Esas No
E. 2013/15945
Karar No
K. 2013/11953
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

7. Hukuk Dairesi

E. 2013/15945 K. 2013/11953 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/15945, K. 2013/11953, T. 26.06.2013
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/15945
Karar No
2013/11953
Karar Tarihi
26.06.2013
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

7. Hukuk Dairesi         2013/15945 E.  ,  2013/11953 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı vekili, iş sözleşmesinin 4857 sayılı Yasanın 19.maddesindeki şartlara uyulmaksızın feshedildiğini ve fesih bildiriminin yazılı yapılmadığını belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacının temizlik işlerinde çalıştığını, hiçbir mazeret bildirmeksizin 2-4 Haziran 2012, 13 Ekim 2012, 10 ve 24 Aralık 2012 tarihlerinde işe gelmediğini, bu nedenle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, "davacının iş akdinin, İş Kanunu'nun 19. maddesine aykırı olarak yazılı olarak bildirim yapılmaksızın, işçinin savunması alınmaksızın feshedildiği davalı şirket tarafından gönderilen yazılardan anlaşılmaktadır. Davacının, gerçekten iş akdini bildirimsiz feshedilmesine sebep olacak bir eyleminin olması halinde bu konudaki suçlamanın bildirilmediği, savunmasının alınmadığı, İş kanununun bu açık hükümleri ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereği, fesih sebebinin açık ve kesin bir şekilde belirtilmemiş olmasının davacı hakkındaki iddialara karşı savunmasının alınmamış olmasının iş akdinin feshini geçersiz kıldığı " gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında davanın süresinde açılıp açılmadığı uyuşmazlık konusudur.

İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikayet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar. Somut uyuşmazlıkta, davacı işçiye yapılmış yazılı bir fesih bildirimi yoktur. Ancak davacı vekili, dava dilekçesinde iş sözleşmesinin 09.01.2013 tarihinde hiçbir sebep gösterilmeden feshedildiğini iddia etmiş, davalı işveren de iş sözleşmesinin 09.01.2013 tarihinde feshedildiğini kabul etmiştir. İbraz edilen resmi kayıtlarda da davacının işten çıkış tarihi 09.01.2013 tarihi olarak gösterilmiştir.

Hal böyle olunca gerek davacı ... davalı beyanları gerekse resmi kayıtlara göre davacının iş sözleşmesinin feshedildiği tarih 09.01.2013 tarihidir. Dava ise 14.02.2013 tarihinde açılmıştır. Bu halde fesih tarihine göre davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Dava hak düşürücü süre içinde açılmamıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;

1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.Davanın REDDİNE,

3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama gideri 25,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 26.06.2013 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
REDDİNE Yargıtay Ceza Ceza Hukuku K4857 md.20/3 K4857 md.19
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog