14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA
Davacı vekili, 16/03/2008 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde zorunlu trafik sigorta poliçesi olmayan... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan müvekkili maluliyete uğradığını, kaza ile ilgili olarak açılan Çorlu ... Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı karar sayılı dosyasında, araç sürücüsü %100 kusurlu bulunduğunu, davalı taraf Karayolları Trafik Kanununun 108/1-b maddesi gereğince trafik sigortası yaptırmamış işletenlerin neden olduğu bedensel zararlar için kişi başına sakatlık halinde kaza tarihi itibariyle trafik sigorta limiti olan 100.000-TL bedeni teminat sağlandığını, müvekkilinin yolcu olması nedeniyle kusursuz oluşu ve tüm diğer unsurlar birlikte değerlendirildiğinde davalı şirketin limit dahilinde zarardan sorumlu olacağı aktüerya bilirkişisi hesaplaması sonucu anlaşılacağını, müvekkilinin kazada ağır yaralandığını, dilekçe ekinde sunulan... Devlet Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu Raporun da görüleceği üzere müvekkilinin en az %26 oranında genel çalışma gücünden kaybettiğini ve bu sebeple davalıdan sürekli işgöremezlik tazminatı talep etme hakkı doğduğunu, müvekkilinin gelirinin asgari ücret çalıştığınını aktüerya hesabının buna göre yapılmasını talep ettiğini, davalıya teminat limitleri dahilinde ödeme yapması için KTK.99/1 ve Trafik Sigortası Genel Şartlarının Tazminat ve giderlerin ödenmesi başlıklı B/2 maddeleri uyarınca 15/04/2009 günü başvuru yapılmışsa da davalı 8 iş günlük yasal sürede ödeme yapmayarak 28/04/2009 günü temerrüde düştüğünü, bu nedenlerle Zorunlu Mali Sorumluluk ve ihtiyari Mali Sorumluluk sigortasından doğan şimdilik 8.000-TL maluliyet tazminatının, ihtarnamenin tebliğ tarihinin 8 işgünü sonrası olan 28/04/2009 tarihinden itibaren yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, müvekkili Güvence Hesabı'nın tacir sıfatı olmadığı, kamu yararı amacıyla Yasa ve Yönetmelik hükümlerine göre kurulduğunu, ayrıca dava konusu olayda ticari bir işten değil, haksız fiilden kaynaklandığını, bu nedenle, HUMK. uyarınca dosyanın görevli Şişli Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini,
Davacı vekili, dava dilekçesinin gerek konu, gerek olaylar ve gerekse sonuç bölümlerinde...plaka sayılı aracın ihtiyari mali mesuliyet poliçesinin bulunmamasından dolayı Güvence Hesabı'na husumet yöneltildiğini, oysa, Güvence Hesabı'nın sorumluluk kapsamı Güvence Hesabı Yönetmeliği'nde ayrıntısı ile düzenlendiğini, buna göre Güvence Hesabı kaza tarihini kapsayan Zorunlu Mali Mesuliyet (trafik) Poliçesi bulunmayan araçların kişilere verdiği maddi zararlar konusunda devreye girdiğini, dolayısıyla, ihtiyari mali mesuliyet poliçesinin bulunmamasından dolayı Güvence Hesabı'na husumet yöneltilemeyeceğinden davanın reddi gerektiğini, Çorlu ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin...E. -...K. sayılı ilamı ve davacı ...'un ifade tutanağından da; dava konusu olayda, "hatır taşıması" yapıldığı anlaşıldığını, bu nedenle, öncelikle bu hususun açıklığa kavuşturulmasında zaruret olduğunu, hatır taşıması sebebiyle B.K. 43 ve 44. maddeleri gereği hesaplanacak tazminatta indirim yapılması gerektiğini, dolayısıyla, "..hiç kimse kendi kusurundan yararlanamayacağı " yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, B.K. 43 ve 44. maddelerinde sayılan belirli hal ve durumlar için dava konusu hesaplanacak tazminat miktarında indirim yapılması gerektiğini, Çorlu ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin ...E. - ...K. sayılı ilamında; ... plaka s. araç sürücüsü...'in aşırı ALKOLLÜ olarak araç kullandığı ve davacı Çetin Bozkurt'un da bu durumu bilerek araca bindiği açık olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2004/4-207 E, 2004/226 K, 14.4.2004 tarihli ilamında "...Davacıların trafik olayında ölen desteklerinin hatır yolcusu olarak araçta bulunduğu, ALKOLLÜ sürücünün aracına bindikleri çekişmesizdir. Alkollü sürücünün kullandığı araca binmek, kabule göre fiile rıza yada ortak kusur olarak ele alınsın, ölenler yönünden; anlatılan hukuki olgular dikkate alındığında. Borçlar Yasası'nın 44. maddesine göre hesaplanacak tazminattan indirim sebebini oluşturduğunu, ölenlerin hatır yolcusu olmaları nedeniyle Borçlar Yasası'nın 43. maddesi ile yapılan indirim, aynı Yasa'nın 44. madde hükmünün uygulanmasına engel teşkil etmeyeceğine..." hükmettiğini, davacının maluliyetinin son durumunu gösterilir sağlık kurulundan rapor alındıktan sonra, 4. paragraftaki itirazlarımızda dikkate alınarak: davacı tarafın gerçek zararının bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan, tedavi ve maluliyet yardımı alıp almadığının ilgili makamlara sorulmasını, SGK'dan almış olduğu sağlık yardımının hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, Güvence Hesabı, 28.04.2009 tarihi itibarıyla temerrüde düşmediğini, Güvence Hesabı'nın temerrüdünden söz edebilmemiz için davacı tarafın Güvence Hesabı Yönetmeliği uyarınca; istenen belgeleri tamamlayıp, zamanaşımı süresi içinde Güvence Hesabına başvurması gerektiğini, Güvence Hesabı, aleyhine karar verilirse ancak dava tarihinden itibaren, yasal faiz oranına hükmedilmesi gerektiğini, Güvence Hesabı Yönetmeliği uyarınca yasada belirtilen nedenlerle yaptığı ödemeler için Güvence Hesabı'nın zarara neden olan aracın işletenine, sürücüsüne ve diğer sorumlulara rücu etme hakkı tanındığını, ... plaka sayılı araç maliki ... ve sürücüsü ...'e ihbarı edilmesi ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememize açılan iş bu dava tazminat davasıdır.
Tarafların dayandıkları vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri, davacının görmüş olduğu tedavi ve teşhise ilişkin hastane kayıtlarının, meydana gelen kaza ile ilgili yürütülün soruşturma dosyası ile ceza dava dosyasının trafik kaza tutanaklarının dosyaya celp edildiği, ATK'dan davacının maluliyet raporunun alındığı ve kusur ile aktüerye raporunun alındığı görüldü.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; Dava trafik kazası nedeni ile cismani zarardan kaynaklı tazminat davasıdır. Dava konusu uyuşmazlık nedeni ile mahkememizin 2014/737 Esas 2014/355 Karar sayılı dosyasından yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, söz konusu karar müteferrik kusur ile hatır taşımacılığı yönlerinden davalı güvence hesabı tarafından miktar yönünden davacı tarafından temyiz edildiği görülmüş, ilgili kararının temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2015/5914 Esas 2017/12024 karar sayılı ilamı ile maluliyet raporları ve oranları, aktüerya hesaplamasında kullanılan yöntemin uygunsuzluğu , benimsenen yaşam tablosu hatır taşıması, müteferrik kusur indirimlerinin yapılmaması gibi nedenlere bozulduğu, bozma sonrasında dosya yeniden esasa kaydı ile... Esas ... Karar sayılı dosyası üzerinden yapan yargılamada, ATK İkinci İhtisas Üst Kurulunun kesin raporu ile davacının %011,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği yönündeki rapor ve davacının yolcu konumu gözetilerek düzenlenen Aktüerya raporunda davacının yaşam süresinin hesaplanmasında TRH 2010 tablosunun kullanımı sonucunda düzenlen rapor esas alınarak verilen kısmen kabul yönündeki hüküm davalı tarafından temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2022/12610 Esas 2023/1616 Karar sayılı dosyasından " Davacının talep edebileceği tazminatın hesaplandığı aktüer raporundaki hesap tekniğine (CSO 1980 Yaşam Tablosu ve % 0 teknik faiz ile) ilişkin davalı temyizi haklı bulunarak, hesaplamanın PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği kullanılarak yapılması hususunda mahkemenin ilk kararı davalı yararına bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılamada alınan aktüer raporunda ise TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniğiyle davacı için 79.664,21 TL iş gücü kaybı tazminatı hesaplanmış; davacının tazminat alacak miktarının 79.664,21 TL olduğu kabul edildikten sonra, kısmi davada 2.ıslahın geçersiz olduğu gerekçesiyle ilk ıslah dilekçesine konu edilen miktar üzerinden gerekli indirimler yapılarak belirlenen tazminat hüküm altına alınmıştır. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyma kararı veren mahkemece, güncel içtihatlar gerekçe gösterilerek hesaplamanın PMF Yaşam Tablosu'na göre değil TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre yapılmasının uygun bulunduğu şeklinde karar verilmiştir.
