Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, T. 26.11.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar Tarihi
26.11.2024
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2024/—
KARAR NO: 2024/—
VEKİLİ: Av.
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/02/2024
KARAR TARİHİ: 26/11/2024
KARAR: GÖREVSİZLİK

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 25/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı aracının bozulduğunu, bu sebeple davalı firma tarafından motorun tamir edilip davacıya çalışır bir şekilde teslim edilmesi istendiği, davalı taraftan bu zararın tahsili amacıyla, ...

6.Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/ Değişik İş numaralı delil tespiti istemli dosyası ile alınan bilirkişi raporu uyarınca davacının sahibi olduğu ticari aracın 55 gün boyunca kullanılamaması nedeniyle oluşan kazanç kaybı tazminatının davalıdan tahsili talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davada görevli Mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil Asliye hukuk Mahkemesi olduğunu, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gerektiğini, taraflardan her ikisi de tacir olmadığını, davalının yaptığı is göz önüne alındıgında 55 günlük is kaybı neticesinde mahrum kalınan karın hesaplanmasının tespitine yönelik talepleri asıl dava konusu oldugu, asıl dava konusu olabilecek hususlarla ilgili olarak tespit yapılması mümkün olmadıgı gibi su anda toplanmaması halinde kaybolacak yahut ileri sürülmesinde zorluk çıkacak herhangi bir delil de bulunmadıgından HMK nun 400.maddesindeki sartları tasımayan bahsi geçen tespit taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, beyan dilekçeleri, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava; ayıplı hizmet nedeniyle kazanç mahrumiyet bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3. maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir.

Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, ... bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. 19.02.1986 tarih ve sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli ... Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir.

Buna göre;1-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,2-Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasında; "Aşağıda yazılı tüccarlar, I inci sınıfa dahildirler:1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 7.200.000.000 (2023 yılı için 890.000,00 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000 (2023 yılı için 1.270.000,00 TL) lirayı aşanlar;2.Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 3.600.000.000 (2023 yılı için 440.000 TL) lirayı aşanlar;3.1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 7.200.000.000 (2023 yılı için 890.000 TL) lirayı aşanlar;..."denilmek suretiyle anılan ... Kararına göre 2023 yılı için esnaf veya tacir sayılma hadleri belirlenirken dikkate alınacak nakdi limitler belirlenmiştir.Somut olayda; dava, davalının verdiği ayıplı hizmet iddiasına dayalı kazanç mahrumiyet bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Bu haliyle eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Bu durumda; yukarıda açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak tarafların tacir olup olmadığı ve işin her iki tarafın ticari işletmesine ait olup olmadığı hususları araştırılarak sonucuna göre görevli mahkemenin tayin edilmesi gerekmektedir. Davalının taciri olduğu ihtilafsızdır. Davacı gerçek kişinin ise ticaret sicilinde kaydı bulunmadığı ve Esnaf ve Sanatkarlar odasına kayıtlı olduğu bildirilmiş olmakla beraber ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 17/11/2022 tarihli yazısında davacının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu bildirilmiş, yazı ekinde gönderilen, davacının 2023 yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesinin incelenmesinde, 2023 yılı itibariyle dönem içinde satın alınan emtia tutarının 0-TL, dönem içinde elde edilen hasılatının ise 60.670,91-TL olduğu bildirilmekle, davacının yukarıda açıklanan VUK’nun 177'nci maddesinde belirtilen gelir hacmine ulaşmadığı yani faaliyetinin esnaf faaliyeti sınırı içerisinde kaldığı dolayısıyla davacının 6102 sayılı TTK. anlamında tacir olmadığı anlaşılmakla dava nispi ticari dava da olmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp karara bağlanması gerekecektir. Mahkememiz dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olup, görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden görevli ve yetkili mahkeme ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, davanın görev yönünden usulden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

1.Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-c maddesi gereğince, davanın görevli mahkemede açılmadığı ve mahkemelerin görevinin dava şartı olduğu anlaşılmakla; dava şartı noksanlığı nedeniyle, HMK m.115 uyarınca, DAVANIN USULDEN REDDİNE,

2.... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğunun tespitine,

3.HMK m.20 gereğince; taraflardan birinin, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde, mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde; dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde, dava dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin taraflara ihtarına, (ihtar edildi)

4.Harç ve yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi gereğince yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,

5.Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/11/2024

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog