9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
Av. ... -
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.05.2008 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekici ve ... plaka sayılı dorsenin karıştıkları trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığım, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin hiçbir kusuru olmayıp davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün tam ve ağır kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin hayati tehlike geçirecek şekilde ağır yaralandığını ve uzun süren tedaviler sonucunda geçici ve sürekli iş görmezlik hali oluştuğunu, dava öncesinde yapılan başvuruya dayalı davalı yanca bir miktar ödemede bulunulmuş ise de yapılan bu ödemenin müvekkilinin gerçek zararını karşılamaktan uzak olduğunu, müvekkilinin olay tarihi itibariyle kendi nam ve hesabına kamyonu ile nakliye işi yapUğını ve aylık 5.000,00 TL gelir elde ettiğini, müvekkilinin meydana gelen kaza nedeniyle maddi zarara uğradığım belirterek, fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydı ile 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilince 17/03/2015 tarihli dilekçe ile dava değeri 87.206,00 TL'ye artırılmış, harcı ikmal edilmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunarak dava öncesi yapılan başvuru üzerine yapılan aktüer hesaplama sonucu belirlenen tazminatın 20.04.2012 tarihinde 10.235,00 TL'sinin davacı asile, 2.559,00 TL sinin ise davacı vekiline ödenerek sorumluluklarının yerine getirildiğini, yapılan ödeme ile davacının zararının karşılanmış olup, başkaca bir zararı kalmadığını, aksi halde yapılan ödeme ile ödeme tarihinde davacının zararının karşılanıp karşılanmadığının tespiti gerektiğini, yapılacak hesaplama üe tespit edilecek tazminat arasında fahiş derecede bir fark olması halinde ibranamenin geçersiz olacağını ve davacıya yapılan ödemenin güncellenerek hesaplanan tazminattan mahsubunun gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacının müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu olduğunu ispatlaması gerektiğini, kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde davacı yanın asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kusur durumunun tespiti için uzman bilirkişiden rapor alınmasını talep ettiklerini, maluliyet durumunun ise Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, davacının gelir durumunun kesin delillerle ispatlanmasını, ispatlanamadığı takdirde asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerektiğini, davacıya ...'dan rücuya tabi bir ödemede bulunulup bulunulmadığının sorulmasını, ödeme yapılmışsa hesaplanacak tazminattan mahsubunun gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
DELİLLER
Trafik kazası tespit tutanağı, ... yazıları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, sosyal ekonomik durum tespitine ilişkin tutanaklar, tedavi evrakları, .... esas sayılı dosyası vs deliller dosyamız arasına alınmıştır. 03/11/2014 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı sürücünün olayda %80 oranında, dava dışı sürücü ...'in ise olayda %20 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür. 11/11/2014 tarihli adli tıp raporunda özetle; davacı ...'nin vücut genel çalışma gücünden %38 oranında kaybettiğini ve 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığının bildirildiği görülmüştür. 09/03/2015 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
1.Alternatif olarak Asgari Ücretin 5,13 katı esas alındığında (kusur ve davalı şirket tarafından yapılan güncellenmiş ödemenin mahsubu sonrası) 123.252,51 TL, 2.Alternatif olarak Asgari Ücretin 2 katı esas alındığında (kusur ve davalı şirket tarafından yapılan güncellenmiş ödemenin mahsubu sonrası) 42.083,47 TL olarak hesaplandığı, Hesaplanan tazminatların kaza tarihi itibariyle ZMSS poliçesi teminat limiti 100.000,00 TL olmakla, 1.Alternatif olarak Asgari Ücretin 5,13 katı esas alındığında (100.000.00 - 12.794,00) ~ 87.206,00 TL'sinden da vah sigorta şirketinin sorumlu olduğu, 2.Alternatif olarak Asgari Ücretin 2 katı esas alındığında hesaplanan 42.083,47 TL'nin davalı şirket tarafından temin edilen poliçe limiti dahilinde kaldığı, hükmedilecek tazminata davalı şirkete ilk başvuru tarihini takip eden 8 iş günü sonrasından, bu tarih tespit edilemediği takdirde 20/04/2012 tarihinden itibaren avans faizi yürütülebileceğinin bildirildiği görülmüştür. 03/07/2017 tarihli adli tıp raporunda özetle; davacının ... hükümlerince Grup1 kabul olunduğunda %33,1 oranında, mahkemece şoför (meslek numarası 41) olduğunun kabulü halinde ise %33 oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiği, 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığının bildirildiği görülmüştür. 27/11/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; A-davacının maluliyet oranının %30.2 olarak kabul edilmesi halinde davacı ...'nin geçici işgöremezlikten kaynaklanan tazminat alacağının 1.923,52 TL, sigorta ödemesinin güncellenerek indimi sağlandığında sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat alacağının ise 52.522,45 TL olduğu, sigorta şirketine başvurusunun (dosyada başvuru/ihbar tarihi bulunmadığından) 8 iş günü sonrasından itibaren avans faizi yürütülerek tazminat talebinde bulunabileceği, olay tarihi (2012 yılı) itibariyle ZMSS poliçesi ölüm ve sakatlanma teminat limit tutarının 225.000,00 TL olduğu, hesaplanan tazminatın poliçe teminat limitini aşmadığı, B-davacının maluliyet oranının %33 olarak kabul edilmesi halinde davacı ...'nin geçici işgöremezlikten kaynaklanan tazminat alacağının 1.923,52 TL, sigorta ödemesinin güncellenerek indimi sağlandığında sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat alacağının ise 59.176,71 TL olduğu, sigorta şirketine başvurusunun (dosyada başvuru/ihbar tarihi bulunmadığından) 8 iş günü sonrasından itibaren avans faizi yürütülerek tazminat talebinde bulunabileceği, olay tarihi (2012 yılı) itibariyle ZMSS poliçesi ölüm ve sakatlanma teminat limit tutarının 225.000,00 TL olduğu, hesaplanan tazminatın poliçe teminat limitini aşmadığının bildirildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 09/05/2008 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaralanması sebebiyle geçici ve daimi iş gücü kaybından dolayı uğradığı maddi zararların tazmini istemine ilişkindir. Davanın hukuki dayanağı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 67 vd. Maddeleri ile Karayolları Trafik Kanunu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartları'ndan ibarettir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; yetki, husumet, zamanaşımı, tazminat miktarı, maluliyet oranı, kusur durumu hususlarından kaynaklanmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85. maddesine göre; bir aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin yaralanmasına sebebiyet verilmesi halinde teşebbüs sahibi ve araç işleteni oluşan zarardan sorumludur. Aynı Yasanın 88. Maddesine göre; birden fazla zarar verenin bulunması halinde zarar verenler, zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Yine aynı Kanunun 90. maddesine göre ise; maddi tazminatı biçim ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; Karayolları Trafik Kanunun 91/1 maddesi uyarınca işletenlerin aynı kanunun 85/1 maddesi kapsamındaki sorumluluklarının karşılanması için yaptırılması zorunlu bir sigorta türü olduğundan, zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı, işletenin yasadan kaynaklanan hukuki sorumluluğunun belirli limitler içinde üzerine almış bulunmaktadır.
Dava belirsiz alacak davası olup, davanın niteliği gereği davacı taraf alacağın miktarını belirleyemediği için belirli bir miktarı dava değeri olarak göstermek suretiyle dava açmaktadır.
Bilirkişi raporu ile gerçek tazminat miktarı belirlendikten sonra dava dilekçesinde talep edilen ile bilirkişinin belirlediği miktar arasındaki fark için eksik harç tamamlanmaktadır. Bu işlem HMK'da düzenlenen ıslah olmayıp, davanın niteliğinden kaynaklanan eksik harcın tamamlanmasıdır. Nitekim, davacı iş bu davasını belirsiz alacak davası olarak açmış, bilirkişi raporundan sonra belirlenen miktar üzerinden 17/03/2015 tarihinde harcı tamamlamıştır.
Davalı ... şirketi yönünden, tazminatı hesaplanmasında esas olacak tüm belgelerin eksiksiz olarak teslim edilmesinden 8 iş günü sonra ödeme yükümlülüğü başlamaktadır. Sigorta şirketinin temerrüde düşürüldüğünün kabul edilebilmesi için ödeme yapılabilmesine yarar tüm belgelerin eksiksiz olarak teslim edildiğinin davacı tarafça ispatlanması gerekir. Somut olayda davacı tarafın davalı ... şirketine başvurusu üzerine davalı şirketçe 20/04/2012 tarihinde ödeme yapıldığı anlaşılmış, temerrüdün ödeme tarihi olan 20/04/2012 tarihinde gerçekleştiği kabul edilmiş, sigortalı araç ticari araç olduğundan avans faizine hükmetmek gerekmiştir.
Davalı vekilince hatır taşıması bulunduğundan bahisle müterafik kusur indirimi yapılması talep edilmiş ise de davacının sigortalı araçta yolcu olarak bulunmayıp bizzat araç sürücüsü olması nedeniyle hatır taşıması hükümlerinin uygulanamayacağı kanaatine varılmış, bu yönden herhangi bir indirim yapılmamıştır.
Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde, davacının dava konusu kaza sonucu yaralanarak, adli tıp raporunda belirtilen oran ve sürede geçici ve daimi olarak iş ve gücünden yoksun kaldığı, yine 03/11/2014 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalı şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde %20 oranında, davacının %80 oranında kusurlu oldukları bildirilmiş ve davacının kusur durumu, muhtemel yaşam süresi dikkate alınarak benzer olaylar ile ilgili ... uygulamasına uygun veriler esas alınarak hazırlanan 09/03/2015 bilirkişi raporunda davacının geçici ve daimi iş göremezlik zararı hesaplandığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı vekilince müvekkilinin kaza yapan kamyonun maliki olması nedeni ile gelirinin çok yüksek olduğu iddia edilmiş ise de, davacının kamyon nedeniyle elde ettiği gelir değil kişisel çalışması ve emeği nedeniyle elde ettiği gelir miktarı gözetilmelidir. Zira, davacı kamyonu başkasını çalıştırmak sureti ile de gelir elde edebilir. Davacı yanca da ....'nca da bildirilen miktarlar kadar elde ettiğine ilişkin delil sunulmamıştır. Bu nedenle bilirkişi raporunda asgari ücretin 4,91 katı esas alınarak yapılan hesaplamaya itibar edilmemiştir. Bununla birlikte davacının kamyon şoförü olması nedeniyle vasıfsız bir işçiden daha fazla kazanacağı anlaşılmakla hükme esas alınan 09/03/2015 tarihli bilirkişi raporunda asgari ücretin iki katı esas alınarak belirlenen miktarın davacının gerçek zararını karşıladığı kanaatine varılmış ve asgari ücretin iki katı esas alınarak hesaplanan 42.083,47 TL'nin tahsiline karar vermek gerekmiş, davanın kısmen kabulüne dair Mahkememizden verilen 17/05/2018 tarihli kararın ...., 18/06/2020 tarihli ilam ile "...Mahkemece, bu kusur raporu esas alınarak karar verilmiş olsa da; kaza tespit tutanağında yapılan değerlendirme ve oluş tasviri yanında, ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporları ile hükme dayanak alınan raporlar arasında çelişki bulunmaktadır. Esasen dava konusu kazanın oluşu net olarak belirlenmiş de değildir. Öncelikle, dava konusu kazanın güvenlik şeridinde mi, seyir şeridinde mi meydana geldiği belirlenerek, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla .... öğretim üyelerinden oluşacak bilirkişi heyetinden, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınıp ve mevcut raporlar arasındaki çelişki giderildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. ...Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın temelini oluşturan kazanın oluşuna ilişkin kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve oluş kesinleştirilmeden kusur kabulü yapılması ile davacının talep edebileceği tazminatının belirlenmesine esas olan gelirine ilişkin delillerin hiç toplanmamış olması ve bu araştırmaya dayanmayan, yok hükmündeki hesap bilirkişisi raporuna göre karar verilmiş olması..." denilmek suretiyle kaldırılmakla davanın mahkememizce yeniden görülmesi sonucunda,
Mahkememizce .... üyelerinden oluşacak üçlü bilirkişi heyeti oluşturularak alınan 01/02/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyon ile gece vakti, otoyolu takiben seyredip olay mahalline geldiğinde yola gereken dikkatini vermeyip önünde kendisi ile aynı istikamette seyreden ... idaresindeki ... çekici ve ... ... plakalı araca tehlikeli bir şekilde yaklaşmış, aracı ile önündeki araç arasında güvenli takip mesafesi bırakmayarak dorsenin arka sağ kısmına kendi aracının ön kupa kısmı ile çarpması ile sonuçlanan olayda , dikkatsiz , tedbirsiz ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketiyle 2918 sayılı KTK Madde 84/d maddesi gereğince tam ve %100 kusurlu olduğu, Sürücü ... sevk ve idaresindeki çekici ile gece vakti otoyolu takiben nizami olarak seyredip olay mahalline geldiğinde, arkadan gelen sürücü ...’nin dorsenin sağ arka kısmına çarpması sonucu karıştığı olayda oluşa etken hatalı tutum ve davranışı olmadığından sonuçta atfı kabil kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere kazanın oluş şekline uygun olduğu kabul edilen rapora göre olayın oluş biçimi itibariyle sürücüye herhangi bir kusur atfedilemeyeceği tereddütsüz bir şekilde tespit edildiğinden sigortalı araç sürücüsü kusursuz olan davalı ... yönünden davanın reddine dair Mahkememizden verilen 07/04/2021 tarih ve ..., sayılı gerekçeli kararının .... Dairesi'nin 03/05/2023 tarih, ..., sayılı kararı ile ".... yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilemeden davanın esası hakkında karar verilmiş olması nedeniyle, kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle .... . sayılı kaldırma kararı gereğince, raporlar