Esas No
E. 2009/23356
Karar No
K. 2010/15305
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2009/23356 E.  ,  2010/15305 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı
HÜKÜM: 765 s.y.TCK'nın 503/1,522/1,59/2.mad.ge.1 yıl 10 ay 10 gün hapis ve 30.555 YTL adli para cezası-.TCK'nın 503/1,522/1,59/2.mad.ge.1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 30.555 YTL adli para cezası-

Sanık müdafiinin yasal şartları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü: 5237 Sayılı TCK uyarınca kurulan hükümlerde aynı Yasanın 61.maddesi uyarınca elde edilen haksız menfaatin miktarı gözetilerek hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz bulunmadığından, “15/1-h” olarak yanlış yazılan uygulama maddesinin “158/1-h” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görüldüğünden bozma sebebi yapılmamıştır. Sanığa yüklenen şikayetçiler ..., ... ve ...’e yönelik dolandırıcılık suçlarından yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre o yer Cumhuriyet Savcısının 5237 sayılı Yasa maddeleriyle hüküm kurulması gerektiğine, katılan ...’ın zararının giderilmediğine ve sanık müdafilerinin adil yargılanma hakkı verilmeden yargılama yapıldığına, suçların unsurları itibariyle oluşmadığına, zincirleme şekilde oluşan tek suç bulunduğuna, mağdurların zararlarının giderildiğine, hukuk mahkemelerindeki davaların sonuçlanmadığına, soruşturmanın eksik yapıldığına, ve CMK.nun 231. maddesinin uygulanmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:

1.Sanığın, katılan ...’a yönelik işlediği suç sebebi ile 765 sayılı TCK.nun 503/1, 522. maddeleri uyarınca adli para cezası yanında 1 yıl 4 ay hapis cezası verilmesinden sonra anılan Yasanın 59/2 maddesi gereğince yapılan indirim sırasında hesap hatası sonucu 1 yıl 1 ay 10 gün yerine 1 yıl 10 ay 10 gün olarak fazla tayini,

2.Hüküm fıkrasının 7 ile 55. bentleri arasında 765 sayılı TCK. uyarınca verilen hapis ve adli para cezaları aynı Yasanın 71-72. maddeleri uyarınca toplanıp 46 yıl 49 ay 469 gün hapis ve 758.225,00 TL adli para cezası verilmesinden sonra 98 ile 104 bentleri arasında yine 765 sayılı TCK. uyarınca kurulan mahkümiyet hükümlerinin de içtimaya dahil edilmesi gerektiği gözetilmemesi sonucu 53 yıl 56 ay 539 gün hapis ve 867.110,00 TL adli para cezası yerine, 46 yıl 49 ay 469 gün hapis ve 758.225,00 TL adli para cezası verilmesi suretiyle eksik ceza tayini,

3.Katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’e yönelik işlenen dolandırıcılık suçlarında, 765 Sayılı TCK. lehe olduğu kabul edildiği halde 5237 Sayılı TCK. nun 53. maddesi uygulanmasına karar verilmesi suretiyle karma uygulama yapılarak 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesine muhalefet edilmesi,

Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 7. bendinde yer alan katılan ...’a yönelik işlenen dolandırıcılık suçundan TCK.nun 503/1, 522,59/2. maddelerinin uygulanmasıyla verilen hapis cezası süresi olarak belirlenen “1 yıl 10 ay 10 gün hapis cezası” bölümünün çıkartılarak yerine “1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası” ibaresinin yazılması, 55. bentten sonra yazılan “Sanığa 765 sayılı TCK. hükümleri tatbik olunarak verilen aynı mahiyetteki hapis ve adli para cezalarının 765 sayılı TCK 71-72. maddeleri gereğince toplanarak sanığın 46 yıl 49 ay 469 gün hapis ve 758.225 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ancak 765 sayılı TCK.nun 77/1 maddesi hükmü gözönüne alınarak hapis cezası toplamının 25 yıl hapis cezasından fazla olamayacağı anlaşılmakla sanığın sözü edilen eylemleri nedeni ile neticeten 25 yıl hapis cezası ve 758.225 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” bölümünün çıkartılarak yerine 104. bentten sonra gelmek üzere “Sanığa 765 sayılı TCK. hükümleri tatbik olunarak verilen aynı mahiyetteki hapis ve adli para cezalarının 765 sayılı TCK 71-72. maddeleri gereğince toplanarak sanığın “53 yıl 56 ay 539 gün hapis ve 867.110,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ancak 765 sayılı TCK.nun 77/1 maddesi hükmü gözönüne alınarak hapis cezası toplamının 25 yıl hapis cezasından fazla olamayacağı anlaşılmakla sanığın işlediği suçlar nedeni ile neticeten 25 yıl hapis cezası ve 867.110,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen para cezasının miktarı sanığın mali ve sosyal durumu gelir düzeyi gözönüne alınarak 647 sayılı 5 maddesi gereğince birer ay eşit taksitler halinde ödenmek üzere 24 eşit taksit halinde ödenmesine; taksitlerden birinin ödenmemesi halinde tümünün bir seferde tahsil edileceğine” paragrafı eklenerek ve katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ....’e yönelik dolandırıcılık suçlarıyla ilgili verilen hükümlerde 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafların hüküm fıkralarından çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK,

Sanığın şikayetçiler ..., ve ...e yönelik dolandırıcılık suçlarından toplanan deliller karar yerinde incelenip sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezaları azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş,

CMK.nun 231. maddesinin uygulanmayacağına karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, ayrıca 5237 sayılı TCK.nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığın “katılan ...’e yönelik işlediği dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan ... vekilinin zamanaşımının dolmadığına ve sanık müdafilerinin adil yargılanma hakkı verilmeden yargılama yapıldığına, suçların unsurları itibariyle oluşmadığına, zincirleme şekilde oluşan tek suç bulunduğuna, mağdurların zararlarının giderildiğine, hukuk mahkemelerindeki davaların sonuçlanmadığına, soruşturmanın eksik yapıldığına CMK.nun 231. maddesinin uygulanmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle anılan suçlardan kurulan hükümlerin DOĞRUDAN ONANMASINA, 30.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog