Esas No
E. 2019/1844
Karar No
K. 2019/1844
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO:

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 14/02/2024

NUMARASI : Esas - Karar

İSTİNAF EDEN DAVACI : ... - T.C Kimlik No: ...

VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI: ... - T.C Kimlik No: ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVA: Menfi Tespit

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ: 24/12/2024
YAZIM TARİHİ: 26/12/2024

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 14/02/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça müvekkili aleyhine Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 05.02.2019 tanzim tarihli 28.11.2019 vade tarihli 55.000 TL bedelli senet ile 06.02.2019 tanzim tarihli 25.02.2020 vade tarihli 47.780 TL bedelli senet gösterildiğini, ancak müvekkilinin davalıya takibe konu edilen senetlere istinaden herhangi bir borcu olmadığını, müvekkilinin gerçek iradesine uygun şekilde düzenlenmiş ve hür iradesiyle imzalanarak davalıya verilmiş senetlerin de söz konusu olmadığını, müvekkili ile davalı arasında daha önce bir gönül ilişkisi olduğunu, müvekkilinin davalıdan ayrıldığını, davalının; müvekkilinin geri dönmesini sağlamak için söz konusu senetleri tehditle imzalattığını, müvekkilinin bipolar hastası olduğunu, öncelikle ihtiyat-i tedbir taleplerinin kabulü ile, Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile devam eden icra takibinin bu aşamada tedbiren durdurulmasına, davanın kabulü ile, davacı müvekkilin, işbu dava konusu edilen takipte ve takip dayanağında yer alan 05.02.2019 tanzim tarihli 28.11.2019 vade tarihli 55.000,00 TL bedelli ve 06.02.2019 tanzim tarihli 25.02.2020 vade tarihli 47.780,00 TL bedelli senetlere istinaden davalıya herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, kötüniyetli alacaklının takip konusu alacağın %20'si oranında tazminata mahkum edilmesine, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının dava konusu borçtan sorumlu olduğunun sabit olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından yapılan ihtiyati tedbir talebinin reddine aksi halde İİK madde 72/3 fıkrası dikkate alınarak takip dosya borcunun tamamı, bu borç tutarının %15'ten az olmayan tutarın depo edilmesi halinde tedbir kararının uygulanmasına, davalı-alacaklının alacağını geç olmaktan dolayı uğradığı zararın tazmini amacıyla dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye hükmedilmesine, davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....somut olayımızda; irade fesadına dayalı Menfi Tesit davası açıldığı tüm dosya kapsamı, dinlenen tanıkların beyanları, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın K.Y.O.K kararı, tüm deliller birlikte (davacı asilin beyanı) değerlendirildiğinde irade fesadına ilişkin iddiaların;

Mahkememizce ispat edilemediği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalı yan her ne kadar tazminat talebinde bulunmuşsa da; alacaklı yanın yaptığı icra takibi hakkında, mahkememizce takibe etki edecek herhangi bir tedbir kararı verilmediğinden şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."

Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; "Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu, tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi-belgeler, tüm deliller, tarafların iddia-savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, TMK 1/3 ve 6100 sayılı HMK 297. maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının davasının reddine, davalı yanın tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... arasında 2017 yılından bu yana devam eden bir gönül ilişkisi bulunduğunu, davalı ...'in, müvekkil kendisine geri dönsün diye müvekkile tehdit amacıyla kullanmak üzere Konya ..İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, bu takibin başlatılmasının temelinde gerçek bir alacak-borç ilişkisi bulunmadığını, davalının, müvekkilin rızası olmaksızın zorla müvekkilin müstehcen fotoğraflarını ve videolarını da çektiğini ve bunları da tehdit ve şantaj malzemesi olarak kullandığını, tüm bu hususların yargılama aşamasında dinlenen tanık beyanları ile de sübuta erdiğini, tanık beyanları ile dava kapsamında ileri sürülen tüm iddiaların sübut bulmasına rağmen ve üstelik davalı tarafça da iddialarının aksini ispatlayacak tek bir delil dahi sunulamamasına rağmen, yerel mahkemece hatalı değerlendirme yapılarak haksız ve hukuka aykırı şekilde davanın reddedildiğini, senet meblağları dikkate alındığında ise, kimsenin kimseye sebepsiz yere bu tutarlardaki nakit parayı elden vermeyeceğinin gerçek olduğunu, bu dönemde davalı ...'in pek çok kez müvekkile karşı fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını, müvekkilinin kötü olaylara maruz kaldığını, davalının aşırı şiddetine maruz kalan müvekkilinin, artık daha fazla dayanamayarak intihara dahi kalkıştığını, müvekkilinin bipolar hastası olduğunu, ne zaman davalıdan ayrılmak istese davalının müvekkilinin telefonundan elde ettiği mesaj görüşmelerini, müstehcen fotoğraf ve videolarını müvekkiline karşı tehdit ve şantaj malzemesi olarak kullandığını, yine bir gün müvekkilinin kriz geçirdiği esnada dava konusu senetleri elinden zorla aldığını, dava konusu icra takibi başlatıldıktan sonra müvekkil, davalıyla irtibata geçmiş ve davalı ile yaptıkları mesaj görüşmelerinde, davalı, müvekkilin kendisine karşı herhangi bir borcunun olmadığını, icra takibinden feragat edeceğini mesaj içeriklerinde açıkça beyan ve ikrar ettiğini, davalının tamamen haksız ve kötüniyetle hareket ettiğini beyanla kararın kaldırılarak davanın kabulüne; Konya ..İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe ve takibe dayanak senetlere itirazlarının kabulü ile, müvekkilinin davalıya hiçbir borcunun olmadığının tespitine, müvekkil aleyhinde haksız ve kötüniyetli olarak icra takibi başlatan davalının, alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklindedir.

Menfi tespit davasında da anılan Yasa hükümlerindeki ispat yüküne ilişkin kuralın uygulanması gerekir. Buna göre, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davalıya düşer. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3521 Esas 2019/1844 Karar sayılı ilamı).

Davacı vekili müvekkilinin bipolar hastası olduğunu beyan ettiği, 4721 sayılı TMK’nın 405. maddesinde, “Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. Görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.” hususunun belirtildiği, taraf ehliyeti dava şartlarından olduğu, mahkemece resen göz önüne alınması gerekeceği, bu nedenle ilk derece mahkemesince davacının ikametgahı Sulh Hukuk Mahkemesine ihbar da bulunularak davacının kısıtlanması gerekip gerekmediği, vasi tayini gerekip gerekmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, ayrıca takibe konu senetlerin tanzim tarihinde davacının fiili ehliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla davacının daha önce tedavi gördüğü hastanelerden tedavi evraklarının getirtilmesi ve Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulüne,

HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde değerlendirme yapılmak ve sonucunda karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/02/2024 tarih ... Esas ....Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

2.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3.İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

4.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

5.İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

6.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/12/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog