Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/43
Karar No
K. 2024/43
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/43 Esas - 2024/233

TÜRK MİLLETİ

Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C.

ANKARA GEREKÇELİ KARAR

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/43
KARAR NO: 2024/233
DAVACI: ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI: ...
DAVA: Ticari Şirket / Kooperatifin Dağılması
DAVA TARİHİ: 08/06/2023
KARAR TARİHİ: 28/03/2024
KARAR Y.TARİHİ: 16/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan "Ticari Şirket/Fesih ve Tasfiye" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR

1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ....'nin 01/07/2005 tarihinde yapılan kuruluş tescilinin, 06/07/2005 tarih ve 6340 sayılı .... Gazetesinde yayımlanarak tüzel kişilik kazandığını, kooperatifin en son genel kurul toplantısını 25/11/2006 tarihinde yaparak tasfiye kararı aldığını, 26/05/2008 tarih ve 7069 sayılı ticaret sicil gazetesinde kooperatifin tasfiye halinde olduğunun birinci ilanı, 02/06/2008 tarih ve 7074 sayılı ticaret sicil gazetesinde ikinci tasfiye ilanı, 09/06/2008 tarih ve 7079 sayılı ticaret sicil gazetesinde üçüncü tasfiye ilanı yapıldığını ancak, kooperatifin kapanışına ait genel kurul toplantısının bugüne kadar yapılmadığını, ticaret sicil kaydının silinmediğini belirterek; münfesih duruma düştüğü tespit edilen ... feshine, tasfiye işlemleri için tasfiye görevlisi/heyeti atanmasına, tasfiye giderlerinin kooperatif üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II-SAVUNMALAR

2.Davalı yana usulüne uygun davetiye tebliğine karşın davaya cevap vermemiş, duruşmalara iştirak etmemiş ve savunma hakkını kullanmamıştır. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR

A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar

3.Tarafların yargılamada üzerinde anlaştıkları bir vakıanın bulunmadığı anlaşılmaktadır.

B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları

4.Davadaki uyuşmazlığın; davalı kooperatifin 1163 sayılı ... m. 81/6 hükmü uyarınca münfesih hale gelip gelmediği noktasında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER

5.... 'nün cevabi yazısının incelenmesinde; .... 'nin 25/11/2006 tarihli, tasfiyeye giriş konulu Olağan Genel Kurul Toplantısında tasfiye kararı aldığı, tasfiye kurulu üyeleri olarak ..., ...., ...'un atandığı, tasfiye kapanışına ilişkin sicil dosyasında herhangi bir bilgi belgeye rastlanılmadığı bildirilmiştir.

6..... 'nün cevabi yazısının incelenmesinde; ... 'nin, en son genel kurul toplantısını 25/11/2006 tarihinde yaparak tasfiye kararı aldığı, tasfiye kararı alındıktan sonra kapanış genel kurulunun yapılmadığı ve kapanışın mümkün olmaması halinde takip eden 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı mali yıllarına ait olağan genel kurul toplantılarını ise yapmadığı bildirilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE

7.Dava, 1163 sayılı ...'nun 81/6 maddesi uyarınca davalı kooperatifin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.

8.Mahkememizce 28/09/2023 tarih, ... , sayılı kararı ile; davanın kabulüne, davalı ... sicil numarasında kayıtlı ...’nin 1163 sayılı ... m. 81/6 hükmü uyarınca münfesih olduğunun tespitine ve tasfiyesine dair karar verildiği, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, ... 'nin 28/12/2023 tarih, ... , sayılı kararı ile mahkememiz kararının kaldırıldığı görülmüştür.

9.... 'nin 28/12/2023 tarih, ... , sayılı kararında; mahkemece, ...'nun 81/6. maddesi hükmü gereğince kooperatifin kuruluş tarihinden itibaren olağan genel kurul toplantılarını üç yıl üst üste yapmamış olmasının kooperatifin sicilden terkin edilmesi sonucu doğurmayıp, kooperatifin tasfiye haline girmesini sağlayacağı, davalı kooperatifin yine bu amacı sağlayan feshinin dava edilmesinde davacının dava takip yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle HMK'nın 114/1-e, ve115/2 maddesi hükümleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırıldığı anlaşılmıştır.

10.

