Esas No
E. 2023/5383
Karar No
K. 2024/8728
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2023/5383 E.  ,  2024/8728 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1153 Esas, 2023/984 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI: 2019/244 E., 2022/50 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.12.2024 günü hazır bulunan davacı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile asli müdahil vekili Avukat Yusuf Bozkurt davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ve ...'un dava dışı ...'nin pay sahibi ve aynı zamanda sırasıyla önceki yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu üyesi olduklarını, davacının ise hâlen pay sahibi ve de yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalıların şirketi resmen ve fiilen yönettikleri dönemin 22.08.2015 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararla son bulduğunu, genel kuruldan sonra şirketin ticari defter, belge ve kayıtlarında yapılan incelemede, nakit olarak kasasında 507.905,20 TL ve şirketin stoklarında 1.679.582,00 TL'lik ilk madde malzeme bulunması gerektiği görüldüğünü, bunun üzerine şirket merkezi olarak gözüken Alaplı/Zonguldak adresinde 27.08.2015 tarihinde Mahkemece yapılan tespitte yukarıda belirtilen stok malzemeler ile paraların bulunmadığını, adresin de boş olduğunun görüldüğünü, bu tespit üzerine ihtarname ile davalı yönetim kurulu üyelerinden para ve stokları şirket yetkililerine teslim etmelerinin istenildiğini, buna rağmen bir ödeme olmadığını, şirketin yönetim kurulu üyelerinin kanundan ve ana sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal etmeleri durumunda kusurlu yönetim kurulu üyelerinin şirkete karşı sorumlu olacaklarını, genel kurul öncesi resmen ve fiilen yönetici olan davalı yönetim kurulu üyelerinin söz konusu malvarlıklarının şirkette bulunmamasından bizzat sorumlu olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin (25.000,00 TL'si ilk madde malzeme için, 25.000,00 TL'si kasada bulunması gereken para için) davalıların yönetim kurulu üyeliklerinin son bulduğu 22.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiliyle dava dışı ... Metal Sanayii ve Ticaret Anonim Şirketine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 21.08.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile 25.000,00 TL olarak talep edilen şirketin kasasında bulunması gereken paranın şirkete ödenmesi talebini 482.905,20 TL daha artırarak 507.905,20 TL'ye, 25.000,00 TL olarak talep edilen şirketin stoklarında gözüken ilk madde malzemenin şirkete ödenmesi talebini 1.602.356,43 TL daha artırarak 1.627.356,43 TL'ye çıkartıklarını, ıslaha esas bakiye 2.085.261,43 TL'nin harcının hesaplanarak tarafından tahsilini, ıslah dilekçesi ile davanın dava dilekçesinde belirtilen şekilde kabulünü, şirket tarafından keşide edilen ihtarname ile davalılar daha önce temerrüde düşürüldüğü için ihtarnamenin tebliğ tarihinin faizin başlangıcı olarak esas alınmasını istemiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının 2012-2015 yılları arasında yönetim kurulu başkan vekili, 2015 yılından itibaren de yönetim kurulu üyesi bulunduğu ... Metal San. ve Tic. A.Ş.'nin 22.08.2015 tarihli olağanüstü genel kurulunda eski dönem yönetim kurulu üyeleri hakkında ibra etmeme kararı ve buna bağlı olarak sorumluluk davası açılması kararı verilmediğini, dolayısıyla davalı aleyhine genel kurul kararına dayanılmaksızın açılmış bulunan iş bu davanın redde mahkum olduğunu, genel kurul ibrayı karara bağlamadığı gibi yönetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açılması hakkında da bir karar verilmediğini, hak düşürücü süre yönünden itirazlarının olduğunu, 6 aylık hak düşürücü süre içinde dava haklarını kullanabileceklerini, bu sürenin genel kurul tarihinden itibaren başlayacağını, belirsiz alacak davası açılamayacağını, husumet yönünden itirazlarının olduğunu, bu davada davacının aktif taraf olma ehliyeti olmadığını, davacı ve davalı sıfatlarının iç içe geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, sorumluluk davası açılması için genel kurul kararına gerek olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesinin ortadan kaldırma kararı sonrasında, dava dışı ... Metal San. ve Tic. A.Ş.'nin yeni yönetimi tarafından davaya müdahale talebinde bulunulduğu, verilecek karardan hakkı etkileneceğinden şirketin davaya müdahil olarak kabulüne karar verildiği, davacı ... ile davalılar ... ve ...'un müdahil ... Metal San. ve Tic. A.Ş. ünvanlı şirketi uzun yıllar birlikte yönettikleri, yaşanan süreçte aralarında çıkan anlaşmazlık üzerine yollarını ayırmaya karar verdikleri, 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin olağan genel kurullarında gerekli kararların alındığı, kararların yönetim kurulu başkanı ... ve başkan yardımcısı ... tarafından müşterek imzaları ile alınacak yönetim kurulu kararları ile icra edilmesinin kabul edildiği, ancak devam eden süreçte bu hususta yönetim kurulu kararı alınamadığı, paylaşma veya bölünme konusunda ayrıca yazılı bir protokol yapılmadığı, yaşanan süreçte şirketin paylaşımına ilişkin yapılan harici anlaşma kapsamda fiili paylaşımın yapıldığı, ...'un ... Metal Şirketi'ne ait fabrika binasının hemen yanında kurulan ... Metal San. ve Tic. Ltd. Şti. ile Erol ve ...'un ise ... Metal Şirketi'ne ait fabrika binasında ... Makina Mühendislik San. ve Tic .A.Ş. ile faaliyetlerine devam ettikleri, halihazırda da taraflarca sonradan kurulan her iki şirketin ... Metal Şirketi'ne ait taşınmaz üzerinde yan yana faaliyetlerine devam ettikleri, müdahil şirketin dava konusu 2015 yılı bilançosunun kasa hesabında 507.905,20 TL, ilk madde ve malzeme hesabında 1.679,582,59 TL'nin göründüğü, takip eden 2016-2017-2018-2019 yıllarında da kasa ve ilk madde malzeme değerlerinin yukarıda belirtildiği şekilde olduğu, davalıların dava konusu 1.679.582,59 TL tutarındaki madde, malzeme ile kasada olması gereken 507.905,20 TL parayı teslim etmeyerek müdahil şirketi zarara uğrattıklarına dair iddianın doğruluğunu ispata yeterli delillerin bulunmadığı, davanın sübuta ermediği, ayrıca davacının da 2012-2015 yılları arasında müdahil şirketin ortağı ve bizzat yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğu, bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmadığı, itiraz etmediği, yaşanan süreç değerlendirildiğinde bu hususun iyi niyet kuralıyla bağdaşmadığı ve çelişkili davranış teşkil ettiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, davacının şirketin bir zarara uğradığını ve zarara davalıların kusurlu eylemleri ile neden olduklarını ispat etmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında belirlendiği üzere, şirket kasasında olması gereken para ile ilk maddelerin kayden var olmasının nedeninin, genel olarak muhasebe işlemlerinden kaynaklandığının belirlendiği, bu kapsamda kasada bulunan para hesap bakiyesinin artış nedenlerinin açıklandığı, ilk madde hesabının 31.12.2015 itibariyle kapanış rakamı 1.679.582,59 TL olarak kapatılmasının nedeninin 730 Genel Üretim Giderleri ve 720 Direk İşçilik giderleri hesaplarından 150-ilk madde malzeme hesabına çekilen tutarlardan kaynaklandığı kanaatine varıldığı, diğer yandan, davacı ile davalıların dava konusu şirketin bölünmesi konusunda sözlü olarak anlaştıkları ve bu konuda genel kurul kararları alıp şirketi fiilen böldükleri, her iki tarafın ayrı şirketler kurarak ticari faaliyete başladıkları, bu aşamada da dava konusu şirketin malzemelerinin taraflarca fiilen alındığı, ancak kimin ne tür ve miktarda mal aldığının kaydının tutulmadığının da görüldüğü, davacının, davalıların şirketi kusurlu eylemleri nedeniyle zarara uğrattıklarını ispat edemediği, tarafların şirket malvarlığını paylaşmak konusunda genel kurul kararı aldıkları, fiilen bazı malların paylaşıldığı, davacının kendi şirketini kurarak ticari faaliyetlerine başladığı, yönetim kurulu üyesi olmaktan kaynaklanan yetkilerini kullandığını ispat edemediği, davacı ve davalıların yönetim yetkisini paylaştığına dair bir bilginin bulunmadığı, dolayısıyla davacının tüm muhasebe işlemlerinden haberdar olması gerektiği, davacının davalıların kusurlu eylemi nedeniyle şirketin bir zarara uğradığını ispat edemediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğuna ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog