6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2023/1381 E. , 2024/12730 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Hükmedilen cezaların süresine göre sanıklar ... ve ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince ayrı ayrı reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. Sanıklar
Hakkında Kiyişi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
II. Sanıklar
Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Her ne kadar sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarından kamu davası açılmasına rağmen sanık ... hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığı görülmüş ise de bu hususta zamanaşımı süresi içerisinde bir karar verilmesi olanaklı görülmüştür. Diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Dosya İçeriğine göre; katılan ... 'nin olay tarihinde Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2019/394 Talimat sayılı dosyasından alacaklı vekili olarak icra memuru olan müşteki ... ile birlikte hacze gittikleri, haciz işlemleri sırasında sanık ..., ...'ın arkadaşı sanık ... ve iş yeri çalışanı olduğunu beyan eden ... ... isimli şahıslar ile dosya borcunun ödenmesi konusunda gerekli görüşmeleri yaptıkları, bu görüşmelerin sonucunda anlaşmaya vararak borçlu taraf ile protokol hazırladıkları, hazırlanan bu protokolün borçlu tarafından sanıklar ... ve ... ile ... ...'ın yer aldığı, bu 3 şahıs ve alacaklı vekili olarak katılan ... ...'nin protokolü hep birlikte imza altına aldıkları, borcun ödenmesine ilişkin bu 3 şahsın QNB Finansbank A.Ş. Lehine bono düzenleyerek imzalarını attıkları, bononun ödenme şeklinin de hep birlikte imzalanan protokol ile belirlendiği, müdahil ... ... ...'nin bu şekilde imzaları tamam olan protokolü ve bonoyu pantolonunun arka cebine koyduğu, haciz tutanağına imzalar atılıp tutanak kapandıktan sonra sanık ...'nın müdahil olan avukata "ben vazgeçtim, protokolü iptal edelim, protokolü bana ver, ben kefil olmak istemiyorum, protokolü yırtacağım" şeklinde sözler söylediği, sanık ...'nın da katılan avukata "protokolü ver iptal edelim, adam kefil olmak istemiyor" dediği, bunun üzerine müdahil avukatın alacaklı taraf olarak bunu kabul etmediği, anlaşmanın gerçekleştiğini söyleyerek mahalden ayrılmak istediği, bu sırada avukat ile birlikte bulunan icra memuru müşteki ...'ın da mahalden ayrılmak istediği, bunun üzerine sanık ...'nın iş yerinin kapısını kapattığı ve diğer sanık ... ile birlikte kapının önüne geçerek müştekilere hitaben "protokolü vermeden çıkamazsınız, buradan gitme şansınız yok, zorla senden alırız" dediği, bu esnada yaşanan arbede sırasında sanık ...'nın aniden katılan ...'ın arka cebinde bulunan protokol ve bonoyu alarak yırttığı şeklinde gelişen olayda, sanıkların savunmalarından ve katılan ...'ın beyanlarından anlaşılacağı üzere, sanık ...'ın protokole şahit olarak imza atmak istemesine rağmen borçlu (kefil) olarak imza attırıldığı, sanıkların bu durumu fark etmeleri üzerine protokolü alıp yırtmaktan ibaret olan eylemlerinde yağma kastıyla hareket ettiklerinin kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, sanıkların nitelikli yağma suçundan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.06.2022 tarihli, 2021/3195 Esas ve 2022/1608 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.12.2024 tarihinde karar verildi.