Esas No
E. 2009/7153
Karar No
K. 2011/27270
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

7. Ceza Dairesi

E. 2009/7153 K. 2011/27270 T.
Karar Sonucu KABULÜNE
Resmî Atıf Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2009/7153, K. 2011/27270, T. 27.12.2011
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2009/7153
Karar No
2011/27270
Karar Tarihi
27.12.2011
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
KABULÜNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

7. Ceza Dairesi         2009/7153 E.  ,  2011/27270 K.

"İçtihat Metni"

Bakaya kalmak suçundan sanık ...'ın, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 63/1-A maddesinin "7 gün içinde gelenler cümlesi" uyarınca 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4.maddesi gereğince 140,00 yeni Türk lirası adli para cezasına çevrilmesine dair Şiran Sulh Ceza Mahkemesinin 10.04.2008 tarihli ve 2007/61 Esas, 2008/21 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 20.03.2009 gün ve 16861 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2009 gün ve KYB. 2009-79156 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre;

1.5739 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 01.03.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği ve dolayısıyla bu kanun ile eklenen 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun ek 10.maddesi 2. fıkrasının da aynı tarihte yürürlük kazandığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231.maddesinde değişiklik yapan 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun ise 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği, sanık lehine olan 231.maddenin bu süre zarfında yürürlükte kaldığı ve sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu cihetle, öncelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden,

2.647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 122.maddesi uyarınca yürürlükten kalktığı gözetilmeksizin, sanık hakkındaki kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50.maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiği halde, suç tarihinde yürürlükte olmayan 647 sayılı kanunun 4.maddesine göre adli para cezasına çevrilmesi suretiyle, Yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Mahkemece hürriyet bağlayıcı cezanın yanlışlıkla 647 sayılı yasa hükümlerine göre paraya çevrilmesi hali hükme temyiz kabiliyeti kazandırmadığı, üyeler ... ve ...'ın karşı oyları ile kabul edilerek yapılan incelemede,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği 1 nolu neden yönünden üye ...'ın karşı oyuyla oyçokluğuyla,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği 2 nolu neden yönünden yerinde görüldüğünden Şiran Sulh Ceza Mahkemesinin 10.04.2008 gün ve 2007/61 Esas, 2008/21 Karar sayılı kararının CMK'nun 309/4-b maddesi uyarınca cezada kazanılmış hak gözeterek BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, 27.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. KARŞI OY Takdire dayalı hususlarda kanun yararına bozma talebinde bulunulamayacağından 1 nolu bozma nedenini kabule dair sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. KARŞI OY

Şiran Sulh Ceza Mahkemesinin, verdiği hapis cezasını paraya çevirirken, suç tarihine göre uygulama yeteneği olmasa da 647 sayılı yasanın 4.maddesini uygulaması, aynı yasadaki, “esas ceza çevrilen cezadır” biçimindeki kuralın, kanun yollarına başvuruda gözetilmeyeceği şeklindeki hüküm nedeniyle kararın kesin nitelikte olması, sonucunu doğurmayacağı ve temyizi kabil kararın, sanık yanıltıldığı için henüz kesinleşmemiş olması karşısında kanun yarına bozma isteminin reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle, kabulüne ilişkin karara katılmamaktayız.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog