Esas No
E. 2022/10064
Karar No
K. 2024/6124
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2022/10064 E.  ,  2024/6124 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/224 E., 2022/311 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: Davanın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk tedbiri nedeniyle 20.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17/05/2022 tarih, 2021/1214 Esas, 2022/3770 Karar sayılı ilamıyla: "Davacı hakkında mahkemece belirlenen 5 yıllık denetim süresinin inceleme sırasında dolduğu da gözetildiğinde, denetim süresi sonucunda ne şekilde karar verildiği araştırılıp, davacı hakkında düşme kararı verildiğinin tespit edilmesi halinde, açıklanması geri bırakılan 1 yıl 8 aylık hapis cezasından fazla tutukluluğu söz konusu olmadığından açılan davanın reddine, davacının beraatine karar verildiğinin anlaşılması halinde ise tutuklu kaldığı süreye ilişkin maddi ve manevi tazminata hak kazanacağı gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisinin" kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının uyuşturucu ticaretinden tutuklandığını ve bu suçtan ceza almadığından davanın kabulü gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU

Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/107 Esas – 2015/291 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 27/09/2014 tarihinde gözaltında, 02/06/2015 - 03/12/2015 tarihleri arasında ise 184 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacının uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkumiyetine karar verildiği ancak Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2015/16907 Esas - 2015/7380 Karar sayılı ilamıyla kararın bozulması üzerine Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/12 Esas - 2016/56 sayılı Kararıyla davacının eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu kapsamında kaldığı değerlendirilerek 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyetine dair hükmün CMK'nın 231/5. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 12/02/2016 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununa tabi olduğu, davacı hakkında mahkemece belirlenen 5 yıllık denetim süresinin dolduğu, bozma ilamı doğrultusunda davacı hakkında denetim süresi sonucunda mahkemece ne şekilde karar verildiğinin araştırıldığı, yapılan araştırmada Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/10/2022 tarihli yazısı ile denetim süresi içinde hükmün açıklanmadığı, davacı hakkında ayrıca düşme kararı verilmediğinin mahkememize bildirildiği, davacı her ne kadar maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de; davacı hakkında bozma üzerine yapılan yeni yargılamada davacının uyuşturucu madde kullanmak suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı yasa gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresinin dolduğu ancak davacı hakkında herhangi bir düşme kararı verilmediği, düşme kararı verilmesi halinde dahi açıklanması geri bırakılan 1 yıl 8 aylık hapis cezasından daha fazla tutukluluğu söz konusu olmadığından davacının tazminata hak kazanamayacağının kabulü gerektiği, dosya kapsamında davacının tutuklu kaldığı suçtan beraat etmediği, bu durumda tazminat isteme şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 141 vd. maddelerince tazminatın yasal şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.11.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog