Esas No
E. 2022/965
Karar No
K. 2024/1977
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/965 Esas

KARAR NO: 2024/1977 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI:2018/294 Esas - 2020/670 Karar

TARİH:16/10/2020

DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 12/12/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ...ve ...'nın müvekkili şirkette çalışan ve aynı zamanda kar ortağı iken, müvekkilinden habersiz olarak müvekkili zarara uğ- ratmak ve haksız çıkar sağlamak için aynı sektörde faaliyet gösteren davalı ... Taşımacılık’ı 11/05/ 2015 tarihinde kurduklarını, şirket adresi olarak müvekkilinin o zamanki adresi olan “...y Amavutköy/lstanbul” adresini 26/08/2015 tarihinde tescil ettirdiklerini, buna ilişkin sahte kira sözleşmesi düzenlediklerini, davalıların 23/09/2015- 27/09/2015 tarihleri arasında Kurban Bayramı nedeniyle tatil olmasından yararlanarak, müvekkili şirket içindeki tüm dosya ve belgeleri ve bilgisayarları izinsiz olarak boşalttıklarını, müvekkili şirket deposundaki malları sanki kendi şirketleri ... Taşımacılık’a gelmiş gibi gösterdiklerini, davalıların müvekkili şir- kette yönetici olarak yetkilerini kendilerine çıkar sağlama amaçlı kullandıklarını, davalıların müvek- kili şirkette çalışırken ... şirketinin mallarını müvekkil şirkete ait tırlar ile taşıttır- dıklarını, ancak taşıma faturasını sanki kendi tırları ile taşımış gibi ...Taşımacılık üzerinden kesip tahsil ettiklerini, müvekkili şirket çalışanı iken 21/09/2015 tarihinde ... Taşımacılık tarafından Bir- kan ...-... adına taşımacılık yapıp fatura düzenleyerek tahsil ettiklerini, müvekkili şirket çalışanı iken 21/09/2015 tarihinde ....Taşımacılık tarafından ... Plastik adına taşımacılık yapıp fatura düzenleyerek tahsil ettiklerini, sevk irsaliyesinde imzası olan...’in müvekkili çalışanı olduğunu, malların taşımasını müvekkili tır ve şoförlerinin yaptığı halde, taşıma bedellerinin .... Taşımacılık tarafından tahsil edildiğini, 09/09/2015 tarihinde Intercombi firması ile müvekkili şirket adına anlaştıklarını, ancak, faturayı. ...Taşımacılık tarafından kesip tahsil ettiklerini, 09/09/ 2015 tarihinde ... şirketine kendi firmaları .. Taşımacılık tarafından fatura keserek tahsil ettiklerini, oysaki taşıma işini müvekkili şirketin alt taşıtıcıya ücret ödeyerek yaptırdığını, müvekkili şirket çalışanı iken ...Tekstil'in mallarını müvekkili şirket araçları ile taşıttırıp, faturalarını davalı ... Taşımacılık tarafından kestiklerini ve tahsil ettiklerini beyanla fazlaya dair hakları sakları kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 Euro’nun olay tarihlerinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini arz ve talep etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya dayanak olarak gösterilen faturalar netice- sinde, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir zarar mevcut ise bunun muhatabının müvekkil şirket ve müvekkili davalılar değil iş sahibi firmalar olduğunu, bu nedenle husumetin iş sahiplerine yönetilmesi gerekirken müvekkillerine yönetilmesinin hatalı olduğunu, davanın husumetten reddinin gerektiğini, dava dilekçesinde bir kısım olaylardan bahsedilerek, dilekçenin sonuç kısmında genel olarak 15.000 Euro talep edildiğini, ancak davacı tarafın hangi iddiasından dolayı hangi bedeli talep ettiğinin belli olmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla; davacının iddia ettiği olayların 2015 yılı Eylül ve Ekim aylarına ilişkin olduğunu ve talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkilleri ...ve ...’nın, davacı şirketin 18/04/2013 ve 18/04/2015 yılları arasında ortağı olduğunu, dava dilekçesinde aynı yerin iki şirkete kiraya verilmesinin imkanı olmadığı ifade edilmiş ise de bir yerin 5 farklı şirkete kiralanmasının dahi mümkün olduğunu, davacının müvekkillerinin kurduğu şir- ketten habersiz olmasının söz konusu olmadığını, şirketin kurulumuna en çok destek verenin davacı firma yetkilisi olduğunu, davacı firma yetkilisinin müvekkillerinin maillerinin dahi kullanımının kapa- tılmamasını, müvekkillerin genç girişimci oldukları, desteklenmeleri gerektiğini savunduğunu, 23/09/ 2015-27/09/2015 tarihleri arasında iddia edilen dosya veya belgelerin boşaltılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, depodan alınan mal var ise bu malların da davacı şirkete ait olmadığını, aksı halde bugüne kadar malın asıl sahibi tarafından tazminat davası açılacağını, davacının bu konuda yap- mış olduğu şikayetlerde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair kararlar verildiğini, davacının belirttiği olayların hepsinin ayrı ayrı ispata muhtaç olduğunu, sözü edilen taşımalarda müvekkili Şirketin davacı taraf ile bağı bulunmadığını, taleplerinin de muhatabı konumunda olmadığını, kabul anlamına gel- memek kaydıyla dava dilekçesinde sözü edilen 3-4 taşımanın, müvekkillerin davacı şirketteki ortaklık- larından kaynaklanan ve kendilerine nakit olarak ödenmeyen meblağlar karşılığı mahsuplaşmak sure- tiyle yapılan 3-4 taşıma olmasının dahi mümkün olduğunu, dava dilekçesinde açıkça taşımalar ve ta- lepler belirli olmadığından bu hususların incelenemediğini, davacı şirket kayıtları incelenerek 2013- 2014-2015 yıllarına ilişkin tüm gelir gider kayıtların da incelenmesi ve dava dilekçesindeki taşıma- ların bedelleri ile karşılaştırılması gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 16/10/2020 tarih ve 2018/294 Esas - 2020/670 Karar sayılı kararında; "Dava , haksız rekabet nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.Tarafların ticaret sicili kayıtları, kira sözleşmeleri, tanıtım mailleri,taraflar arasındaki kar ortaklığı sözleşmesi, iş yeri açma tutanağı, tahkikat evrakı vs deliller celp ve ibraz edilmiştir.Davacı şirketin taşımacılık sektöründe faaliyet gösterdiği, davalılardan ...'nın 13/05/ 2013- 28/09/2015 , davalı...'ın ise 13/05/2013-30/09/2015 tarihleri itibariyle davacının çalışanı durumunda olduğu,davacı şirket ile davalı çalışanlar ... ve ... arasında 18/04/2013 tarihli 2 yıl süreli kar ortaklığı sözleşmesinin bulunduğu, bu sözleşmeye göre adı geçen davalıların % 25'er oranda kar ortağı olduğu tartışmasızdır. Sözleşmenin süresine ilişkin 6. Maddede " sözleşmenin feshinin 6 ay önceden yazılı olarak taraflara bildirileceği, taraflar arasında mutabakat sağlandığında bu süre beklenmeksizin ortaklığın feshedilebileceği " hükmüne yer verilmiştir.Celp olunan ticaret sicili kayıtlarına göre, davalılardan ... ile ...'ın , 11/05/2015 tarihinde ,davacı ile aynı sektörde ,taşımacılık alanında faaliyet gösteren davalı şirketi kurdukları, adı geçen davalıların şirketi münferiden temsile yetkili oldukları görülmektedir.Dosyaya celp olunan 06/1/2014 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesine göre ;... Hadımköy /İstanbul adresindeki işyerinin ... Şti'nden aylık 1.000,00 TL bedel ile davacı şirket tarfından kiralandığı, 31/08/2015 tarihli kira sözleşmesi ile adı geçen kiralayan tarafından davalı ... Şti'ne aylık 200,00 TL + KDV olarak kiraya verildiği, yani davalıların kurdukları yeni şirketi, davacı şirketin adresinde gös- terdikleri tespit edilmiştir.Dava konusu iddialar çerçevesinde davalı şirketin ticari defter kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre ;-Dava dışı...-... ile ilgili iddiaların incelenmesinde, taşımanın davacı şirket araçlan ile yapılmadığı tespit edilmiştir....’e kesilen 21/09/2015 tarih ... nolu 3.250 EURO bedelli fatura konusu mallar ... plakalı araç tarafından taşınmıştır Davalı, şirket ... firmasının bu araca ait taşımayı kendisine fatura ettiğine dair 21/09/2015 tarih ... nolu faturayı ibraz etmiştir -Davalı tarafından ... Şti.’ne 09/09/2015 tarih ... nolu 900,00 EURO (3.024,09 TL) bedelli İstanbul-Fransa Navlun faturası kesilmiştir. Faturaya dayanak belgelerin incelenmesinde, taşıma işinin davalı şirket tarafından alt taşıcıya yaptırıldığı tespit edilmiştir -Davalı tarafından, ... A.Ş'ne 26/08/2015 tarih ...nolu 500,00 EURO (1.685,00 TL) bedelli İstanbul-Fransa Navlun faturası kesilmiştir Faturaya dayanak taşıma belgelerinin incelenmesinde taşımanın davalı değil, davacı ... Taşımacılık tarafından yapıldığı tespit edilmiştir. -Davalı tarafından ... A.Ş. firmasına 16/09/2015 tarih ... nolu 350,00 EURO (1.206,42 TL) bedelli Fransa-İstanbul Navlun faturası kesilmiştir. Faturaya dayanak belgelerin incelenmesinde, Inter Kombi ile taşıma sözleşmesi yapanın davacı şirket olduğu, taşımayı yapanın da davacı şirketin alt taşıyıcı sözleşmesi yaptığı şirkete ait araç olduğu tespit edilmiştir.-Davacı tarafından, dava dışı ... Tekstil’e ait bir kısım taşımaların davacı tarafından yapıl- makla birlikte, faturalarının davalı tarafından dava dışı şirkete kesilip tahsil edildiği iddia edilmiştir Davalının ... Tekstil'e kestiği faturalar tek tek incelenmiş, 2 fatura haricinde diğer fatura konusu taşımaların davacı tarafından yapıldığı tespit edilememiştir.-Davalı tarafından ... Tekstil firmasına kesilen 26/08/2015 tarih ... nolu 537,00 EURO (1.809,69 TL) bedelli faturanın taşıma evraklarının incelenmesinde taşımanın davacı tarafından ya- pıldığı tespit edilmiştir. -Yine davalı tarafından ... Tekstil firmasına kesilen 01/06/2015 tarih... nolu 1.239,00 Euro (3.334,30 TL) bedelli faturanın üzerinde yazılı ... plaka sayılı aracın davacı aracı olduğu ve taşımanın davacı tarafından yapıldığı tespit edilmiştir. -Neticede, gerek dava dosyasına sunulan belgelerin incelenmesinde, gerekse davacı ve davalı vekili nezaretinde yerinde yapılan incelemelerde, iddialara konu dava dışı şirketlere yapılan taşıma hizmetlerinden, sadece; dava dışı ... A.Ş'ne ait 26/08/2015 tarih ...nolu 500,00 Euro (1.685,00 TL) bedelli (... plakalı davacı aracı), ....Şti'ne ait 01/06/2015 tarih... nolu 1.139,00 Euro (3.334,31 TL) bedelli (... plakalı davacı aracı ), yine .... Şti.'ne ait 26/08/2015 tarih ...nolu 537 Euro (1.809,69 TL) bedelli (CMR davacıya ait), ... A.Ş. firmasına 16/09/2015 tarih ... nolu 350,00 EURO (1.206,42 TL) bedelli (taşıma sözleşmesi davacının) şek- lindeki toplam 4 adet taşıma işinin davacı tarafından yapıldığı halde, taşıma faturalarının davalı tarafından kesildiği tespit edilmiştir.Türk Ticaret Kanunu m.de 54/2 haksız rekabet, "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar" şeklinde tanımlanmış daha sonra TTK. m. 55 hükmünde uygulamada en sık görülen haksız rekabet hallerine, sınırlayıcı olmamak koşulu ile örnekler vermiştir.Haksız rekabet halleri arasında, “dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; ... Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarım, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, ... Sözleşmeyi ihlale veya sana erdirmeye yöneltmek; özellikle; müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davran- maya yöneltmek, ... Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur. ... İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına " uymamak hususları da girmektedir (TTK. m. 55/1), Davalılar ...ve ...’nın davacı şirketin çalışanı ve aynı zamanda kar ortağı oldukları halde davacıyla aynı sektörde faaliyet gösteren davalı ... Taşımacalık Şti'ni kurmaları, şirket adresi olarak davacının o zamanki adresi olan “... Hadımköy Amavutköy/İstanbul” adresini göstermeleri, yukarıda, mali inceleme bölümünde tespit edildiği üzere, davalı ... davacı şirketin müşterisi .... Ltd. Şti.'ne tanıtım maili göndermesi, davalı şirket tarafından,

.... A.Ş.’ne 26/05/2015 tarih ... nolu 500,00 Euro (1.685,00 TL) bedelli İstanbul-Fransa navlun faturası kesilmiş olduğu halde bu taşımanın davalı şirket tarafından değil davacı ... tarafından yapılması, davalı şirket tarafından ... A.Ş. firmasına 16/09/2015 tarih ... nolu 350,00 Euro (1.206,42 TL) bedelli Fransa-lstanbul navlun faturası kesilmiş olduğu halde bu taşımanın davalı şirket tarafından değil davacı ... Taşımacılıksın alt taşıyıcı sözleşmesi yaptığı şirket tarafından yapılması, yine davalı şirket tarafından ... firmasına kesilen 26/08/2015 tarih ... nolu 537,00 Euro (1.809,69 TL) bedelli ve 01/06/2015 tarih ... nolu 1.239,00 Euro (3.334,30 TL) be- delli faturalara konu taşımaların davacı tarafından yapılması gibi hususlar birlikte değerlendi- rildiğinde; davalıların haksız rekabet eyleminde bulunduğunun kabulü gerekir. Gerçekten de yukarıda ifade edilmiş olduğu üzere, hüsnüniyet kaidelerine aykırı her türlü hare- ket, haksız rekabet sayılır. Davalıların iddiası, bütün bu eylemlerin davacı şirketin yetkilisinin bilgisi, izni ve desteği ile olduğu yönündedir. İspat kuralına ilişkin MK. m. 6 hükmüne göre: "Kanunda aksine hüküm bulun- madıkça ,taraflardan her biri ,hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispat ile yükümlüdür". HMK.. md 190/1 hükmüne göre: "İspat yükü, kanımda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lebine hak çıkaran tarafa aittir". Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden laraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Dolayısıyla anılan hükümler uyarınca, davalıların iddialarını geçerli delillerle kanıtlaması gerektiği açıktır. Ancak somut olayda davalılar tarafından, davacıların eylemlerine onay verildiğine ilişkin geçerli bir delil sunulmadığından, dava- lıların anılan iddialarının kabulüne olanak yoktur.Haksız rekabete ilişkin "Hukuki Sorumluluk” başlığını taşıyan TTK. m. 56 hükmüne göre: “(1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a)Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b)Haksız rekabetin men 'ini, c)Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,d)Kusur varsa zarar ve ziyanın tazminini, e)Türk Borçlar Kanunu'nun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir". Yine TTK. m, 59 hükmüne göre: “Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemiyle, gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere, hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebilir. İlanın şeklini ve kapsamını mahkeme belirler".Sözkonusu hükümler dikkate alındığında, davacının, haksız rekabet eyleminde bulunan davalılara karşı haksız rekabetin tespiti, haksız rekabetin men’i, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhası, zarar ve ziyanın tazmini ve mahkeme hükmünün ulusal bir gazetede ilanı taleplerinde bulunabileceği açıktır.

Davacı taraf, haksız rekabet nedeniyle uğramış olduğu maddi zararları talep etmektedir. Yuka- rıda anılan TTK'nın m. 56/1-e hükmünde de ifade edildiği üzere, maddi tazminat olarak, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verilebilir.Yukarıda, mali inceleme bölümünde davalı tarafın, davacının yaptığı taşıma işlerinin fatura- larını kestiği ve tahsil ettiği, buna ilişkin davacının zararının 8.035,41 TL(2.626,00 Euro) hesap- landığı, hesaplanan bu bedelin TTK. m. 56/1-e hükmü uyarınca maddi tazminat olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' Davanın KISMEN KABULÜNE Haksız rekabet nedeniyle davacının maruz kaldığı zarar karşılığı 2.626,00 Euro (8.035,41 TL) maddi tazminatın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, Hüküm altına alınan tazminatın;- 500,00 Euro'luk kısmına 26/08/2015 tarihinden, - 350,00 Euro'luk kısmına 16/09/2015 tarihinden,- 537,00 Euro'luk kısmına 26/08/2015 tarihinden,- 1.239,00 Euro'luk kısmına 01/06/2015 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/294 E - 2020/670 K sayılı dosya üzerinden verilen kısmen red (Fazlaya ilişkin talebin reddine ) ilamının hatalı olup kaldırılması gerektiğini, Davalılardan ...ve ... müvekkili şirket çalışanı ve aynı zamanda kar ortağı iken müvekkili şirketten habersiz olarak müvekkili zarara uğratma kendilerine haksız çıkar sağlama amaçlı aynı sektörde kurulan diğer davalı ... Şti.' yi 11.05.2015 tarihinde kurduklarını; hatta şirket adresi olarak da müvekkili şirketin o zaman ki bulunduğu ‘’... Arnavutköy-İstanbul ‘’ adresini 26.08.2015 tarihinde tescil ettirdiklerini;Yerel Mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporuyla da bu durumun sabitleştiğini; buna ilişkin sahte kira sözleşmesi yapıldığını, aynı anda bir yerin iki şirkete birden kiraya verilemeyeceğini; kira sözleşmeleri dikkatli incelendiğinde görülecek ki gerek müvekkili şirketin yaptığı gerekse de davalıların yaptığı sözleşmelerdeki kiraya veren olarak ...'in kaşe ve imzalarında farklılığın açıkça görüleceğini, Müvekkili şirket çalışanı ve kar ortağı iken aynı sektörde habersiz firma kurup bunun da müvekkili şirket maillerini de kullanarak tanıtımını yaptıkları iddialarının da yine Yerel Mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporuyla doğrulandığını; Yerel Mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davalıların müvekkili şirket çalışanı ve kar ortağı görünürken kendileri müvekkili şirketteki taşıma pozisyonu işini yönetmekte olup bu yetkilerini haksız olarak kendilerine çıkar sağlama amaçlı müvekkili ise zarara uğratma amaçlı kullanarak müvekkili şirketin haberi olmadan sözleşmeler ve anlaşmalar yaparak müvekkili şirketi zarara uğrattıklarını, diğer davalı şirkete ise haksız maddi kazanç sağladıklarını,Davalı şirketin 11/05/2015 yılında kurulmuş olup davalılar davalı şirkette şirket müdürü oldukları halde halen müvekkil şirkette de - müvekkil şirketin davalıların şirket kurduklarından haberi olmadan - çalışan olarak çalışmaya devam etttiklerini; Müvekkil şirketle bire bir aynı faaliyet alanında olması da davalılarının haksız rekabet eyleminde bulunduklarını aşikar olarak gösterdiğini, Davalı şirketin kurulduğu 11/05/2015 tarihi ile davalıların, müvekkili şirket içindeki belge ve bilgileri izinsiz aldıkları 27/09/2015 tarihleri arasındaki müvekkili şirketle ilgili ticari defter kayıtlarının incelenmesi gerektiğini; bununla ilgili Yerel Mahkemeden inceleme talep etmişseler de Yerel Mahkemenin bu taleplerini kabul etmediklerini; davalılar müvekkili şirketin haberi olmadan müvekkili şirketin bünyesindeki taşımaya ilişkin tüm evrakları aldıkları gibi tüm bilgisayar kayıtlarını da sildiklerini; bu nedenle müvekkili şirket yapılan taşımalarla ilgili gerek fatura gerek CMR kayıtlarına ulaşamadığından ne kadar zararı tespit edilmesi için davalı şirket kayıtlarının 11/05/2015 tarihi ile 27/09/2015 arası baz