Esas No
E. 2023/553
Karar No
K. 2024/6172
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2023/553 E.  ,  2024/6172 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/107 E., 2022/131 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR: Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, temyiz isteminin reddi

Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden; karar tarihi itibarıyla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ile değişik 427 nci ve ek 4 üncü maddeleri uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden; Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, HMUK'un 427. ve CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 20.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 1.811,70 TL maddi, 3.600,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Dairemizce davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 1.782,05 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin temyiz kesinlik sınırında kaldığından bahisle reddi ve davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; dava dilekçesinde faiz talep edilmediğine dair bir ibare bulunmamasına rağmen faize hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminatın eksik incelemeye dayalı olarak hükmedildiğine, kararın kaldırılması ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU

Yerel mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/471 Esas -2015/130 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının görevi yaptırmamak için direnme ve 2911 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından 15.10.2014-15.12.2014 tarihleri arasında 61 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükümlerin 18.03.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükümlerinin davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 5.810,00 TL olduğu, kabul edilen tazminat miktarının 1.782,05 TL olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile değişik 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 1086 sayılı Kanun’un 432 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

Dairemizin 07.03.2022 tarih ve 2020/9196 Esas - 2022/1707 Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 17.02.2016 tarihli manevi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda manevi tazminat konusunda karar verilmemiş ise de bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog