12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2020/10351 E. , 2024/2391 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1.a, 52, 52/4, 53/6. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 3 ay 15 gün süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; TCK'nın 62. maddesine göre sanık yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı hâlinde, verilecek cezadan 1/6 indirim yapılması gerekmekte olduğu, buna rağmen mahkeme yerinde olmayan ve yetersiz gerekçelerle sanığa takdiri indirim uygulamamış olduğuna, sanığın lehe hükümlerin uygulanması talebinin karşılanmamış olduğuna, Ceza Muhakemesi Kanununun 230. maddesi gereğince; mahkumiyet hükmünün gerekçesinde, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar belirtilmesi gerektiğine, sanık veya vekili tarafından lehe hükümlerin uygulanması talebi geldikten sonra mahkeme sırasıyla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi, hapis cezasının adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi veya takdiri indirim uygulanması hususlarını tartışarak olumlu veya olumsuz bir karar vermesi gerektiğine, bu nedenle son duruşmada, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmesine rağmen, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi, hapis cezasının adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi veya takdiri indirim uygulanması hususları tartışılmayarak ve ayrı ayrı karara bağlanmayarak, sanığın hapis cezası ile mahkum edilmesi şeklindeki kararın sanık aleyhine açıkça usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 15.30 sıralarında, ölen sürücü ...'nın sevk ve idaresindek... plaka sayılı motosikleti ile yanında katılan ... ile birlikte meskun mahalde, gündüz vakti, 50 km/s hız sınırı olan iki yönlü asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalli kontrolsüz kavşağa geldiğinde, istikametine göre sağından seyirle aynı kavşağa girerek geçişini yapan sanık sürücünün sevk ve idaresindeki...plaka sayılı kamyonetin sola kavisli 16,5 metre uzunluğunda sürüklenme izleri bırakarak çarpışması sonucu, motosiklet sürücüsü ...'nın öldüğü, aynı araçta yolcu olarak bulunan katılan ...'nın vücudunda 5.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda; mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 30.09.2015 tarihli raporuna göre, sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyri sırasında, ilk geçiş hakkı kendisinde olduğu, ancak kavşağa yaklaşırken hızını azaltıp, her iki yol bölümünü dikkate alarak, müteyakkız ve tedbir alabilecek şekilde kavşağa yanaşması, hareketli trafiği dikkate alarak kontrollü şekilde geçişini yapması gerekirken, belirtilen hususlara riayet etmeyip, karıştığı kazada; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışıyla tali derecede kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği, Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1.a, 52, 52/4, 53/6. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 3 ay 15 gün süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve sanığın kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğunun kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmemiş olup tebliğnamede bu yönde bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2024 tarihinde karar verildi.