alınarak incelenmesi gerektiğini; oysa ki davalı şirket adresinde bilirkişi incelemesi yapılırken bilirkişinin tek tek taşımalara ilişkin evrakları sunmasını istemiş olup başkaca karşı taraf defterlerinin bile incelenmediğini; bu incelemelerin yapılmadan Yerel Mahkeme tarafından hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,Ayrıca Yerel Mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunda tespit edilen zarar ve haksız taşıma ile ilgili incelemenin sadece birkaç taşıma ile ilgili olup daha fazlası olması kuvvetle muhtemel olduğu ve hakkaniyetli karara ancak bu şekilde ulaşılabileceği için dava dışı dosyaya evraklarını sundukları diğer şirketlerden de 11/05/2015 tarihi ile 27/09/2015 arası baz alınarak dava konusu ile ilgili başkaca taşımalar yapılıp yapılmadığının sorulması ona göre hüküm kurulması gerektiğini; müvekkili şirketin ticari defter kayıtları bile incelenmeden karar verildiğini; bu nedenle itirazları doğrultusunda yeniden inceleme yapılması gerektiğini,İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle, Yerel Mahkeme tarafından Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/294 E - 2020/670 K sayılı dosya üzerinden verilen kısmi red (Fazlaya ilişkin talebin reddine ) ilamının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;

Davacı tarafça iddia edilen taşımaların tarafının müvekkiller değil, faturalardaki iş sahipleri olup dolayıısyla davacı nezdinde oluştuğu iddia edilen bir zararın muhatabının da müvekkiller olmadığından işbu davanın husumetten reddi gerekirken davanın esasına girilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, Davaya dayanak olarak gösterilen ve yargılama içerisinde incelenen faturalar neticesinde davacı tarafın iddia ettiği zararın tarafının Müvekkili Şirket değil faturalarda yer alan iş sahibi firmalar olduğunu; bu nedenle husumetin iş sahiplerine yönetilmesi gerekirken Müvekkillere yönetilmesi ve Yerel Mahkeme tarafından da buna ilişkin itirazlarına itibar edilmemesinin hatalı olup, istinaf incelemesi neticesinde işbu davanın husumetten reddi gerektiğini,Dairemizce aksi kanaatte olunması halinde ise müvekkili şirketin yetkilileri ...ve ... açısından işbu davanın husumetten reddi gerekirken yerel mahkeme tarafından hem müvekkili şirket hem de müvekkili şahıslar açısından davanın esasına girilerek inceleme yapılması ve hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Cevap dilekçelerinde de detaylı olarak ifade edildiği üzere müvekkillerden ...ve ...'nın, davacı şirketin 18.04.2013 ve 18.04.2015 yılları arasında ortağı olup, buna ilişkin sözleşme suretinin dosyada mevcut olduğunu; Müvekkil Şirket'in kuruluşunun da davacı şirketin yetkilisinin bilgisi dahilinde ve manevi desteğiyle sağlanmış olup, müvekkillerin kullandıkları maillerin dahi davacı şirket yetkilisi tarafından bir süre kullanıma kapatılmadığını, Müvekkiller genç girişimci oldukları için davacı şirket yetkilisi tarafından desteklenilmesi gerektiğinin savunulduğunu, Yerel Mahkeme tarafından Müvekkili Şirket aleyhine kabul edilen 4 taşıma bedeline ilişkin olarak daha bilirkişi raporu alınmadan önce; Müvekkiller ile davacı şirket arasındaki ortaklıklarından kaynaklanan ve Müvekkillere nakit olarak ödenmeyen ortaklık hakedişleri karşılığı mahsuplaşmak suretiyle yapıldığının taraflarınca ifade edildiğini,Bu suretle yine aynı çerçevede olmak üzere her ne kadar Yerel Mahkeme tarafından 4 adet taşıma bedelinin davacı hakedişi olduğuna dair karar verilerek hüküm kurulmuş ise de, kanaatlerince davacı şirket ile Müvekkillerin kar ortağı oldukları döneme ilişkin oluşan kar payı hakedişlerinin de ayrı ayrı hesaplanması gerektiğini ve Müvekkillerin banka hesaplarına ödenen kar payları incelenerek sonrasında bu 4 adet taşıma bedelinin bu ortaklık mahsuplaşması içerisinde kalıp kalmadığının tespit edilmesi gerektiğini, Yerel Mahkemenin kararına ilişkin sadece bu kısmın