Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/1141
Karar No
K. 2024/1205
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2024/1141 Esas

KARAR NO: 2024/1205
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/12/2024
KARAR TARİHİ: 26/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA :

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "Müvekkil ...'ye ait olan ve dava dışı ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı ticari taksi 04/07/2024 tarihinde, İzmir İli, Gaziemir İlçesi, Gaziemir Alt Geçidi istikametinde ilerlemekte iken davalı şirkete ait ve dava dışı ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın arkadan hızla tam kusurlu olarak çarpması sonucunda gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde hasara uğramıştır. Gerçekleşen bu trafik kazasında davalı şirket olan ...'ne ait ...plaka sayılı araç tam kusurludur: Trafik kazası neticesinde tutulan kaza tespit tutanağında bulunan açıklamalar da dikkate alındığında görülecektir ki ... plaka sayılı araç tam kusurludur. Müvekkil ...'ye ait... plakalı araç olay mahalindeki alt geçide girdiğinde önünde bulunan araçların yoğunluktan dolayı yavaşlaması sonucu yavaşlamıştır. Arkadan gelen davalı şirkete ait ...plaka sayılı araç takip mesafesini korumadığından ve hız sınırınan uzaklaştığından dolayı yavaşlayamamış, müvekkile ait ...plaka sayılı araca arkadan hızla çarpmıştır. Çarpmanın etkisi ile müvekkile ait araç, kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere hareket ederek önündeki araca doğru sürüklenerek önündeki araca çarpmıştır. Olay neticesinde müvekkile ait araç hem ön hem de arka tarafından hasara uğramıştır. Konuya ilişkin trafik kuralları 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda düzenlenmiş olup davalı şirkete ait araç bu kanunun 51 ve 52. Maddelerinde açıklanan trafik kurallarını ihlal ederek tam kusurlu bir fiile sebebiyet vermiştir. Eklerde sunacağımız kaza fotoğrafları, kaza tespit tutanağı gibi delillerimize rağmen Sayın Mahkemece ek olarak kusur oranlarının tespit edilmesi istenirse bu amaçla mahkeme eliyle yaptırılacak bilirkişi incelemesi gerekecektir. Söz konusu maddi hasarlı trafik kazası sonucunda kaza tespit tutanağı tutulmuş, ortaya çıkan zarar müvekkil tarafından davalı şirkete ait aracın ZMMS Poliçesini düzenleyen ... Sigorta A,Ş'ye ihbar edilmiştir. Akabinde yapılan sigorta hasar takip işlemleri sonucunda davalı şirkete ait... plaka sayılı aracın 14.06.2024 tarihine kadar ... Sigorta AŞ'den ZMM Sigortalısı olduğu fakat daha sonra bu sigorta poliçesinin iptal edildiği, aracın hasar tarih ve saati itibariyl...Sigorta AŞ'nin sigortalısı oluğu tarafımıza bildirilmiştir. Daha sonra ise kaza tarihi ile... Sigorta AŞ ve davalı şirket arasınaki ZMMS poliçesinin başlangıç tarihinin aynı olduğu ortaya çıkmıştır.... Sigorta AŞ bu sebeple zarardan sorumlu olmadığını tarafımıza bildirmiş ve sigorta hasar dosyası neticesiz kalmıştır. Tüm bu açıklanan sebepler sonucunda ... Sigorta AŞ'nin müvekkilimizin zarar kalemlerinden sorumlu olup olmadığı tarafımızca bilinememektedir. Dolayısıyla şimdilik iş bu davanın ... Sigorta AŞ'ye ihbarı ile sigorta şirketinin poliçe detaylarını ve sorumluluğunu mahkemeye sunması gerekmektedir. Maddi Hasar Tazminatı İstemimiz Hakkında: Müvekkilimiz ... yukarıda açıklanan sebepler ile birlikte mal varlığında ciddi bir kayıp yaşamıştır. Bu kayıplardan ilki müvekkilin maliki bulunduğu araçta oluşan gerçek hasar bedelidir. Müvekkile ait aracın kaza sonucuna bazı parçaları çıkma veya yan sanayi yedek parçalar olmak üzere en ucuz maliyetle değişmiş, boyanmış ve onarılmıştır. Bu işlemlere ait giderlerin 6098 Sayılı TBK m.49 haksız fiil hükümleri ve Karayolları Trafik Kanunu m.85 ''araç işletenin sorumluluğu'' başlıklı hükümlerince, fiili yerine getiren/araç maliki tarafından karşılanması gerekmektedir. Gerçek hasar bedelinin hesaplanmasında ise orijinal parça fiyatları dikkate alınmalıdır. Konuya ilişkin olarak; T.C. YARGITAY ... HUKUK DAİRESİ E. ... T. 20.9.2017 Gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle sağlanır. Bu durumda mahkemece, … tamamıyle orijinal parçalar dikkate alınarak, araçtaki hasar kalemleri ve bedeli tespit edilmek suretiyle tazminat miktarının hesaplanması hususlarında ayrıntılı, açıklamalı, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değildir.” Değer Kaybı Tazminatı İstemimiz Hakkında: Müvekkilimiz ...'ye ait aracın, kaza neticesinde, olay tarihindeki değeriyle hasarı giderildikten sonra (tamir edilmiş hali ile) edeceği değer arasında değer farkı oluşmuştur. İş bu değer kaybı bedelinin karşılanması yine davalı şirketin sorumluluğundadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/2049 E. 2021/771 K. Sayılı ilamında; “Kazanın oluş şekline göre değişkenlik göstermekle birlikte, kazalı bir araçta hayatın olağan akışına göre değer kaybı oluşacağı muhakkaktır. Kazalı bir araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı veya oluşan değer kaybının miktarı; aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, hasarın nitelik ve niceliği vs. gibi hususlara bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Değer kaybı; bahsedilen kriterler göz önüne alınarak, aracın hasarsız hâliyle ve kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki ikinci el piyasa rayiç değeri ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki hâline göre serbest piyasadaki ikinci el piyasa değeri arasındaki farkın tespit edilmesiyle bulunur. Ticari Kazanç Kaybı İstemimiz Hakkında: Trafik kazasında hasara uğrayan aracın onarım/tamir süresi boyunca kullanılamaması ya da işletilememesi sebebiyle ortaya çıkan zarar, ticari araçlarda (taksi, otobüs, servis, minibüs ve diğer ticari araçlar) ticari kazanç kaybı, ticari olmayan araçlarda ise araç mahrumiyet tazminatı (ikame araç bedeli) tazminatının konusunu oluşturmaktadır. Müvekkilimize ait aracın İzmir kentinde sicile kayıtlı bir ticari taksi olarak kullanılması sebebiyle müvekkilimiz ..., ticari bir kazanç kaybına uğramıştır. İş bu kazanç kaybının sonucunda oluşan zarar da davalı şirketin sorumluluğundadır. Bu tazminatın/kazanç kaybının tazmini hususunda kazada kusuru bulunan araç sahibi ve sürücüsü müteselsil olarak sorumludur. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 24/10/2016 gün ve E:2014/10760 K:2016/9238 ve 25.12.2019 gün ve E:2018/24, K:2019/12495 sayılı kararları) Sigorta Şirketlerinin Uyuşmazlık ile İlgili Bilgilerine Başvurmak Adına Davaya İhbarı Hk. Konuya ilişkin olarak... Sigorta AŞ'nin davalı ile ilgili olarak sigortacılık sözleşmesini davaya sunması, poliçe bilgilerini paylaşması ve sorumluluğu hakkında yargılamaya bilgi sunması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan tüm zarar kalemlerinin TBK m.49 ve KTK m.85 çerçevesine haksız fiile sebebiyet veren/araç işleten tarafından tazmini gerekmektedir. Tespiti tarafımızca mümkün olmayan bu zarar kalemlerinin tespitinin tam olarak yapılabilmesi adına mahkemeniz eliyle bilirkişi incelemesi yaptırılmalıdır. Bu sebeplerle de iş bu davanın ikamesi gerekmiştir.

