12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2023/1220 E. , 2024/6072 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ödemiş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2015/267 Esas, 2015/348 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 123/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2-3-4. maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, ilgili kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 13.10.2021 tarihli, 2019/1892 Esas, 2021/24236 Karar sayılı ilamıyla uzlaşma ve basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2.Yargıtay 4. Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, Ödemiş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2020/200 Esas, 2022/330 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyulması yönündeki kararı ile uzlaşma ve basit yargılama usulü yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde mahkemece genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 123/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2-3-4. maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya ayıkırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ile katılanın boşanmış oldukları eski eş oldukları, aynı binanın farklı dairelerinde yaşamaya devam ettikleri, olay günü sanığın katılanın kullanmış olduğu cep telefonunu iki ayrı günde toplamda dört arama gerçekleştirmiş olduğu olayda sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 123/1. maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, oluşa ve dosya içeriğine göre; kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunma eyleminin bir kez yapılmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir. İddianamede, olay günü sanığın katılanı iki ayrı günde toplam dört kez arayarak katılanın huzur ve sükununu bozduğunun iddia edildiği, sanık savunmasında katılanı rahatsız etme amacının bulunmadığını söylediği, yapılan aramaların saatlerinin makul sayılabilecek saatler olduğu, bunun dışında süreklilik arz eden bir eyleminin dosya kapsamında bulunmadığı, 5271 sayılı Kanunun 225/1. maddesinde düzenlenen "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" hükmü nazara alındığında, suçun oluşması için gerekli olan ısrar unsurunun ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre; Gerekçeli karar başlığından "19.04.2015" olan suç tarihinin "18.04.2015" olarak gösterilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Ödemiş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanunun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.11.2024 tarihinde karar verildi.