11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2009/23395 E. , 2010/7093 K.
"İçtihat Metni"
Banka vasıta kılınarak müteselsilen dolandırıcılık suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 504/3, 80, 522/1, 523/1, 59/2, 72, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri uyarınca 1.545 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince ertelenmesine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 231/8. maddesine göre 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına dair Düzce Ağır Ceza Mahkemesinin 28/05/2009 tarihli ve 2009/38 esas, 2009/121 sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/7. maddesinde yer alan, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezasının ertelenemeyeceği ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceğine ilişkin düzenleme karşısında, sanık hakkında belirlenen 3 ay 26 gün hapis cezasının 1.276 Türk lirası adlî para cezasına çevrilmesini ve içtima sonucu verilen 1.545 Türk lirası adlî para cezasının ertelenmesini müteakip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 23.11.2009 gün ve 2009/13475/66394 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 17.12.2009 gün ve KYB.2009/276057 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş bulunulması karşısında, kurulan hükmün henüz sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmadığı, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verileceği ve söz konusu hükmün açıklanmasından sonra olağan kanun yollarına tabi olacağı, bu aşamada açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümdeki hukuki yanlışlıkların kanun yararına bozma istemine konu yapılamayacağı ancak, ileride açıklanacak hükmün olağan kanun yoluna tabi bulunması nedeniyle, bu yolla denetlenmesi mümkün olduğu cihetle,
CMK.nın 309.maddesi uyarınca kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 22.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.