12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/381 E. , 2024/6865 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1a,52/2-4 ve 53/6.maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak 21.200 TL adli para cezası cezalandırılmasına ve 1 yıl 6 ay süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafinin temyiz sebepleri;suç vasfının hatalı olduğuna, ceza miktarının fazla olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir.
B. Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri ;bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 25.09.2015 günü saat 15.00 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal içi, 50 km/s hız sınırının bulunduğu, düz, eğimsiz, tek yönlü yolda seyir halindeyken, kaza mahalli olan kontrolsüz kavşağa geldiğinde istikametine göre sağ tarafından kavşağa giren ...'ın idaresindeki motosiklete çarptığı, çarpmanın akabinde savrularak istikametine göre karşı yönden gelmekte olan ...'in idaresindeki kamyonete çarpması neticesinde ...'ın öldüğü, motosiklette yolcu olarak bulunanlardan ... ve ...'ın, basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek ve vücudunda 2.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları olayda, hükme esas alınan kaza tespit tutanağı ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 21.04.2016 tarihli raporda; sanığın sevk ve idaresindeki otomobili ile seyri sırasında, kavşağa yanaştığında hızını azaltması, olay mahallini kontrol edip, kavşak kolları özelliği gereği sağdan gelen araçların ilk geçiş hakkına riayet etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemesi sebebiyle asli kusurlu olduğu, ... ile ...'in herhangi bir kusurlarının bulunmadığı belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece asli kusurlu kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafii ile mahalli Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Yukarıda izah edildiği şekilde gerçekleşen ve bir kişinin ölümü ile iki kişininde nitelikli şekilde yaralandığı kazada;
TCK'nın 89/5. maddesi gereğince aynı Kanunun 89/1. madde kapsamı dışında kalan yaralanmaların bilinçli taksirle işlenmesi halinde takibinin şikayete tabi olmadığı ve dosya içeriğine göre meydana gelen olayda bilinçli taksir koşullarının bulunmadığı gözetildiğinde, ölenin idaresindeki motosiklette yolcu olarak bulunan ve nitelikli şekilde yaralan ...'ın soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçmesi nedeniyle vazgeçmeden vazgeçme olamayacağından, sanığın eyleminin TCK'nın 85/1. maddesinde öngörülen suçu oluşturduğu gözetilmeksizin, mahkemece suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK'nın 85/2. maddesi gereğince mahkumiyet hükmü kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçe ile uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.