Davacı vekili, ....'nin 28/12/2023 tarih, ... , sayılı kaldırma kararından sonra vermiş olduğu ıslah dilekçesi ile; dava sebebi olarak 1163 sayılı Kanun'un 81/6 maddesine ek olarak, "Amacına ulaşma imkanının bulunmadığının ilgili Bakanlıkça tespiti halinde mahkemeden alacağı kararla" şeklinde düzenleme yapılan 81/7 maddesinin hukuki sebep olarak kabulünü talep ettiklerini, söz konusu kooperatifin amacına ulaşma imkanı bulunmadığına ilişkin tespitin ilgili şube müdürlüklerince yapılmış olduğunu belirterek, davanın kabulü ile, münfesih duruma düştüğü tespit edilen kooperatifin feshinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

11....'nun "Genel Olarak Bakanlığın Görev ve Yetkileri" başlıklı 86/2 maddesinde; kooperatifleri, birlikleri, merkez birliklerini ve ... teftiş etmek, denetlemek veya denetlettirmek olarak belirtildiği, bu kapsamda ... kooperatifleri denetim yetkisi de nazara alındığında aktif dava ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekmektedir.

12.1163 sayılı ...'nun "Dağılma Sebepleri" başlıklı 81. maddesinde; "Kooperatif:

1.Anasözleşme gereğince,

2.Genel Kurul kararı ile,

3.İflasın açılmasıyla,

4.Kanunlarda öngörülen diğer hallerde, ilgili bakanlığın mahkemeden alacağı karar üzerine,

5.Diğer bir kooperatifle birleşmesi veya devralınması suretiyle,

6.Üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması halinde,

7.Amacına ulaşma imkanının bulunmadığının ilgili Bakanlıkça tespiti halinde mahkemeden alacağı kararla, dağılır" şeklinde düzenleme yapıldığı anlaşılmıştır.

13.1163 sayılı Kanun'un 81. maddesinde kooperatiflerin dağılma nedenleri sayılmış olup sözkonusu hallerin varlığı halinde mahkemeden talepte bulunularak kooperatifin münfesih olduğunun tespitine karar verilebilir.

14.Somut uyuşmalıkta davalı kooperatifin üç yıl genel kurulunu yapmaması ve amacına uluşma imkanının bulunmadığı nedenleri ile münfesih olduğu iddia edilmiştir.

15.Mahkememizce .... ve ... müzekkere yazılarak davalı kooperatifin ana sözleşme, genel kurul tutanakları ile hazirun cetvelleri celbedilmiş olup, tetkikinden; kooperatifin 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 mali yıllarına ait olağan genel kurul toplantılarının yapılmadığının anlaşılmaktadır.

16.Öncelikle 1163 sayılı Kanun'un 81. maddesindeki koşulların varlığı, davacının eldeki davayı açmakta davayı takip yetkisinin ve hukuki yararının bulunup bulunmadığı ile Mahkememizce Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararına konu hükmün hukuki yönden değerlendirilmesi gerekmiştir.

17.Davacı kurum, davalı kooperatifin 1163 sayılı ...'nun 81. maddesinin 6. bendi uyarınca "üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması hali" ve 7. bendi gereğince "amacına uluşma imkanının bulunmadığının ilgili Bakanlıkça tespiti hali" (bu bent yönünden ıslah yolu ile talepte bulunulmuştur) hükümleri uyarınca dağılma sebeplerinin gerçekleştiğinin tespiti ile tasfiye görevlisi atanması isteminde bulunmuştur.

18.Davacının 1163 sayılı Kanun'un 81. maddesinde düzenlenen dağılma sebeplerinin gerçekleşmesi halinde bu vakıanın tespitini talep edip edemeyeceği yani bu bakımdan dava takip yetkisi ile hukuki yararının eldeki dava bakımından bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmiştir.

19.Tespit davaları, bir hakkın yahut hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespitine ilişkin davalar olup konusunu hak ve hukuki ilişkiler oluşturur. Bu dava türü ile bir hukuksal ilişkinin yahut hakkın varlığı veya yokluğu saptanmaktadır. Bu davalarda davacının amacı ve dolayısıyla talep sonucu, bir hakkın yahut hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun veyahut içeriğinin belirlenmesi olup istemin kabule şayan olabilmesi için bu davanın konusunu oluşturan hakkın yahut hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının hukuki yararının bulunması gerekir.

20.Eda davalarında, hak ihlal edilmedikçe hakkın hukuken himayesini istemek mümkün değildir. Ancak bu durum tespit davaları için yumuşatılmış, davacının hukuki durumunu belirginleştirmekteki menfaatiyle özdeşleştirilmiştir. Kişi, içinde bulunduğu hukuki durumdan kaygı, güvensizlik ve endişe duyduğunda tespit davası açabilmelidir. Tespit davasının işlevi karmaşık uyuşmazlıkların ortaya çıkmasını engellemek, hakların yararlanılmasında istikrarı sağlamak olarak ifade edilebilir.

