Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/613
Karar No
K. 2024/1015
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/613 Esas
KARAR NO: 2024/1015
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/07/2024
KARAR TARİHİ: 11/10/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 28/10/2024

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;

İSTEM

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; gümrük müşavirliği hizmeti verdikleri davalı firmadan olan alacak-açık hesap bakiyelerinin 76.007,53.TL miktarın tahsili yolunda Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattıklarını, ilamsız icra takibine itiraz edilmesi, arabuluculuk müracaatımız sonucunda da anlaşmaya varılamaması üzerine 2004 sayılı Kanun'un 67.maddesi uyarınca Mahkemeye başvurmak zorunda kaldıklarını, borçlu firmanın itirazlarının haklı olmadığını, 6098 sayılı Kanun'un 89/1.maddesi uyarınca "yerleşim yerimizde, adalet çevresi içerisinde kaldığımız Bakırköy Adliyesi'nde işlemlere başlamış olmamız" itibariyle, yetki itirazlarının haklı olmadığını, ticari defter kayıtları ve dayanaklarını oluşturan faturalar ile yaptıkları ödemelerin bakiyesinin takip miktarı tutarında alacak bakiyesi verdiğinden, "herhangi bir borçları bulunmadığı" şeklindeki itirazların da doğru olmadığını, açıklanan nedenlerle Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyasında icra takibine yapılan itirazların iptalini ve takibin devamını, itirazların haksız olması itibariyle davalı tarafa icra inkar tazminatı yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT:

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açılmış olup öncelikle icra dosyasının yetkili icra dairesine intikali ve yeni ödeme emri gönderilmesi, yetkili yerde yapılan itiraz sonucunda itirazın iptali davasının ikamesi edilmesi gerektiğini, bu nedenle iş bu davanın reddi gerektiğini, davacının vekalet akdine ve vekalet akdinin gerektirdiği borçlara aykırı davranmış olup ağır kusurlu olduğunu, kendi hatasıyla müvekkil aleyhine 207.904,98 TL ceza ile 69.301,66 TL ek tahakkuk uygulanmasına sebep olduğunu, kendi edimlerini yerine getirmediği gibi ağır kusuruyla müvekkili şirkete zarar verdiğini, edimlerini yerine getirmediği için ödemezlik defi tekrarı ile bu nedenle müvekkilinin vekalet borcu da bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın öncelikle usulden reddini, aksi kanaatte esastan reddini, davanın esasına geçilmesi durumunda Kocaeli ..... Vergi Mahkemesinin .....

E. Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyası ile cari hesap alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizce icra dosyası, vergi dairesi kayıtları, tespit dosyası celp edilerek dosya içerisine alınmış, taraf delilleri toplanmıştır. -Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 76.007,53 üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "cari hesap bakiyesi" olduğu, davalı tarafından süresi içerisinde takibe ve yetkiye itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. - İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı) -İtirazın iptali davası açılabilmesinin koşullarından birisi de ortada geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmasıdır. Geçerli bir ilamsız icra takibinin mevcut olmaması halinde itirazın iptali davası açılamaz. Bu husus dava şartı olup, mahkemece re’sen gözetilmelidir. -Somut olayda davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazda İstanbul Anadolu İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunulduğu görülmektedir. -Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamalarına göre icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise, itirazın iptâli davasında mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın öncelikle icra dairesinin yetkisine itirazın incelenip sonuçlandırılması gerekir. İtirazın iptâli davasının görülebilmesi usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir takibin varlığına bağlıdır. Geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda itirazın iptâli davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği hallerde bu itiraz incelenip sonuçlandırılmadığı sürece açıklanan şekilde geçerli bir takibin bulunmayacağı ortadadır (HGK.nun 20.3.2002 gün, 2002/13-241 E., 208 K., 28.3.2001 gün 2001/19-267 E. 2001/311 K. sayılı kararları). -İİK.nun 50/1. maddesi hükmüne göre HMK.nun yetkiye ilişkin hükümleri ilamsız icradaki yetki hakkında kıyasen uygulanır. Buna göre ilamsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yeri icra dairesidir (HMK. madde 6). Bunun dışında akdin ifa olunacağı yer icra dairesi de özel olarak yetkilidir (HMK. madde 10). -Tarafların iddia ve beyanları nazara alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın gümrük hizmetinden kaynaklanan hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı görülmektedir. -Taraflar arasındaki ihtilâf, sözleşme ilişkisinden kaynaklandığından, bu türden uyuşmazlıklardan kaynaklanan icra takiplerinin kural olarak İİK'nın 50. maddesi uyarınca HMK hükümleri kıyas yoluyla uygulanacağından davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairelerinden birinde açılması gerekir. Bu türden sözleşmelerde para alacakları yönünden yetkili mahkemeyi alacaklının yerleşim yeri mahkemesi olarak belirleyen ve Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesinin uygulama imkânı yoktur. Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi hükümlerinin sadece karz akdinden doğan borçlarla sınırlı olduğunun kabulü gerekir. Aksi halde, bütün para borcu ilişkilerinden doğan ihtilâflarda yetkili mahkemenin bu maddeye göre tayini gerekeceğinden, para borçlarıyla ilgili tüm ihtilâfların davacının yerleşim yerinde takip ve davaya konu olması sonucunu doğurur ki bu da; Hukuk Muhakemesi Kanunu'nda yer alan yetkiyle ilgili kuralları adeta istisna haline getirmiş olur. -Somut olayda, davalı borçlunun mersiste kayıtlı yerleşim yerinin "Pendik / İstanbul" olduğu, yine davalıya sözleşme kapsamında hizmet verildiği belirtilen Gümrük Müdürlüğü'nün ise "Dilovası / Kocaeli" olduğu görülmektedir. -Yukarıda yer verilen açıklamalar da belirtildiği üzere taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yetkili icra dairesi yönünden Türk Borçlar Kanunu'nun 89. Maddesinin somut uyuşmazlıkta uygulanma imkanı bulunmadığı, icra takibinin davalının yerleşim yeri ya da sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairelerinde başlatılmadığı, bu haliyle ortada geçerli bir icra takibinin bulunmadığı gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 917,78 TL harçtan mahsubu ile bakiye 490,18-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

3.Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,

6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/10/2024 Katip .....

(e-imzalıdır)

Hakim ....

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog