Esas No
E. 2010/7777
Karar No
K. 2010/14466
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2010/7777 E.  ,  2010/14466 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: ..., ...: Beraat

...: a) 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 204/3, 62/1, 53 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk

b)5237 sayılı TCK.nun 158/1-f, 43/1, 62/1, 53, 52/1-2, 52/4, 55/2, 63 maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis ve 12.500.00 TL adli para cezası, belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk, adli para cezasının 1'er arayla 24 eşit taksitte tahsili, sanığın sağladığı 221,530,00 TL kadar mal varlıklarının müsaderesi, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucu doğrudan bütün haller nedeniyle geçirilmiş sürelerin cezadan mahsubu

1.Sanık ...'ya yüklenen dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik, diğer sanıklar ... ile ...'a yüklenen dolandırıcılık suçlarından zarar görüp davaya katılmak istediklerini belirten şikayetçi bankaların,suça konu paraların katılan ...'ün bankalardaki hesaplarından çekildiği,bankanın parası olmayıp dolandırıcılık suçunun banka aracı kılınmak suretiyle şikayetçi ...’a karşı işlendiğinin iddia olunması karşısında suçtan doğrudan doğruya zarar görmediklerinden bahisle mahkemece katılma kararının kaldırılmasına dair verilen 17.03.2009 tarihli ara kararının yasaya uygun olduğu ve katılan sıfatı kazanamayan şikayetçiler adlarına vekillerinin vaki temyiz istemlerinin 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

2.Sanık ... müdafiinin temyizlerine gelince: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16.12.2008 gün ve 2008/5-146-235 sayılı kararında açıklandığı üzere; 5237 sayılı TCK. nun 55. maddesi gereğince "kazanç müsaderesinin" ancak suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançlar olduğu takdirde ve suçun mağduruna iade edilememesi halinde mümkün olup suçun mağdurunun belli olması ve maddi menfaatin mağdura iade edilememe koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle 5237 sayılı TCK. nun 55/2. maddesi uyarınca kazanç müsaderesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,

Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde "5237 Sayılı Yasanın 55/2. maddelerinin uygulanmasına” ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan dolandırıcılık suçu hakkındaki hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün ise DOĞRUDAN ONANMASINA,

3.Katılan vekilinin sanıklar ... ile ... hakkından dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyizinin incelenmesinde:

Şikayetçi vekilinin davaya katılma dilekçeleri sanık ... hakkında ise de, tüm oturumlara gelip sanıkların cezalandırılmasını isteyen şikayetçi ve vekiline 5271 Sayılı CMK. nun 238/2 maddesi uyarınca sanıklar ... ve ... haklarındaki kamu davalarına katılmak isteyip istemedikleri sorulmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,

Yasaya aykırı, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı, 5320 Sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.