21.Bununla birlikte tespit davalarının kötüye kullanılmasının engellenmesi ve bu davaların kabule şayan olabilmesi için iddia edilen tehlikenin ciddi ve davacının hukuki durumuna zarar verecek nitelikte güncel olması da gereklidir. Tespit davası bakımından hukuki yararın bulunup bulunmadığı değerlendirilirken üç koşulun birlikte gerçekleşmesi aranmaktadır.

22.Bunlardan ilki; davacının bir hakkı veya hukuki durumu, güncel (hâlihazır) bir tehlike ile tehdit edilmiş olmalıdır. Söz konusu tehdidin genellikle davalıya ait beyanların yahut davranışların sonucu olduğu kabul edilmektedir. Aynı zamanda davacıya yönelen tehdidin barındırdığı tehlike güncel bir nitelik taşımalıdır.

23.İkinci koşul; bu tehdit nedeniyle davacının hukuki durumu tereddüt içinde olmalı ve bu husus davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmalıdır. Daha önce de ifade edildiği gibi tespit davasına hukuki ilişkilerde yaşanan kaygı, güvensizlik ve endişe durumlarında başvurulmalıdır. Belirtmek gerekir ki, davacının hukuki durumuna ilişkin her türlü tehdit değil ancak zarara yol açacağına kanaat getirilen bir tehdit sebebiyle tespit davası açılabilir.

24.Üçüncü koşul ise yalnız kesin hüküm etkisine sahip olup cebri icraya yetki vermeyen (icraya konulamayan) tespit hükmü, bu tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli olmalıdır. Tespit davası neticesinde verilen hükümler, kesin hüküm niteliği taşımakla birlikte davacıya icra yetkisi vermez. Bu sebeple davacının hukuki belirsizliğini ortadan kaldırmak için tespit hükmünün en uygun ve en elverişli olduğu durumlarda, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğu sonucuna varılabilir. Buna göre tespit hükmü davacının içinde bulunduğu hukuki belirsizliği gidermek için bir fayda sağlamadığında ve istenen hukuki koruma için diğer dava türlerinden birinin açılması gerekli olduğunda hukuki yarar şartının yerine getirildiği söylenemez (....).

25.Bir davada menfaat (hukuki yarar) ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olacağı her türlü duraksamadan uzaktır. Bu ilkeden hareketle bir davada hukuki menfaatin bulunup bulunmadığı mahkemece tarafların dava dosyasına sunduğu deliller, olay veya olgular çerçevesinde yargılamanın her aşamasında ve kendiliğinden gözetilmelidir. Böylelikle kişilerin haksız davalar açmak suretiyle dava hakkını kötüye kullanmasına karşı bir güvence de sağlanmış olmaktadır (...).

26.Öte yandan 1163 sayılı ...'nun 86. maddesi "... kooperatifleri ilgilendiren başlıca görev ve yetkileri şunlardır:

1.Kooperatiflere, kooperatif birliklerine, merkez birliklerine, ... kuruluş ve organizasyonlarında yol göstermek, öğütleriyle yönetimlerinde ve çalışmalarında yardımcı olmak,

2.Kooperatifleri, birlikleri, merkez birliklerini ve ... teftiş etmek, denetlemek veya denetlettirmek,

3.Kooperatiflerin, birliklerin, merkez birliklerinin ve .... dağılmasını gerektiren sebepleri mahkemeye bildirmek,

4.Kooperatiflerin, bilhassa istihsale yararlı kooperatiflerin kuruluşu, öncelikle kredilenmesi ve memleket yararına faaliyette bulunmaları hususunda ilgili bakanlıklar ve kuruluşlar nezdinde gerekli teşebbüsleri yapmak ve koordinatör olarak vazife görmek.

5.(Ek: 6/10/1988 - 3476/21 md.) Kooperatifler mevzuatının uygulanmasında ve kooperatiflerle üst kuruluşlara yapılacak desteklemelerle ilgili kamu ve sosyal güvenlik fonları konusunda düzenleyici tasarruflarda bulunmak." hükmünü içermektedir.

27.Yine 1163 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 hükmü "Bu Kanunda geçen Bakanlık isimleri "İlgili bakanlık" olarak değiştirilmiştir. (Değişik ikinci fıkra: 3/6/2010-5983/4 md.) İlgili bakanlık deyiminden, bu Kanun kapsamındaki tarımsal amaçlı kooperatifler ve üst kuruluşları için ..., yapı kooperatifleri ve üst kuruluşları için ... ve diğer kooperatifler ve üst kuruluşlar için ise ... anlaşılır." şeklinde düzenlenmiştir.

