7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2023/14959 E. , 2024/8372 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Şüpheli hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan yapılan soruşturma sonucunda; Gölbaşı (Ankara) Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23.04.2022 tarihli ve 2020/4696 Soruşturma, 2022/2209 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara karşı yapılan itirazın, Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05.08.2022 tarihli ve 2022/6450 D. İş sayılı kararıyla kesin olarak reddine karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 94660652-105-06-23636-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/61793 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/61793 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; Özel Kuvvetler Komutanlığı 1'nci Özel Kuvvetler Tugay Komutanlığı emrinde P.Uzm.Çvş olarak görev yapan şüphelinin Libya'da bulunan El Nasr bölgesinde görevli olarak bulunduğu esnada 02/06/2020 tarihinde cep telefonundan sosyal medya üzerinden canlı yayın yaparak kendisini ve mesai arkadaşını göstermesi sebebiyle Genelkurmay Başkanlığının ihbarı üzerine başlatılan soruşturmada Gölbaşı (Ankara) Cumhuriyet Başsavcılığınca "... eylemin disiplin soruşturmasını gerektirdiği ancak ceza soruşturması bakımından emre itaatsizlikte ısrar unsurunun olayda gerçekleşmediği... " gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Dosya içerisinde bulunan ... Hukuk Hizmetleri Başkanlığının 14/07/2020 tarihli ihbar yazısı eklerinde, farklı tarihlerdeki yazılı talimatlarda cep telefonu ve sosyal medya kullanımına ilişkin emirlerin mevcut olduğu, şüpheliye bu talimatların tebliğ edildiğine ilişkin kayıtların da bu eklerde yer aldığı anlaşılmakla, asker olan şüphelinin sosyal medya hesabında görev bölgesinden paylaşım yapması eylemi sebebiyle kamu davası açılmasına yeterli şüphenin oluştuğu, söz konusu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 926 sayılı
Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 46 ncı maddesinde, asgari tugay (Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarında eşidi) komutanlığı nezdinde kurulan hukuk hizmetleri başlıkları veya birimlerine, üst yönetici veya Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü tarafından temsil yetkisi verilmesi halinde adli ve idari davalar ile icra takiplerini Milli Savunma Bakanlığı adına yürütme yetkisi verilmiştir.
Milli Savunma Bakanının 01.11.2019 tarihli oluru ile alınan müsaade sonucunda Milli Savunma Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından da, 17.02.2022 tarihinde, 659 sayılı KHK hükümleri saklı kalmak kaydıyla ve halihazırda Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünce ve Genel Müdürlüğün 21.11.2019 tarihli onayı kapsamında ... ve Kuvvet Komutanlıkları Hukuk Hizmetleri Başkanlıklarınca takip edilen ceza davaları hariç olmak üzere; asgari Tugay Komutanlığı nezdinde kurulacak Hukuk Hizmetleri birimleri için kamu davasına katılma ve kanun yollarına başvurma yetkilendirilmesi yapılmıştır.
Kanun yararına bozmaya konu dava dosyası halihazırda Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünce ve Genel Müdürlüğün 21.11.2019 tarihli onayı kapsamında ... ve Kuvvet Komutanlıkları Hukuk Hizmetleri Başkanlıklarınca takip edilen ceza dosyası olmadığı ve şüpheliye isnat olunan emre itaatsizlikte ısrar suçunun niteliği dikkate alındığında; suçtan doğrudan zarar gören sıfatına haiz bulunmayan Milli Savunma Bakanlığının dolayısıyla yetkilendirdiği Genelkurmay Hukuk Hizmetleri Başkanlığının, Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen karara itiraz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle; kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın usulden reddine karar verilmesi gerekirken esastan ret kararı verilmesi hukuka uygun bulunmamıştır. Yargıtay incelemesi sırasında saptanan ve ayrıntılarına yukarıda yer verilen yeni hukuka aykırılık nedeni, Kanun yararına bozma konusu yapılmadığından ve Kanun yolunun niteliği gereği re'sen giderilemeyeceğinden bu husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca TEVDİİNE, oy birliğiyle 08.10.2024 tarihinde karar verildi.