kanaatilerince hatalı olup, bu suretle kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak, bu kar payı ve mahsup hesabının yapılması gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda arz olunan ve re'sen gözetilecek sebeplerle; istinaf taleplerinin kabulü ile, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.10.2020 tarih ve 2018/294 E. 2020/670 K. sayılı kararının Müvekkili Şirket aleyhine hükmedilen kısmen kabul kısmının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ile davanın külliyen reddine dair karar verilmesi, inceleme sonuçlanana kadar kararın icra takibine konu edilmesi halinde tehiri icra kararı verilmesi talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacı şirketin çalışanı olan ve ayrıca davacı şirket ile iki yol süreli kar ortaklığı sözleşmesi yapmış bulunan davalı gerçek kişilerin, davacı şirkette çalıştıkları dönemde ve davacı şirket ile aynı faaliyet alanında ve aynı adreste davalı şirketi kurdukları ve haksız rekabet teşkil edecek şekilde davacı şirket müşterilerine tanıtım mailleri gönderdikleri, davacı şirketin surver harici tüm bilgi ve belgelerini 27/09/2015 tarihinde davacı şirketin rızası dışında işyerinden götürerek tüm verileri sildikleri, davacı şirkete yaptırılan taşıma işlerinin ödemelerini davalı şirket adına tahsil ettikleri ve davalı şirkete haksız maddi kazanç sağlayarak davacının zararına sebep oldukları iddialarına dayalı olup, bu nedenle uğranılan zararın şimdilik 15.000,00-Euro'luk kısmının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; mahkemece davalıların eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği tespit edilmesine rağmen, şirket bilgi ve belgelerinin davalılar tarafından davacı rızası dışında iş yerinden alınarak bilgisayar kayıtlarının da silindiği, bu nedenle dava dilekçesinde belirttikleri olaylar dışındaki davacı zararına sebep olacak diğer eylemlerin ve gerçek zararın tespiti için davalı şirket kayıtlarının 11/05/2015 tarihi ile 27/09/2015 arası baz alınarak incelenmesi gerektiği; davalı şirket adresinde bilirkişi incelemesi yapılırken bilirkişinin yalnızca dava dilekçesinde örnek olarak belirtilen taşımalara ilişkin faturaları incelediği, davalı defterlerini incelemediği, ilgili dava dışı şirketlerden davalı şirket ile yapılan tüm taşımaların belgelerinin gönderilmesi mahkemeden istenilmesine rağmen bu talebin kabul edilmediği, bilirkişi raporuna bu yönde yaptıkları itirazların ise değerlendirilmediği yönündedir.Davalılar tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; öncelikle davanın tüm davalılar yönünden pasif husumetten reddi gerektiği, aksi kabulde davalı gerçek kişiler yönünden pasif husumetin bulunmadığının kabulü gerektiği, davacı şirket yetkilisinin davalılar tarafından kurulan davalı şirketten haberdar olduğu gibi, kendilerini bu hususta teşvik de ettiği, davacı bilgi ve belgelerinin izinsiz alındığı iddiasının doğru olmadığı, haksız rekabet teşkil eden herhangi bir eylem bulunmadığı, aynı adreste birden fazla kira sözleşmesi yapılabileceği, davacının dilekçesinde ileri sürdüğü ve haksız rekabet teşkil ettiğini belirttiği taşımalardan dört adedinin mahkemece kabul edildiği, mahkemece kabul edilen bu dört adet taşımada, taşıma işinin davacı şirket tarafından gerçekleştirildiğinin, ancak bedellerinin davalı şirket tarafından tahsil edildiğinin taraflarınca da kabul edildiği, ancak bu bedellerinin davacı şirket ile davalı gerçek kişiler arasındaki iki süreli kar ortaklığı sözleşmesinden doğan ve davalılara ödenmeyen hakedişlere mahsuben davalı şirket tarafından tahsil edilmiş olabileceği, bu husustaki savunmalarının mahkemece değerlendirilmediği yönündedir. Mahkemece taraf delilleri toplanmış, davacı tanıkları dinlenilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde bilirkişi heyetine inceleme yaptırılmış, akabinde tahkikat bitirilerek istinafa konu karar verilmiştir.