Bozma ilamı davalı tarafın lehine olup mahkeme tarafından bozmaya uyulmasıyla davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu izahtan uzaktır. Bu itibarla davalı tarafın kazanılmış haklarını zedeler biçimde ve hatalı gerekçeyle tazminat hesap yönteminin belirlenmesine ilişkin mahkeme kabulü yerinde olmamıştır. Açıklanan tüm bu nedenlerle; ilk bozma ve bu bozmaya uyulmasıyla davalı taraf yararına oluşan usuli kazanılmış hak ile ilk hükmün tazminat miktarı bakımından davacı tarafça da temyiz edildiği gözetilmek suretiyle, davacının doğru biçimde tespit edilen % 11,2 maluliyet oranı üzerinden, PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği kullanılarak, raporun düzenlendiği tarih esas alınmak suretiyle (güncel verilerle) hesaplamanın yapıldığı ek rapor alınıp, hatır taşıması ve müterafik kusur indirim oranları aynen korunarak, davacının ilk ıslah dilekçesine konu ettiği miktar da aşılmadan karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile yapılan bozma ilamı neticesinde dosya yeniden esas kaydı yapılarak eksik hususlar giderilmiştir. Davacının kesinleşen Maluliyet oranı ve kusur durumu korunarak bozma doğrultusunda davalının kazanılmış hakkı gözetilerek PMF yaşam tablosu progresif rant tekniği kullanılarak yeniden aktüerya raporu alınmış 208.800,78 TL hesaplandığı kaza tarihi itibari ile güvence hesabı limitinin 100.000,00 TL olduğu davacı tarafın temyizi olmaması nedeni il davalı lehine kazanılmış hak doğduğundan davacının ilk ıslah dilekçesindeki talebi ile davalı lehine kazanılmış hak olan hatır v müteferrik kusur indirimleri esas alınarak davanın kısmen kabulü ile İlk ıslah miktarı 49.043,75 TL üzerinden öncelikle (bozma içeriği uyarınca kesinleşen) %15 hatır indirimi yapılmak suretiyle 41.687,18 TL, devamında bozma ilamı uyarınca %20 müterafık kusur indirimi yapılmakla nihai olarak 33.349,75 TL maddi tazminatın dava tarihi 07/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
DÜZELTME; Mahkememizin 22/11/2024 tarihli duruşma zaptının kısa kararında her ne kadar "Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı" şeklinde yazılmış ise de sehven istinaf kanun yolu açıldığı anlaşılmış olup, iş bu maddi hata gerekçeli kararda "Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı " şeklinde düzeltme yapılmıştır.
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1.İlk ıslah miktarı 49.043,75 TL üzerinden öncelikle (bozma içeriği uyarınca kesinleşen) %15 hatır indirimi yapılmak suretiyle 41.687,18 TL, devamında bozma ilamı uyarınca %20 müterafık kusur indirimi yapılmakla nihai olarak 33.349,75 TL maddi tazminatın dava tarihi 07/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2.TBK'nın 52.maddesi ve hatır taşıması yönünden reddolunan miktarlar için karşı vekalet ücreti tayinine yer olmadığını,
3.Islah edilen kısım yönünden ise kısmi davada ikinci kere ıslah yapılamayacağından talebin reddine,
4.Karar tarihi itibari ile alınması gereken 2.278,12-TL harçtan, peşin alınan 259,80-TL harç mahsup edilerek kalan 2.018,32-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5.Davacı tarafça yatırılan 259,80-TL peşin harç, 17,15-TL başvuru harcı ve 141,00-TL ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6.Kabul-red oranına göre davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7.Kabul-red oranına göre davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 15.694,00-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8.Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.257,50-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 2.215,10-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.22/11/2024
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)
*5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*