7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2012/6956 E. , 2012/8951 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 135 ada 33 ve 44 parsel sayılı sırasıyla 1406.34 m2 ve 1083.11 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ayrı ayrı davalılar ..., ... adlarına tespit edilmiştir.
Davacı ... kendi ve paydaşları adlarına tespit edilen 135 ada 32 parsel sayılı taşınmaza ait bir bölüm yerin dava konusu taşınmazlar içinde tespit edildiğini öne sürerek tapu kaydına dayanmak suretiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 135 ada 44 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline, 135 ada 33 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 15.11.2011 havale tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 33.41 m2 yüzölçümünde olan bölümün davacı ... adına tapuya tesciline, aynı parsel içinde kalan ancak dava konusu edilmeyen (E), (F) ve (H) harfleri ile gösterilen bölümlerin tespit gibi tapuya tesciline, aynı rapor ve haritada (B) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümler paftada yol olarak bırakıldığından bu yerlere karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine, haritasında yol olarak bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davacının davası kısmen kabul edilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir. Davacının tutunduğu 30.9.1938 tarih 507 sicilden gelen 19.3.1975 tarih 4 sayılı tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacının davası açıklattırılmalı, hangi taşınmazlara karşı dava açtığı tartışmasız bir şekilde belirlenmeli, beyanı imzası ile belgelendirilmeli, doğuda olduğu söylenen eski yolun kapsamı net bir şekilde belirlenmeli, komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtta tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, tutunulan kaydın paylı olduğu gözetilerek davacının payı ile sınırlı olarak karar verilmesi gerektiği gözden kaçırılmamalı, dava konusu taşınmazların kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve haritada (B) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümlerin paftasında yol olarak bırakıldığı, tutanak düzenlenmediği nazara alındığında bu bölümler hakkında görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi dahi isabetsiz davacı ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde hükmü temyiz eden davacıya iadesine, 06.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.