HMK'nun 281 maddesi uyarınca hakim takdiri delil mahiyetindeki bilirkişi raporunu diğer tüm delillerle birlikte tarafların iddia ve savunmalarına göre serbestçe takdir eder. Somut olayda davacının hem davalı gerçek kişilerin davacı şirkette çalıştıkları dönemdeki eylemleri, hem de davalı şirketin kurulduğu tarihten sonraki eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmüş olup, mahkemenin davalı gerçek kişilerin davacı şirkette çalıştıkları dönemde davacı şirket ile aynı faaliyet kolunda ve aynı adreste davalı şirketi kurmak ve davacı şirket müşterilerine tanıtım mailleri göndermek şeklinde eylemlerinin, yine davacı şirket çalışanı iken davacı şirket adına yaptıkları dört adet taşıma sözleşmesinden doğan navlun alacağını davalı şirket adına tahsil etmek şeklindeki eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği şeklindeki kabulüne göre, dava konusu tazminat talebi bakımından tüm davalıların pasif husumetinin bulunduğu, davalılar tarafından davacı şirketin, davalı şirketin kurulduğu bilgisine vakıf olduğu savunulmuş ise de bu savunmayı ispata yarar herhangi bir delil sunulmadığı, yine taraflar davacı ile davalı gerçek kişiler arasındaki, davalı şirketin kuruluşundan önce sona eren kar ortaklığı sözleşmesinden doğan ödenmemiş hakediş alacakları bulunduğu ve mahkemece kabul edilen dört adet taşımanın bu alacağa mahsuben davalı şirket tarafından tahsil edilmiş olabileceği ileri sürülmüş ise de, öncelikle ödenmeyen hakediş alacağı bulunduğuna ve miktarının ne olduğuna dair delil sunulmadığı gibi, böyle bir alacağın varlığı kabul edilse dahi, davalı gerçek kişilerin alacağına mahsuben davalı şirket tarafından davacının üçüncü kişilerden olan alacağının tahsili hususunda taraflar arasında bir anlaşma bulunduğunun da ispat olunamadığı, davalıların aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı; mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacı istinafının aksine mali bilirkişi tarafından davacının 2013,2014,2015 yılları ticari defterlerinin, 2015 yılında kurulan davalı şirketin ise 2015 yılı defterlerinin incelenmiş bulunduğu, davacı tarafından, davacı şirket müşterisi üçüncü kişilerin davalı şirket ile yapmış oldukları taşıma sözleşmelerinin mahkemece celbedilmediği ileri sürülmüş ise de, yapılan mali bilirkişi incelemesinde davacı müşterisi üçüncü kişilerle yapılan taşıma sözleşmeleri kapsamında düzenlenen faturalar varsa bunların da davalı defterlerinde görülmesi gerektiği, mali bilirkişi tarafından böyle bir tespit yapılmamış olması, dava dilekçesinde somut olarak ileri sürülen vakıaların ise tek tek incelenip değerlendirilmiş olması karşısında, mahkemece ispat olunabilen dört adet taşımaya ilişkin zarar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalılardan alınması gereken 548,89-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalar tarafından ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 137,23‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 411,66‬-TL harcın davalılardan ayrı ayrı tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog