12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2023/2588 E. , 2024/6229 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 53, 53/6. maddeleri uyarınca 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.06.2022 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1, 62, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanlar vekilinin temyiz isteminin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; bilinçli taksir koşullarının oluştuğuna, ceza miktarına, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın olası kast ile hareket ettiğine, basit taksir uygulanmasına, alt sınırdan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü, gündüz vakti, meskun mahalde, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile D-260 Karayolu İpekyolu alt geçitinden üniversite kavşağı istikametine sağ şeritte seyir halindeyken alt geçit çıkışı tepe üstüne geldiğinde gene aynı istikametten yaya olarak bankette yürümekte olan temizlik görevlisi ...’un alt geçit çıkışında yolun karşısına geçmek isteyip orta şeride geldiği esnada alt geçitten hızla çıkan araçları farkedip geriye geldiği yöne doğru kaçmak istediği esnada, sanığın idaresindeki otomobilin sol ön kısımlarıyla yaya ...’a çarpması ve aracın altında yaklaşık 45 metre sürüklemesi sonucu yayanın öldüğü olayda, olay anına ilişkin görüntüler izlenerek düzenlenen kaza tespit tutanağı ile 01.06.2015 ve 10.07.2015 tarihli trafik bilirkişi raporlarına göre sanığın araç hızını tünellere ve tepe üstlerine girerken ve çıkarken azaltmak maddesini ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece şehir içinde yasal hız sınırının üzerinde araç kullanan sanığın eyleminin bilinçli taksiri oluşturacağı kabul edilerek sanığın TCK'nın 85/1, 22/3. maddeleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin kararın sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.06.2022 tarihli kararıyla; "...
1.Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre bilinçli taksire vücut verir nitelikte mahal şartlarının iki katı bir hızda seyrettiğine dair dosya kapsamında hız tespiti bulunmayan sanık hakkında “her ne kadar kazanın gerçekleştiği nokta ile yaya geçidi arasında 90 m uzaklık bulunsa da maktulün temizlik işçisi olduğu, bariyerlerdeki çöpleri temizlemek için yolun ortasından karşıdan karşıya geçmekten başka herhangi bir yolun bulunmadığı, kaldı ki yaya geçidi bulunmasına rağmen özellikle Merkez İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin ve üniversite öğrencilerinin yaya geçidini kullanmayarak karşıdan karşıya geçtiklerinin bilindiği, bu nedenle sanığın uzun zamandır bu istikamette araç kullanması nedeniyle bu durumu öngörebileceği, sanığın zararlı sonucu öngörmesine rağmen yeteneklerine güvenerek zararlı sonucun doğmayacağı inancıyla aşırı hızla araç kullandığının anlaşıldığı, bu nedenle şehir içinde yasal hız sınırının üzerinde araç kullanan sanığın eyleminin TCK 22 maddesi anlamında bilinçli taksiri oluşturacağı,” şeklindeki gerekçe ile bilinçli taksirle hareket etmeyen sanık hakkında, koşulları oluşmadığı gözetilmeden TCK'nın 22/3. maddesi gereğince bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi;
2.CMK'nın ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas - 2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK'nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; sanığın bilinçli taksirle hareket ettiğinden bahisle dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile TCK’nın 50. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi suretiyle CMK’nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması;
Kabule göre ise; a-Sanık hakkında belirlenen 2 yıl 8 ay hapis cezasının TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilmesi sırasında cezanın 2 yıl 2 ay 20 gün yerine hesap hatası sonucunda 1 yıl 14 ay olarak eksik ceza tayin edilmesi, b-5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi," Nedenleriyle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Erzurum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.