10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/7838 E. , 2024/10927 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 16.10.1979 tarihinden itibaren Yağlı Tohumlar Birliğine ürün satarak çalışma hayatına başladığını, davacının emekli olmak için 13.01.2020 tarihinde talepte bulunduğunu, talebinin kabul edilmediğini, davalı Kurum nezdinde tutulan kayıtlarda karışıklık olduğunu, davacının 06.12.2013 yılında aldığı hizmet dökümünde davacının 510 gün 4a, 6000 gün 4b ve 16 yıl 8 ay hizmeti bulunduğu belirtilmişken, 16.05.2019 tarihinde aldığı hizmet dökümünde ise 4a kapsamında 2178 gün, 4b kapsamında ise 4125 gün 16 yıl 8 ay hizmet süresi bulunduğunun görüldüğünü, davacının 2013 yılında müracaat ettiğinde emeklilik için 20 ay gibi bir sürenin kaldığını beyan ettiklerini, 16.05.2019 tarihinde ise aradan geçen süreye rağmen sigortalılık sürenin artması gerekirken azalmış olduğunu, davacının 1982-1994 tarihleri arasındaki hizmet yılları ikinci alınan dökümde yer almadığını, davacının müracaat tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesine özetle; Tarım Bağ-Kur sigortalıların tarımsal faaliyetlerinin özenle araştırılması gerektiğini, faaliyetin devamlı olup olmadığı, hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilesi gerektiğini, geçmiş Tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine ilişkin düzenleme olmadığını, anılan yasa kapsamında belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı öngörüldüğünü, Tarım Bağ-Kur tespiti için sadece oda kaydının yeterli olmadığı, prim kesintisi bulunmadığı yıllarda, tarımsal faaliyetin tam olarak ortaya konulması gerektiğini, ilk prim kesintisi veya ürünün teslim edildiği gerçekleştiği hallerde bu yıllar için tespit kararı verilebileceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.02.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının ve yaşlılık aylıklarının hak kazandığı tarihten itibaren ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum vekili istinafında özetle;
Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 13.01.2020 tarihli başvurusuna istinaden, Kurum tarafından 12.02.2020 tarihinde, sigortalılık sürelerindeki farklılığın 4/1-b sigortalılığı ile ilgili olduğu, sigortalının 01.03.2001 olarak tescilinin yapıldığı, daha sonra 30.05.2008 tarihli dilekçe ile 470 sayılı Silivri Yağlı Tohumlar Tarım Satış Koop. 1995/Eylül dönemine ait tevkifat (tarımsal kesinti) belgeleri sunduğundan tescilinin 01.10.1995 olarak güncellendiği, sigortalının Silivri Ziraat Odası üyeliğinin kapanış evraklarının 2017 yılında intikali ile dosya tekrar incelendiğinde 1995/Eylül tevkifat tutarının hesabına yüklenmediği, ayrıca dosyada ibraz edilen tarımsal kesinti listesinde ...'ın adının olmadığı, babası Münür Akbaşak'ın olduğunun görüldüğü, tevkifatı yükleyecek Şişli Sosyal Güvenlik Merkezi ile yazışma yapıldığı ve sonuç olarak tevkifatın olumsuz değerlendirildiği ve yükleme yapılmadığı, bundan dolayı 4/b Tarım (Bağ-Kur) tescil tarihinin tekrar 01.03.2001 tarihi olarak güncellendiğine ilişkin cevap verildiği, SGK'nın 25.10.2021 tarihli müzekkere cevabında; 1995/09 dönemli sigortalının adının bulunmadığı tevkifat belgesine istinaden, sehven 01.03.2001 olan tescil tarihinin 01.10.1995 olarak güncellenmesi ile oluşan prim farkının 21.08.2008 tarihli ödemesiyle kapatıldığının anlaşıldığının bildirildiği, Kurum tarafından, ibraz edilen tarımsal kesinti listesinde ...'ın adının olmadığı, babası ...'ın olduğu gerekçesi ile davacının sigortalılık tescil tarihi 01.03.2001 olarak düzeltilmiş ise de, söz konusu 1995 tarihli tevkifat listesinde hem davacının hem de ...'ın adının bulunduğu ve davacı tarafça tescil tarihinin 01.10.1995 olarak güncellenmesi ile oluşan prim farkının ödeme ile kapatıldığı anlaşılmakla, dosya kapsamında alınan 22.02.2021 tarihli bilirkişi raporu da dikkate alınarak davanın kabulüne dair verilen karar yerinde bulunarak davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili;
istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.Mülga 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesi ile 2829 sayılı Kanun'un 2,3 ve 8 inci maddesi hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.