HMK 107. Madde uyarınca davamızın KABULÜ ile birlikte fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 100,00-TL maddi hasar tazminatı, şimdilik 100,00-TL değer kaybı tazminatı ve şimilik 100,00-TL ticari kazanç kaybı bedelinin zararın oluşumundan işleyecek faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak tarafımıza verilmesine, Davanın...Sigorta AŞ'ye, davalının sigorta poliçesi ile ilgili olmak üzere ihbar edilmesine, Tüm yargılama gierleri ve tam vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini sayıglarımızla vekaleten mahkemenizden arz ve talep ederiz." şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür.

GEREKÇE

Dava; haksız fiile dayalı Tazminat Davasıdır. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.

Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.

TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.

Somut olayda; davacının gerçek kişi olduğu, her ne kadar davalı bir ticari şirket ise de bu durumun davaya ticari nitelik kazandırmaya yetmediği, davalılar arasında davaya mutlak ticari dava niteliği kazandıracak olan sigorta şirketinin davalı olarak gösterilmemiş olduğu, işin niteliği itibariyle davanın Mutlak Ticari Dava niteliği taşımadığı, her ne kadar davalı ticari şirket ise de taraflardan birinin tacir olmasının davaya ticari dava hüviyeti kazandırmadığı gözetilerek davanın mahkemeizin görev alanı dışında kaldığının kabulü gerekmektedir.

TTK'nun 5. maddesine göre davanın mutlak ticari davalardan olması veya her iki tarafın tacir ve açılan davanın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunması halinde açılan davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi içinde olacağı, açılan davanın ise ticari davalardan olmadığı, dolayısıyla davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonucuna varılmıştır.

Öte yandan;

HMK'nın 115/1. maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar, dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmünü içermektedir. Diğer yandan 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesindeki göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu hükmü mahkemesince re'sen gözetilmelidir. Bu durumda mahkememizce,

HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacının davalıya karşı açmış olduğu dava da HMK 114/1-c,115/2 madddesi gereği Göreve İlişkin Dava Şartı Yokluğu Nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,

2.HMK'nun 20. maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,

3.Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,

4.Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına, Dair; dosya üzerinden tarafların yokluğunda verilen işbu karar tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere açıkça okundu, usulen anlatıldı. 26/12/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.