28.Yukarıda yer verilen 1163 sayılı Kanunun 81. madde hükmü ve tespit davasına ilişkin açıklamalardan ...’nun 81/6. maddesinin düzenlenme şekline göre bu davanın ilgili Bakanlık tarafından açılmasının gerekmediği sonucuna varılamayacağı, diğer bir ifade ile dava takip yetkisinin varlığı gerekmektedir. Zira ...'nun 86/2. maddesinde, Bakanlığın (ilgili Bakanlık olan ...), kooperatifleri teftiş etmeye, denetlemeye ve denetlettirmeye görevli ve yetkili olduğu belirtilmektedir. Bakanlık, kooperatifleri ve üst örgütlerini müfettişleri veya kontrolörleri aracılığıyla denetlettirebilir.

29.Tespit davası dağılma nedenlerinin düzenlenmiş olduğu 81. maddenin 7. bendinde olduğu gibi açıkça bir düzenleme bulunduğu hallerde açılabileceği gibi yukarıda yer verilen genel olarak koşulların varlığı halinde de hak sahibi tarafından açılabilir. Diğer bir ifade ile Kanun koyucunun ilgili Bakanlığa 81. maddenin 6. bendinde yer verilen dağılma nedenine ilişkin dava hakkı tanımadığını söyleyemeyiz. Nitekim 1163 sayılı Kanunun ilgili Bakanlığın yetki ve görevlerinin düzenlendiği 86. maddesinde kooperatifleri teftiş etmek, denetlemek veya denetlettirmek yetki ve görevi bulunması dışında dağılmasını gerektiren sebepleri mahkemeye bildirmek konusunda da yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

30.Bu anlamda 1163 sayılı Kanun'un 81. maddesinin 6. bendinde düzenlenen "Üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması hali" vuku bulduğu halde davacı Bakanlıkça bu hususun ilgili .... gerekli işlemlerin yapılmasının istenilebilmesi ve sözkonusu kooperatifin tasfiyesinin yapılabilmesi bakımından dağılma nedeninin gerçekleştiğinin tespiti ve tasfiye memuru atanması istemli dava açabilmesine yönelik dava takip yetkisi ve hukuki yararının varlığının kabulü gerekmektedir. Eldeki tespit ve tasfiye memuru atanmasına yönelik davanın ilgili Bakanlıkça açılmasının gerekmediğini söylemek anılan düzenlemeler karşısında mümkün olmadığı gibi hukuki belirsizliği ortadan kaldırmak için tespit hükmünün en uygun ve en elverişli yol olduğu da söylenebilir (..., 01.03.2023 tarih, .... ; ... , 11.01.2024 tarih, ... ;... ., 09.10.2023 tarih, ....; .... ., 06.04.2022 tarih, ....).

31.Açıklanan nedenlerle 1163 sayılı Kanunun 81. maddesinin 6. bendinde yer verilen dağılma nedeni olan "Üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması hali" vuku bulduğu anlaşılmakla bu yönden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

32.Diğer yandan davacı ilgili .... kaldırma kararı ardından ıslah dilekçesi ile dağılma nedeni olarak kooperatifin 81. maddenin 7. bendi uyarınca "Amacına ulaşma imkanının bulunmadığının" tespit edildiğini ve bu sebep yönünden de dağıldığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce toplanan delillerden davalı kooperatifin uzun süredir genel kurulunu toplamadığı ve zorunlu organlarını oluşturmadığı anlaşılması karşısında amacına ulaşma imkanının da bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. VI-HÜKÜM

1.Davanın KABULÜNE, Davalı ... sicil numarasında kayıtlı ...’nin 1163 sayılı ... m. 81/6 hükmü uyarınca münfesih olduğunun TESPİTİNE,

2.Tasfiye işlemlerini sağlamak üzere tasfiye memuru olarak ..., ... ve ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına,

3.Tasfiye memurlarına takdiren ücret takdirine yer olmadığına,

4.Karar kesinleştiğinde kararın ... tescil ve ilanı için ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,

5.Tescil ve ilan masraflarının davalı kooperatif tarafından karşılanmasına, Karar ve İlam Harcı

6.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı

7.Davacı tarafından bozmadan önce ve sonra yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 717,75‬.‬-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

8.Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE,

Vekalet Ücreti

9.Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 17.900,00.- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 28/03/2024 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/03/2024 Başkan ... E-İmza Üye .... E-İmza Üye ... E-İmza Katip ... E-İmza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog