1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile sicilden resen terkin edilen ----------- Şirketi arasında İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan alacak davası derdest bulunmakta olduğunu, söz konusu davada -----------sayılı dosyasında 17.02.2023 tarihli karar ile muhtasaran davanın kısmen kabulü kısmen reddine karar verilmiş olduğunu, ancak mezkûr karar, ---------- Şirketinin ilk derece mahkeme kararının verildiği 17.02.2023 tarihinden önce 15.02.2023 tarihinde ticaret sicilinden terkininin yayınlandığı için “terkin edilen davalı şirket hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır” denilerek ---------- sayılı ilamı ile bozulduğunu, -----------Hukuk Dairesi mezkûr kararını: "Bu halde mahkemece ticaret sicilinden terkin edilen davalı şirket hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece belirtilen durum karşısında, davacı vekilinin bu hususta imzalı beyanı alınarak; sonucuna göre gerekirse, adı geçen şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verilerek, neticesine göre yeniden bir karar verilmelidir." şeklinde gerekçelendirildiğini, söz konusu bozma ilamı gereği ---------- esas sayılı dosyasında 04.03.2024 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile: "Davacı vekiline, davalılardan --------ş.'nin ihyası için dava açmak ve açtığını belgelemek üzere duruşma gününe kadar süre verilmesine" karar verilmiş olduğunu, tüzel kişiliğin sona erdirilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, eğer tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabulü olanaksız olduğunu,
TTK 547. Maddesi’nin 1. Fıkrasında: “tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.” denilmek suretiyle alacaklıların şirketin ihyasını talep edebileceğini düzenlemiş olduğunu, ek tasfiye sadece tasfiyenin kapanmış olmasına rağmen halen alınması zorunlu ek tedbirlere gereksinim duyulması halinde söz konusu olabileceğini, zorunluluk yoksa ek tasfiyeye gidilemeyeceğini, Bu hüküm bağlamında şirketin yeniden sicile kaydedilmesini ve ek tasfiye yapılmasını zorunlu kılabilecek durumlar TTK 547.maddenin gerekçesinde açıkça belirtilmiş olduğunu, buna göre: “Şirketin yararına sonuç doğuracak bir davanın açılması, şirketin bir davada davalı olarak bulunması veya aleyhine icra takibi yapılması söz konusu” ise ek tasfiye yoluna gidilebileceğini, yukarıda arz ve izah olunan sebepler ve resen göz önüne alınacak hususlarla:15.02.2023 tarihinde ticaret sicilinden terkin olunan --------- Şirketi’in ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK M. 32 ve ticaret sicili yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurları alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerekmekte olduğunu, (6762 Sayılı TTK m. 445 ve 6102 sayılı TTK m. 541), bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebilir olduğunu, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesi mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olup, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğu düzenlenmiş olduğunu, (TTK m. 553),buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksiklerken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini, zira Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, önceki tasfiye memurlarının görevi terkin işlemiyle birlikte son ermekte olduğunu, mahkemece atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin ---------- vatandaşı olması ve yerleşim yerinin ----------- bulunması şart olduğunu, (TTK m. 536/4), müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, yasal hasım konumunda bulunan müvekkili yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER GEREKÇE; Dava; Ticaret sicilden terkin edilen ----------Ş.'nin ihyasına ilişkin olup, uyuşmazlık; ihya şartlarının mevcut olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.TTK 547. maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.TTK 547. maddesi uyarınca açılan ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zamanaşımı ve hakdüşürücü süre düzenlenmemiştir.Somut olayda ihyası talep edilen ---------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ---------- Şirketi 'nin tasfiyeye girdiği, tasfiye memurunun 15/02/2023 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine ---------- esas sayılı dosyasının derdest olduğu anlaşılmıştır.İhyası talep edilen şirket hakkında devam eden bir dava bulunmasına rağmen davaya konu şirketin tasfiyesi tamamlanmış olup, tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi , tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Bu hale göre davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır. Bu durum karşısında mahkememizce davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın kabulü ile, --------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ----------sicil sırasında kayıtlı ----------Ş.'nin TTK'nun 547. maddesi uyarınca ---------- Esas sayılı dosyanın sonuçlandırılması ile sınırlı olarak TTK.'nın 547 maddesi uyarınca ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden ticaret siciline TESCİLİ suretiyle İHYASINA,
2.Tasfiye Memuru davalı (T.C. ...) ...'nun tasfiye memuru olarak atanmasına,
3.Tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına,
4.Kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünde TTK 547/2 maddesi uyarınca ilanına, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde tesciline, masrafın davacı tarafça karşılanmasına,
5.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL. Harç peşin alınmış olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
6.Davacı tarafından yapılan 292,00 TL yargılama gideri, 427,60 TL peşin harç ve 427.60 TL başvurma harcı toplamı 1.147,20 TL'nin dava açılmasına sebebiyet veren davalı tasfiye memuru ...'dan alınarak, davacıya verilmesine,
7.Davacı lehine A.A.Ü.T. uyarınca taktir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin dava açılmasına sebebiyet veren davalı tasfiye memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
8.Yasal hasım olması nedeniyle davalı ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
9.Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/11/2024