10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/9572 E. , 2024/11039 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; davacının 05.05.2012 tarihinde davalı şirkette ait tavuk çiftliği işyerinde çalışmaya başladığını, 22.05.2014 tarihinde işyerinde hayvanlara yem ve su verirken gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle yüksekten düşerek kaza geçirdiğini, arkadaşları tarafından hastaneye götürüldüğünü, davacının hastaneye götürülürken şirket sahibini aradıklarını, şirket sahibininde kazanın iş kazası olmadığını söylemelerini, gerekli tüm giderlerin karşılanacağını ve işyerinde çalışmaya devam edeceğini söylediğini, hastane tarafınadn 10.07.2014 tarihine kadar çalışamaz raporu verildiğini, akabinde iyileşemeyen davacıya yeniden rapor verildiğini, raporun bitimine bir kaç gün kala davalı işyeri tarafından 02.10.2014 tarihinde davacının iş akdine kendisine haber verilmeden son verildiğini, aldatıldığını anlayan davacının gerçek durumu ortaya çıkarmak için bu defa 12.11.2014 tarihinde dilekçe ile Çubuk Sosyal Güvenlik Merkezine başvurarak kazanın iş kazası olduğundan bahisle kaza tahkikat raporunun düzenlenmesini ve maluliyet oranının tespitini talep ettiğini, ancak Kurumun davacının iş kazası geçirmediğinden bahisle talebini reddettiğini, tüm bu nedenlerle iş bu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, davacının maddi durumunun iyi olmaması nedeniyle adli yardım talebinde bulunarak davacının 22.05.2014 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun ve bu kaza nedeniyle davacının maluliyet oranının tespiti ile davalı Kurumun iş kazası olarak davacının tüm haklarını vermesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; Kurum işleminin yerinde olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili; davacının işyerinde kaza geçirmediğini, davacının iş akdinin işe gelmemesi nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Davanın kabulü ile,
1.Davacının 22.05.2014 tarihinde geçerdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine,
2.Davacının sürekli iş göremezlik oranının kurum tarafından belirlenmiş olması nedeniyle bu oranının %13.10 olduğunun tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının evde kaza geçirdiği yönündeki ifadesi sebebiyle kazanın iş kazası olmadığı yönünde rapor düzenlendiğini, yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurum tarafından davacı hakkında yapılan işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olduğunu belirterek, yerel Mahkeme kararının istinaf incelemesi ile kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının tarım işçisi olması sebebiyle Mahkemenin görevli olmadığını, alacak davasında görevsizlik kararı verildiğini ve onandığını, davacı tanıklarının davalı şirkete karşı husumeti olan kişiler olduğunu, maluliyet oranını kabul etmediklerini, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın istinaf incelemesi ile kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "Dava konusu dosyadaki kayıt ve belgelere göre, davacının, Dr. ... Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağ femur boyun kırığı sebebiyle 22.05.2014-26.05.2014 tarihleri arasında yatarak tedavi gördüğü, % 48 özürlülük oranı tespit edildiği, 11.11.2014 tarihinde Kuruma vekili aracılığıyla başvurarak 22.05.2014 tarihinde iş kazası geçirdiği yönünde başvurusu bulunduğu, Çubuk Sosyal Güvenlik Merkezinin 03.04.2015 tarihli yazısı ile iş kazası geçirmediğine karar verildiğinin bildirildiği, Çubuk Devlet Hastanesi poliklinik defterinde isim bulunmamakla birlikte sağ femur kırığı teşhisi ile 22.05.2014 günü saat 17:19’da giriş kaydı bulunduğu, ...’ın 10-11/03/2015 tarihinde Kuruma verdiği dilekçelerle davacıyı iş yerinde yere düşmüş vaziyette bulunca kendi arabasına koyup hastaneye götürdüğünü, bilgilendirme amacıyla işvereni aradığını, işverenin iş kazası olarak bildirmemeleri talimatı vermesi sebebiyle olayın iş kazası olduğunu bildirmediklerini yazdığı, ...’nin de davacıyı yere düşmüş vaziyette buldukları için ambulansa haber vermeden araca bindirdiğini beyan ettiği aynı tarihli dilekçeyi Kuruma verdiği, ... ve ... adlı işçilerinde el yazısı ile olayın işyerinde olduğu yönünde beyanlarının dosyaya eklendiği, ismi geçen kişilerin tanık olarak dinlendiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporunda; davacının. % 13,1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiği şeklinde mütaala verildiği, tarafların Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporundaki tespitlere karşı itirazlarının olmadığı anlaşılmıştır. ...
Dosya kapsamı, tanık beyanları ve doktor raporları bir bütün olarak incelendiğinde davacının 22.05.2014 davalı işyerinde çalışırken yaralanmasıyla sonuçlanan kazanın iş kazası olduğu, davacının sürekli iş göremezlik oranının usulüne uygun olarak tespit edildiği, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, iş kazasının ve sürekli iş göremezlik derecesinin tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunu'nun 13 üncü maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.