10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/8414 E. , 2024/10974 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalıya ait işyerinde özel haik otobüsü şoförü olarak 28.02.2007 tarihinden itibaren 15.08.2010 tarihine kadar (ameliyat nedeni ile 14.05.2008-29.06.2008 tarihleri arasında çalışmadığı 45 gün hariç) aralıksız ve sürekli çalıştığını, müvekkilinin 28.02.2007-29.05.2007 tarihleri arasındaki çalışmaların sigortaya bildirilmediği gibi ve yine 29.05.2007 tarihinden işten çıkarıldığı 15.08.2010 tarihine kadar olan aralıksız çalışmalarının sigortaya eksik bildirildiğini beyan ederek müvekkilinin 28.02.2007 tarihinden 15.08.2010 tarihine kadar sürekli ve kesintisiz bir şekilde (15.05.2008-29.06.2008 tarihlerini kapsar 45 gün hariç) çalıştığının tespiti ile sigortaya bildirilmeyen çalışma sürelerinin diğer sigortalılık sürelerine eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin hak düşürücü sürenin geçmesi sebebiyle reddi gerektiğini, işe giriş bildirgelerinin sigortalının imzasını içermesi gerektiğini, davacının davalı işverenin işverenlik sıfatı ile husumete ehil olup olmadığının ispatlanması gerektiğini ayrıca davacının çalışmalarının gerçek olup olmadığının araştırılması gerektiğini, yeterli ve gerekli araştırma ile kuşkuya yer bırakmayacak şekilde çözümlenmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, çalışmasının eksik bildirilmediğini, aylık çalışmasının 15 günün dahi altında kaldığını, Samsun 4. Noterliğinde imzalanan iş sözleşmesi ile davacının ayda 15 gün çalışması hususunun belirlendiğini, davanın haksız ve kötü niyetle açıldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı öncesi ve sonrasında dinlenen bordro tanıklarının beyanları, getirtilen hastane kayıtları ile davanın kabulüne, davacının 28.02.2007 - 15.08.2010 tarihleri arasında ( 14.05.2008 - 29.06.2008 tarihleri hariç olmak üzere) kesintisiz ve sürekli olarak 1048100 iş yeri sicil numaralı davalıya ait iş yerinde çalıştığının tespitine, bu tarihler arasında bildirilmeyen sürelerin sigorta hizmet cetveline eklenmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı işveren vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davacı ile davalı müvekkili arasında noterde kısmi süreli iş sözleşmesi düzenlendiğini, davacının bu sözleşme ile aylık 15 gün olmak üzere müvekkiline ait işyerinde çalışacağını kabul ettiğini, sözleşme serbestisinin Mahkemece yok sayıldığını, davacının 15 günlük çalışmalarının nedeninin eksik gün formlarında sözleşme olarak bildirildiğini, davacının puantaj kayıtlarını veya ücret bordrolarını imzalamamasının külfetinin müvekkiline yüklenmemesi gerektiğini, davacının diğer şoförlerle beraber vardiyalı olarak çalıştığını, bu çalışma sisteminde davacının 30 günlük bir çalışmasının olmasının fiziken de mümkün olmadığını, günlük sekiz haftalık kırkbeş saat çalışması olduğunun somut gerçeğe aykırı olduğunu, davacının müvekkili şirket nezdinde ki çalışmasının 15 er günlük sürelerle sınırlı kaldığını, diğer çalışma arkadaşları ile vardiyalı şekilde çalıştığı belirterek kararın kaldırılması ve davanın reddi talep edilmiştir.
2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; bu tür hizmet tespiti davaları kamu düzenine ilişkin olduğundan bordro tanığı, çevre iş yeri tanığı gibi tanıklar dinlenmek suretiyle kesin ve net çalışmanın tespit edilmesi gerektiğini, davacının davalı işveren yanında çalıştığını ileri sürdüğü tarihlerde işyerinin faal olup olmadığının ispatlanması gerektiğini, çalışmanın geçtiği iddia edilen dönemlerde varsa müdür, amir, şef, usta başı gibi görev yapan yetkililer tespit edilerek bunlar veya komşu ve yakın işyerlerini bilen tanıyan bilen kişilerin araştırılarak dinlenmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılması ve davanın reddi talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından;
dinlenen bordro tanıkları, getirtilen hastane ve otobüs kayıtları dikkate alınarak verilen kararın yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı işveren vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, kesinleşen işçilik alacakları dosyası ve içeriğindeki satış faturası, tanıkların beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.