Esas No
E. 2024/594
Karar No
K. 2024/1051
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2024/594 K. 2024/1051 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2024/594, K. 2024/1051, T. 10.12.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2024/594
Karar No
2024/1051
Karar Tarihi
10.12.2024
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/594 Esas
KARAR NO: 2024/1051
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 14/08/2024
KARAR TARİHİ: 10/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ----- vadeli ---- ile sigortalı davalı ---- malik olduğu --- plakalı araç ile dava dışı -----plakalı aracın ----- tarihinde karşılıklı maddi hasarlı trafik kazasına karışmış olduklarını, kaza neticesinde; ----- plakalı aracın maddi hasara uğramış ve kazaya ilişkin tutanak tutulmak istenmişse de, davalı ---- kiralanmış olan müvekkili şirkete sigortalı ----plakalı aracın olay yerinden kaçarak uzaklaşmış olduğunu, buna ilişkin ----------konu ile ilgili şikayette bulunmuş olduğunu, sürücünün ehliyetsiz olduğunu söylediğini bildirmiş olup kiralanan aracı kullanan kişinin bilinmemekte olduğunu, bu sebeplerle kaza ile ilgili trafik kazası tespit tutanağı da düzenlenememiş olduğunu, ----- uyarınca hasar sebebi ile müvekkilinin, hasar bedeli ve vekalet ücreti olmak üzere --------- dosyasına 29.04.2024 tarihinde vekalet ücretinin stopajı dahil toplam 31.305,97 TL ödemede bulunmuş olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olarak kazaya sebebiyet vermiş olduğunu, olay yerini terk etmiş olduğunu, işbu hususun karşı araç sürücüsünün ---- yapmış olduğu şikayet başvurusu ve --------Kararıyla sabit olduğunu, işbu sebeple müvekkili şirketin zorunlu mali mesuliyet sigortası olarak karşı tarafa tazminat ödemek zorunda kalmış olduğunu, tüm bu sebeplerle, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4.maddesi a. b. ve f. bendine göre müvekkili sigorta şirketinin sigortalıya rücu hakkının doğduğunu, tüm bu sebeplerle hasar tazminat ödemelerinin davalıdan rücuen tazmini adına -----sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatılmış olduğunu, icra dosyasından düzenlenen ödeme emri usulüne uygun davalıya tebliğ edilmiş olduğunu, davalı tarafından borca itiraz edilmiş olduğunu belirterek;----- sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu uyuşmazlık nedeniyle müvekkili şirkete husumet yöneltilmesi mümkün olmadığını, zira müvekkili şirketin dava konusu aracın sebep olduğu zarardan dolayı gerek işleten sıfatını haiz olmaması gerekse de finansal kiralama sözleşmesindeki hükümler uyarınca sorumlu olmadığını, kazaya karışan aracın, anılan finansal kiralama sözleşmesi uyarınca her türlü kullanım ve yararlanma hakları ile birlikte bu kullanmanın sebep olabileceği zararlardan doğan sorumluluk da kullanıcı finansal kiracıya ait olmak üzere zikredilen kiracıya finansal olarak kiralanmış olduğunu, dolayısıyla huzurdaki davanın dayanağı olan haksız fiil iddiasına dayalı tazminat talebinin muhatabı da müvekkili şirket değil, aracın işleteni ve kullanıcısı konumunda olan finansal kiracı olan --------olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85. Maddesi açık olarak. “...motorlu araçların işletilmesi sebebiyle meydana gelecek zararlardan işleten sorumlu olacaktır...” hükmünü amir olduğunu, aynı yasanın 3. Maddesi ise “...Aracın uzun süreli kiralama, ariyet, rehin gibi işlemlere konu olması hallerinde; aracı işleten kişinin kiracı, ariyet alan veya rehin alan kişi” olduğunu belirtmiş olduğunu, buna göre Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesi “işletenin” tanımını yaparken bunun araç sahibi olabileceğini ancak "aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı" nın işleten sayılacağı kabul edilmiş olduğunu, somut olayda da sözkonusu araç finansal kiralama nedeniyle uzun süreli olarak kiralanmış olduğundan işleten sıfatını araç sahibi değil finansal kiracı taşımakta olduğunu, araçlara ilişkin uzun süreli kiralamalarda, işleten sıfatı kiracıda olacağından aracın kullanımından kaynaklanan yarar ve zararların kiracıya ait olacağını, bu anlamda üçüncü kişilere verilen zaralardan da kiracının sorumlu olduğu yüksek mahkemenin kararlarında yerleşik hale gelmiş olduğunu, davaya konu sigorta poliçesinin müvekkili şirket tarafından düzenlettirilmemiş olduğunu, bir başka ifadeyle davacı şirket ile müvekkil arasında aktedilmiş bir sigorta poliçesi bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirketin ------ yaptırma yükümlülüğü olmadığını, ----------- yükümlülüğü aracı uzun süreli kiralayan işleten tarafa ait olduğunu, dava konusu sigorta poliçesi davacı sigorta şirketine yaptırılan zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinden kaynaklanmakta olduğunu, rava konusu uyuşmazlık da bu sigorta poliçesinden kaynaklanmakta olduğunu, müvekkil şirketin taraf olmadığı bir sigorta poliçesi nedeniyle müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, zira finansal kiracı --------aktedilen sözleşmede de bu durumun düzenlenmiş olduğunu ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle; müvekkili şirkete husumet yöneltilmesi sunulan mevzuat hükümleri ve ------ doğrultusunda mümkün olmadığından müvekkili şirket yönünden davanın pasif husumet yokluğundan ve ayrıca esasa yönelik açıklamaları çerçevesinde esastan reddine; davanın ------ihbarını, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine, davacı şirket aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava usulüne uygun olarak ------- ihbar edilmiş ve beyanları dosya kapsamına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davacı sigorta şirketinini ------- ile sigortaladığı araç malikinden rücuen tazminat istemi ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----- sayılı takip dosyası ----- üzerinden dosya arasına alınmış, davacı sigorta şirketinden davaya konu --- tarihinde meydana gelen sigortalısı ---- ve dava dışı ----- plaka sayılı araçların karıştığı trafik kazası ile ilgili olarak kazaya konu hasar dosyası örneği,--- poliçesin ve ekleri, ----- üzerinden dosya arasına alınmış, dava konusu ----- ve dava dışı ------ plakalı araçların kaza tarihi ----- ve halen malik bilgilerini gösterir tescil ve ruhsat kayıtlarının -----üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş ve dava sonuçlandırılmıştır.

İtirazın iptali istemine konu,-----------takip dosyasının incelenmesinde; 11.06.2024 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı borçlunun davalı olduğu; takibin 31.305,97-TL alacak, 1.631,98 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 32.937,95-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 11.06.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 12.06.2024 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 14.08.2024 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 31.305,97 TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davadan sonra dava konusu alacağın dava dışı -------tarafından ödendiği anlaşıldığından davanın konusuz kaldığı kanaatine varılarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, ayrıca tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri de olmadığı yönündeki beyanları da gözetilerek bu yönde hüküm oluşturulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Ödeme nedeniyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,

2.Davacının icra inkar tazminatı talebinin ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından ayrı ayrı reddine,

3.Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL'den davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırıldığı anlaşıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6.TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacının dava konusu ettiği bedeli dava dışı İhbar olunan şirketten tahsil ettiği davada tarafların haklılık durumları dikkate alınarak davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

7.Taraf vekilleri lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

8.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı tarafın yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.10/01/2025

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog