esasına göre tüm hakediş faturalarının davacı şirket tarafıdan düzenlendiği ve bu suretle de hakedişlerin, YEVMİYE usulüne göre değil de Ton-Kg esasına göre olması gerektiği kanaatine varılmaktadır.Davacı vekili, yapılan işin YEVMİYE usulü ile olduğu hususunun, “kesilen faturalar, imza föyleri, kart sistem dokümanları, işçilik faturaları, davalı ödemelerine Ilişkin bilgi ve diğer belgelerle” kanıtlanacağını beyan ederek flash bellek (USB) sunmuştur. Sunulan flash bellekte yer alan faturaların davalı vekili tarafından da dosyaya sunulan ve yukarıda incelenen hakediş faturaları olduğu, yevmiye usulü ile kesilmiş bir faturaya rastlanılmadığı görülmüştür.Davacının tüm hakediş faturalarını, sözleşmede kararlaştırılan Ton/Kg esasına göre düzenleyip davalı tarafa gönderdiği ve davalının da aldığı faturaları davacı şirkete itirazsız olarak ödediği tespit edilmiştir.
Davacının taraflar arasında, hakedişlerin Ton/Kg esası üzerinden değil de Yevmiye esası üzerinden yapılması hususunda anlaşma yapıldığına ilişkin iddiasının, mevcut sözleşmelerde bir değişiklik ve Iptal işlemi yapılmadığına ve işin Yevmiye usulü ile yapılacağına ilişkin olarak yazılı yeni bir sözleşme sunulmadığı görülmekle, davacıya yemin delilini kullanıp kullanmayacağı mahkememizce hatırlatılmış, davacı tarafından yemin metni sunulmuş ve davalı şirket yetkilisi tarafından da usulüne uygun olarak yemin eda edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; davacının kanıtlanan 160.576,02 TL bakiye cari hesap alacağından davalının ispatlanan 153.829,89 TL tutarlı ödemesinin tenzili ile davacının ( 160.576,02 - 153.829,89 ) = 6.746,13 TL bakiye cari hesap alacağı bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin yevmiye usulüne göre düzenlendiğini, hakediş faturalarının yevmiye usulü ile kesilmesi gerektiğini iddia eden davacının bu iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne ile 6.746,13 TL'nin 15/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, aşan istemin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.DAVANIN KISMEN KABULÜ ile ,
6.746,13 TL'nin 15/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Aşan istemin reddine,
2.HARÇLAR Alınması gerekli 460,82 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 10.246,50 TL harçtan mahsubu ile, fazla yatırılan 9.785,68 TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
3.VEKALET ÜCRETİ a-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 6.746,13 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için taktir olunan 92.988,08 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.ARABULUCULUK ÜCRETİ 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 1.320,00 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 1.305,16 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, kalan 14,84 TL'nin ise davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5.YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 520,12 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Davacı tarafından sarf edilen 9.000,00 TL Bilirkişi ücreti ve 335,75 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 9.335,75 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 104,96 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 9.230,79 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, c-Davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, d-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2024