4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2024/6605 E. , 2024/11356 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
3621 sayılı Kıyı Kanunu'na muhalefet ve imar kirliliğine neden olmak suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Erdek Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.11.2021 tarihli ve 2021/3002 soruşturma, 2021/1580 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Bandırma Sulh Ceza Hakimliği'nin 10.02.2022 tarihli ve 2021/3608 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 gün ve 2022/100164 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “ 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında üzerine atılı bulunan suçlar bakımından Erdek Cumhuriyet Başsavcılığının 01/11/2021 tarihli ve 20211/513 soruşturma, 2021/935 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine, Erdek Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2021 tarihli ve 2021/890 sayılı kararı ile iddianamenin iadesine karar verilmesini müteakip, iade gerekçesinde belirtilen hususlara dair hiçbir araştırma yapılmaksızın kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği,
Somut olayda, Erdek ilçesi Şahinburgaz mahallesi Köycivarı mevkii 104 ada 8 parselde yer alan taşınmaz ile ilgili olarak imar kirliliğine neden olduğundan bahisle şüpheli hakkında soruşturmaya başlandığı, bahse konu yapı ile ilgili olarak Erdek Belediyesince 08/04/2016 tarihinde yapı tatil zaptı ve anılan zabıt dayanak gösterilerek 19/10/2016 tarihli encümen kararı ile malik ... hakkında 12.630,02 Türk lirası idari para cezası düzenlendiği, malik hakkında Erdek Cumhuriyet Başsavcılığının 19/10/2021 tarihli ve 2021/513 soruşturma sayılı dosyası üzerinden ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, her ne kadar söz konusu yapıya ilişkin olarak 14/09/2018 tarihli yapı kayıt belgesi örneği dosyaya sunulmuş ise de, dosyada mevcut 20/05/2021 tarihli bilirkişi raporu ile anılan yapının kaçak ve ruhsatsız olarak inşaa edildiği ve ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığının belirtilmesi karşısında, 3621 sayılı Kanun'a aykırı olup olmadığı, kıyı kenar çizgisi içinde kalıp kalmadığı hakkında bir araştırma yapılmadığı, dolayısıyla yapı kayıt belgesinin de geçerliliğinin devam edip etmediğinin tespit edilmediği anlaşılmakla, belirtilen hususlar bakımından soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi, sonucuna göre kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın esası hakkında bir değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 5271 sayılı
Kanun'un 160/1. maddesinde; "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", ikinci fıkrasında; "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'', 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.", 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinde; “(3) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “soruşturma” başlıklı 2. kitabında, Cumhuriyet savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli mahkemenin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun'un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Anılan maddeye göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 172/3. maddesinde ise; “Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya bu karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi üzerine, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır.” denilmek suretiyle, etkin soruşturma yapılması zorunluluğu vurgulanmıştır.
İncelenen dosyada; atılı suçlara konu taşınmaz ile ilgili olarak, her ne kadar söz konusu yapıya ilişkin olarak 14.09.2018 tarihli yapı kayıt belgesi örneği dosyaya sunulmuş ise de, dosyada mevcut bilirkişi raporunda, anılan yapının kaçak ve ruhsatsız olarak inşaa edildiği ve ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığının belirtilmesi karşısında, 3621 sayılı Kanun'a aykırı olup olmadığı, kıyı kenar çizgisi içinde kalıp kalmadığı hakkında bir araştırma yapılmadığı, dolayısıyla her iki suç bakımından yapı kayıt belgesinin de geçerliliğinin devam edip etmediğinin tespit edilmediği anlaşılmakla, merciince itirazın kabulüne karar verilmesi yerine reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Bandırma Sulh Ceza Hâkimliği'nin 10.02.2022 tarihli ve 2021/3608 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.Aynı Kanun'un 309/4-a maddesi gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.09.2024 tarihinde karar verildi.