ve Kaza Tespit Tutanağında tespit edilen kusur durumu arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde (davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün hukuka aykırı fiilinin ve maddi vakıanın ceza dosyasında kesinleştiği de gözetilerek) aynı bilirkişilerden yahut yeni bir heyetten kusur raporu alınarak, ayrıca davacının gelirine yönelik olarak daha önceki kaldırma kararı çerçevesinde, ancak davacının talep edebileceği gelirin şoför olarak bedeni çalışması kapsamında elde edebileceği gelir olduğu ve ilk kararın davalı tarafından istinaf edilmemiş olması nedeniyle aktif dönem hesabında nazara alınan gelirinin daha önce kabul edilenden daha az olamayacağı da gözetilerek, değerlendirme yapılarak, davanın esası hakkında, gerek ilk kaldırmaya esas kararın, gerekse de son karara yönelik istinafın davacı tarafından yapıldığı da nazara alınarak, davacının usulü kazanılmış hakları da gözetilmek suretiyle davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,...." kaldırıldığı mahkememizce .... kaldırma ilamı içeriği ve ilk kararın davalı yanca istinaf edilmemiş olması ve ceza dosyasında kabul edilen olayın oluş şekline göre, dosyada alınan tüm kusura ilişkin raporlarda değerlendirilmek suretiyle, tarafların kusur durumlarının tespiti amacıyla Karayolları Fen Heyetinden oluşturulan 3 kişilik bilirkişi heyetinden 26/07/2023 tarihli rapor alınmış ve bu rapora göre dava dışı sürücü ...’in, meydana gelen olayda % 80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...’nin, olayda % 20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu bulunduğu, görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davacının elde ettiği gelirin belirlenmesi için bildirilen yerlere müzekkere yazılmış, gelen yazı cevapları ve ... hizmet dökümüne göre davacının kaza tarihinde ve 2008 yılında kayıt altına alınan aylık gelirlerin, asgari ücrete çok yakın olduğu, 2009 yılından 2023 yılına kadar davacının gelirinin genellikle asgari ücret olduğu, bazı aylarda ise asgari ücretten az bir miktar fazla olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca, dosyada bulunan maaş bordrolarının da incelenmesinde davacının asgari ücrete yakın bir gelirinin bordroya yansıtıldığı görülmüştür.
Davacı taraf herne kadar davacının gelirinin çok daha yüksek olduğunu belirtmiş ise de ... İlamından belirtilen davacının gelirinin şoför olarak bedeni çalışması kapsamında elde edebileceği gelir olduğu hususu ile daha önce davacının gelirinin asgari ücretin iki katı üzerinden yapılan hesaplama dikkate alınarak davacının gelirinin asgari ücretin iki katı olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve bilirkişiden bu veriler dikkate alınarak davacının talep edebileceği tazminat miktarının hesaplanması istenilmiş. Bilirkişi 05/01/2024 tarihli raporunda tespit edilen kusur ve gelire göre davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 7.237,54 TL olduğu, sürekli iş göremezlik zararının 2.446.136,17 TL olduğu bildirilmiş, davacıya dava tarihinden önce 20/04/2012 tarihinde 12.794,00 TL ödeme yapıldığı, rapor tarihine göre yapılan ödemenin güncellenmesi ile 26.286,59 TL'nin belirlenen tazminat tutarından mahsubu gerektiği, davalı ... şirketinin poliçe limitinin 100.000,00 TL olduğu, yapılan ödemenin düşümü ile davacının talep edebileceği bakiye tutarın 73.713,41 TL olduğu tespit edilmiş ve bu miktarın tahsiline karar vermek gerekmiş, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın kısmen kabulü ile;
73.713,41 TL'nin 20/04/2012 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2.Bu karar nedeniyle alınması gerekli 5.035,36 TL harçtan 12/09/2018 tarihinde harç tahsil müzekkeresi ile tahsil olunan 2.559,39 TL'nin mahsubu ile kalan 2.475,97 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.Davacı işbu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan 12.168,57 dava-posta-bilirkişi ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 10.285,84 TL'si ile 24,30 TL başvurma, 24,30 TL peşin ve 291,03 TL ıslah harç toplamı 10.625,47 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı işbu davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden AAÜT gereğince hesaplanan 13.492,59 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Davalı tarafından yapılan 19,60 TL yargılama giderinden davanın ret ve kabul oranına göre 3,03 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
7.Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekili Av. .... 'nun yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/02/2024 Katip ... E-İmza Hakim ... E-İmza Not : Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.