Esas No
E. 2021/4720
Karar No
K. 2024/6208
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

12. Ceza Dairesi         2021/4720 E.  ,  2024/6208 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2019/71 E., 2020/260 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yerel Mahkemece sanıklar hakkında hakkında taksirle öldürme suçundan beraat kararı verilmiş, Dairemizin 16.01.2019 tarihli kararı ile eksik inceleme sebepleriyle hükmün bozulmuş, bozma ilamına uyan mahkemece sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 51/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine karar verilmiş, sanıklar ... ve ... hakkında ise 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca iade ve onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanıkların kusur durumunun hatalı tayin edildiğine, kusurlarının bulunmadığına, beraatlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'nun Atatürk Barajı Sulama Birliği yönetim kurulu başkanı, sanıklar ..., ..., ... ve ...'in ise yönetim kurulu üyesi oldukları, olay tarihinde 2005 doğumlu ölen ...'ın Koçeren mevkii olarak bilinen yerdeki Atatürk Barajı Sulama Birliği tarafından işletilen sulama kanalına yüzmek amacıyla girdiği ancak boğularak hayatını kaybettiği olayda, sanıkların insan ve hayvanların kanala düşüp boğulmamaları için tedbir almamış olmaları nedeniyle tali kusurlu oldukları kabul edilerek sanıkların 5237 sayılı TCK'nın 85/1 maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

A. Sanıklar ...

ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanun'un 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı, sanıklar müdafiinin itirazı üzerine Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli ve 2021/50 değişik iş sayılı kararıyla sanıklar müdafiinin itirazının reddine kesin olarak karar verilmesinin ardından, sanıklar müdafiinin temyiz isteminde incelenecek bir hüküm bulunmadığından dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

B. Sanıklar ..., ...

ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;

Sanıklar ..., ... ve ...'in Atatürk Barajı Sulama Birliği yönetim kurulu başkan ve üyeleri olduğu, Yaylak Sulama Projesi kapsamında DSİ GAP 15. Bölge Müdürlüğü tarafından projelendirilen, inşa edilen ve olay tarihinde Atatürk Barajı Sulama Birliğine devredilmiş olan sulama kanalına serinlemek amacıyla giren 2005 doğumlu ...'ın boğularak hayatını kaybettiği olayda, olaya konu kanalın 83 kilometre uzunluğunda olduğu, ölenin yüzmek amacıyla kanala girdiği yerin Umutlu köyünde, köyün arka kısmında batı bölümünde bulunan Koçeren mevkii olarak bilinen yerdeki Ramazan Demir isimli şahsa ait tarla olduğu, DSİ ile Atatürk Barajı Sulama Birliği arasında mevcut 16/01/2006 tarihli Devir Sözleşmesinin 3. maddesine göre, "tesisin işletilmesi ile ilgili her türlü işin birlik tarafından yapılacağı", 4. maddesine göre, "tesisin, DSİ ve Sulama Birliği temsilcilerinden oluşan bir kurul tarafından muayene edileceği ve muayene sonunda Birliğin gücü içerisinde olduğu anlaşılan yapabileceği veya yaptırabileceği bakım-onarım hizmetlerinin birlik tarafından yapılacağı, aksi takdirde bu işlerin DSİ bakım onarım programları kapsamında gerçekleştirileceği", 17. maddesine göre ise "sulama birliğinin, DSİ'nin yazılı izni olmadan tesiste herhangi bir değişiklik ve genişletme yapamayacağının" hüküm altına alındığı, dosya kapsamı incelendiğinde, olay yeri kanal etrafında "kanalda yüzmek tehlikeli ve yasaktır" levhasının bulunduğu, 24/03/2011 tarih ve 2011/65 sayılı Bozova Kaymakamlığı Atatürk Barajı Sulama Birliği Başkanlığına başlıklı ve Yaylak Belediye Başkanlığına muhatap yazıda, "29 Mart - 15 Ekim 2011 tarihleri arasında tarımsal sulamanın yapılacağı ve sulama sürecinde açık kanalın su ile dolu olması sebebiyle can ve mal kayıplarının önlenebilmesi için gerekli duyurunun belediye hoparlöründen yapılmasının istenildiği, 24/03/2011 tarih ve 2011/59 sayılı Bozova Kaymakamlığı Atatürk Barajı Sulama Birliği Başkanlığına başlıklı ve Bozova Kaymakamlık Makamı muhatap yazıda; 29 Mart - 15 Ekim 2011 tarihleri arasinda tarımsal sulamanın yapılacağı ve sulama sürecinde açık kanalın su ile dolu olması sebebiyle can ve mal kayıplarının önlenebilmesi için kanalın geçtiği Yaslıca, Arıkök, Konuksever, Soğukkuyu, Argıncık, Kındırali, Kılıçören, Umutlu, Sığırcık, Türkmenören Muhtarlıklarına gerekli duyurunun yapılmasının istenildiği, yine 24/03/2011 tarih ve 2011/66 sayih Bozova Kaymakamlığı Atatürk Barajı Sulama Birliği Başkanlığı başlıklı ve Köy Muhtarlıkları muhatap yazıda; 29 Mart - 15 Ekim 2011 tarihleri arasında tarımsal sulamanın yapılacağı ve sulama sürecinde açık kanalın su ile dolu olması sebebiyle can ve mal kayıplarının önlenebilmesi için köy halkına gerekli duyurunun yapılmasının istenildiği, yine DSİ Genel Müdürlüğü tarafından dosyaya gönderilen cevabi yazıya göre sulama birliği başkanı ... tarafından suç tarihinden evvel 18/02/2011 tarihinde DSİ 15.

Bölge Müdürlüğüne talep yazısı yazılarak "DSİ Teşkilatınca projelendirilip yapılan Yaylak Sulama Projesi kapsamında bulunan 83 km uzunluğundaki açık ana sulama kanalında; Atatürk Barajı Sulama Birliğinin sulama sezonunda aldığı tüm tedbirlere rağmen ana kanalda can ve mal kayıpları yaşanmaktadır, bu nedenle ana kanalın iki tarafına; insan ve hayvan girişlerinin önlenmesi için tel çit çekilmesini arz ederim" şeklinde önlem alınması amacıyla girişimlerde bulunulduğu, bu kapsamda 22 Mart 2011 tarih ve 27882 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu gereğince görev alanı ve çalışma konuları arasında can güvenliğini sağlamaya yönelik olarak herhangi bir görev, yetki ve sorumluluk verilmeyen birliğin gücü içerisinde alabileceği tüm önlemleri aldığı, çit çekilmesi hususunda girişimlerde bulunduğu, böylece DSİ tarafından sağlanan bütçe, plan ve izin alınmadan fiziki olan, tel çit, tel örgü, ve duvar gibi engellerle girişinin kapatılmaması nedenleriyle sanıklara kusur izafe edilemeceği gözetilmeden, sanıklara kusur yükleyen isabetsiz bilirkişi raporlarına itibarla beraatleri yerine hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi;

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Bozova Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma nedeninin, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar ... ve ...'e hüküm açıklanırken SİRAYETİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.