11. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/23715
- Karar No
- 2010/14730
- Karar Tarihi
- 21.12.2010
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
11. Ceza Dairesi 2009/23715 E. , 2010/14730 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
Sanık hakkında görevi ihmal suçundan zamanaşımı da gözetilerek kamu davası açılıp açılmayacağının mahallinde takdir ve ifası mümkün görülmüştür.
I-5271 sayılı CMK.nun 225.maddesi uyarınca hükmün konusu iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.03.1998 gün ve 50/105, 01.09.1999 gün 137/146 ve 23.10.2001 gün 226/227 sayılı kararlarında açıklandığı üzere bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesinin o olay hakkında da dava açıldığı şeklinde kabul edilemeyeceği, buna göre iddianame yerine geçen Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2005 gün ve 142/142 sayılı son soruşturmanın açılması kararında sanığın "kendi odasında tuttuğu bazı dosyaların belirlenen günde duruşmasının yapılmasını ihmal ederek daha sonra 2003 yılı devirleri sırasında duruşma kaçağı oldukları şeklinde gerçek dışı tutanaklar tanzimi ile yeni duruşma günleri tayin ettiğinin" iddia olunması karşısında; her ne kadar sanığın görevini ihmal ettiğinden de bahsedilmekte ise de sorumlu tutulduğu eylemin gerçeğe aykırı tutanak tutulmasına özgülendiği "görevi ihmal" suçundan açılmış bir dava bulunmadığı, aktif nitelikli davranışı nedeni ile yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun pasif nitelikli bir davranışın sonucu olan "görevi ihmal" suçuna da dönüşmeyeceği gözetilmeden resmi belgede sahtecilik suçunun unsurların oluşmadığı da kabul edildiği halde iddianame dışına çıkılarak açılmayan görevi ihmal suçundan sanığın yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de:
II- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 250/13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nun 231/6-c madde ve bendinde ön koşul olarak işaret olunan zarar kavramı kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olup manevi zararların bu kapsamda değerlendirilmeyeceği cihetle; davalarının makul bir sürede sonuçlanmaması nedeniyle ilgili tarafları bakımından 5237 sayılı TCK.nun 257/1. maddesi anlamında kişilerin mağduriyeti söz konusu ise de sanığın eylemi ile doğrudan bağlantılı olarak oluşmuş ne kişilerin ne de kamunun somut bir zararının bulunmadığı nitekim gerek soruşturma gerekse de yargılama aşamasında sanıktan şikâyet veya mağduriyetini beyan eden herhangi bir kişi bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında eylemi nedeniyle verdiği zararı karşılamadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.